WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5913 E.  ,  2024/3419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1083 Esas, 2023/111 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin Antakya Bölgesi acentesi olduğunu, davalı tarafından acentelik sözleşmesinin herhangi bir gerekçe ileri sürülmeksizin sözleşmenin bitim tarihinden 10 ay önce haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kazanç kaybı zararının ve denkleştirme tazminatı alacağının olduğunu ileri sürerek 3.000,00 TL kar kaybı ile 3.600,00 TL portföy tazminatının ihtar tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2. Davacı vekili 11.04.2013 tarihli ıslah dilekçesinde 93.646,00 TL kazanç kaybı ve 110.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kaldı ki sözleşmede de müvekkiline dilediği zaman sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığı, sözleşmenin 31 inci maddesine göre tek taraflı fesih hakkının bulunduğunu, davalının tüm tazminat alacaklarından sözleşme ile feragat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 18.02.2016 tarih, 2015/681 E. ve 2016/207 K. sayılı kararı ile davacı şirketin davalı şirket ile aralarındaki 25.02.1999 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi çerçevesinde davalı şirkete ait gönderi ve kolileri belirli adreslere taşıma faaliyeti yürüttüğü, davalı şirketin sözleşmeyi 05.06.2008 tarihli fesih ihbarnamesi ile 30 gün süre vererek feshettiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde feshin sözleşmeye uygun ve geçerli olduğu, taraflar arasında akdedilen ve yaklaşık 9 yıl boyunca yürürlükte bulunan sözleşme hükümleri gereğince davacının herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağının kararlaştırıldığı, yapılan sözleşmenin tarafları bağlayacağı davacının kar kaybı ve portföy tazminatı taleplerinin dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 16.05.2018 tarih, 2016/9009 E. ve 2018/3615 K. sayılı kararıyla davalı tarafça sözleşmede öngörülen önel verilerek sözleşme feshedilmiş ise de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uyması gerektiği, davalı sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece davalının ileri sürdüğü sebeplerin gerçekten mevcut olup olmadığı ve haklı bir sebep teşkil edip etmediği konusunda yeterli araştırma yapılmadığı, salt sözleşmeyle kendisine tanınan tek taraflı fesih hakkı olduğu ve feshin de sözleşmeye uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 133 üncü maddesi uyarınca muhik sebeplerin varlığı halinde sözleşme her zaman feshedilebilecek olduğuna göre, mahkemece öncelikle davalının fesih için ileri sürdüğü sebeplerin muhik sebep olup olmadığı hususu değerlendirilerek haklı yada haksız feshin varlığının tespitinin ve sonrasında davacının taleplerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

2. Mahkemece 14.03.2019 tarih, 2018/333 E., 2019/66 K. sayılı kararıyla sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde davalı tarafından işbu sözleşmenin 31. maddesine uygun olarak 30 gün ihbar süresine uyularak fesih beyanında bulunulduğu ve bu sebeple feshin geçerli olduğu gerekçesiyle bozma ilamına direnilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2022 tarih, 2019/11-566 E., 2022/599 K. sayılı ilamıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin 25.02.1999 tarihinde başladığı, davalı tarafından sözleşmede yer alan tek taraflı fesih hakkına dayanılarak 05.06.2008 tarihli ihtarname ile otuz gün sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiği, sözleşme ile davalı tarafa tek taraflı olarak fesih hakkı tanınmış ise de davalının bu hakkını dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanması gerektiği, Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanları incelendiğinde, sözleşmenin feshi için gösterdiği sebeplerden birinin Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü'nün 03.08.2005 tarih 21421 sayılı yazısı ile G3 yetki belgesinin 28.07.2010 tarihine kadar geçerli olduğunu, 28.07.2007 tarihine kadar yazıda belirtilen eksiklerin giderilmesinin istendiğini ancak davacı ...'nın bu eksiklikleri gidermediğini, bu belge olmadan da bu görevi yerine getiremeyeceğini beyan ettiği, yine sözleşme süresince feshinden sonra TNT'nin belirlenen bölgedeki müşterilerini başka ulaştırma şirketine yönlendirdiğini ve yine davacı ...'ın başka taşıma şirketleri adına çalışmalarına devam ettiğini bildirdiği, yapılan incelemede davacının davalının bölgedeki müşterilerini başka taşıma şirketlerine yönlendirdiğine ve başka taşıma şirketleri adına çalışmalar yaptığına devam ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, davalı tarafından bu hususun ispatlanamadığı, Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacı ... Şirketinin G3 yetki belgesini 28.07.2005 tarihinde aldığı ve 14.08.2027 tarihine kadar geçerli olduğunun bildirildiği, davalının fesih hakkını kullanması için haklı bir sebebinin olduğunu ispatlayamadığı, davalı tarafından sözleşmenin haksız yere feshedildiği, denkleştirme tazminatı talebinin ise; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının talep ettiği bilgiye ulaşılmasının mümkün olmaması ve davacının önerdiği hesaplama yönteminin de uygun olmadığı, reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 3.000,00 TL kar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren, 90.646,00 TL kar kaybı tazminatının ıslah tarihi olan 11.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 93.646,00 TL kar kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının denkleştirme tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denkleştirme tazminatı talebi bakımından gerekçenin yetersiz olduğunu, bu konudaki talebinin tartışılmadığını, feshin kötü niyetli olduğu belirlendikten sonra denkleştirme tazminatı talebinin reddinin doğru olmadığını, ticari avans faizi talep etmesine rağmen yasal faize hükmedildiğini, ancak bu konuda gerekçenin bulunmadığını, temerrüt tarihinden faiz istemesine rağmen buna da itibar edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, acentelik sözleşmesinin erken feshi nedeniyle kazanç kaybı ve portföy tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122 nci maddesi.

2. 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davacı; dava dilekçesinde 3.000,00 TL kar kaybının ve 3.600,00 TL portföy tazminatının ihtar tarihinden ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.04.2013 tarihli ıslah dilekçesinde 93.646,00 TL kazanç kaybı ve 110.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının portföy tazminatı talebinin reddine, 3.000,00 TL kar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren, 90.646,00 TL kar kaybı tazminatının ıslah tarihi olan 11.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 93.646,00 TL kar kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak mahkemece dava ve ıslah dilekçesindeki taleplerin dışında yasal faize hükmedilmesi, dava dilekçesinde talep edilen 3.000,00 TL bakımından temerrüt tarihi olan 18.09.2008 tarihinden faize karar verilmemiş olması ve ıslah dilekçesinde talep edilen 90.646,00 TL bakımından dava tarihinden faize karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi çıkartılarak yerine "Davanın kısmen kabulü ile, 3.000,00 TL kar kaybı tazminatının 18.09.2008 tarihinden ticari avans faiziyle, 90.646,00 TL kar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte toplam 93.646,00 TL kar kaybı tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının denkleştirme tazminatı talebinin reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.