11. Hukuk Dairesi 2023/5910 E. , 2024/3464 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/72 Esas, 2023/191 Karar..
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) karar iptali ile marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “...” ibareli tanınmış markanın olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin “...” ve “...” esas unsurlu çok sayıda seri markasının bulunduğunu, davalı ... tarafından müvekkili markaları ile aynı mal ve hizmet sınıfında "... Coachıng Internatıonal+Şekil" ibareli marka başvurusu yapıldığını, müvekkili tarafından “...” ve “...” ibareli markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazın ise nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı başvurusunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek YİDK kararının iptalini, başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusunun tertip tarzı, içerdiği kelime ve şekil unsurları ile tescili istenen emtia sınıfları birlikte değerlendirildiğinde taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2017 tarih, 2015/318 E. ve 2017/112 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2017 tarih, 2017/881 E. ve 2017/909 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 25.03.2019 tarih, 2018/275 E. ve 2019/2246 K. sayılı kararıyla davacıya ait “...” ve “...” unsurlu markanın tamamı veya tamamına yakın kısmının davalı başvurusuna konu “...” ibareleri markada da aynen yer aldığı, görsel açıdan benzer oldukları, sesçil açıdan özellikle “...” ibareli marka arasında oldukça yüksek, “...” markaları ile ise orta düzeyde sesçil benzerlik bulunduğu, her iki sözcüğün anlamlarının da ortalama tüketici kitlesince bilinemeyeceği, anlamı bilinmeyen ibarelerin ayırt edicilik düzeyinin daha yüksek olacağı, her iki marka da bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldıklarında markalar arasında yüksek görsel ve işitsel benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2019 tarih, 2019/236 E. ve 2019/340 K. sayılı kararıyla; bozma ilamına direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarih, 2022/11-182 E. ve 2022/1456 K. sayılı kararıyla Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararı bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir yönündeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bozma gerekçesi doğrultusunda anılan bentteki koşulların somut olayda gerçekleştiği, aksi yöndeki kurum kararının yanlış olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT'in 2015-M-7366 Sayılı YİDK kararının iptaline, 2014/52861 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ayrı ayrı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bölünerek incelenemeyeceğini, başvuru markasının bir bütün olarak “... coaching international” şeklinde görülmesi, markaların bütüncül görünümü ve bu görünümün tüketici zihninde oluşturacağı çağrışım üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, “...” kelimesi İngilizce “akmak, akıntı, akış” gibi anlamlara geldiğinden anlam bakımından da ayrıştığını, işaretler arasında iltibasa sebebiyet verecek benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının bilimsel, psikolojik bir metot olan ... (akış) theory’den ilham alınarak oluşturulduğunu, müvekkilinin “... theory” metodunu kullanmak suretiyle yerli ve yabancı birçok firmaya danışmanlık hizmeti verdiğini, davacı markaları ile müvekkilinin markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı gibi markaların anlamsal olarak da birbirinden farklılık taşıdığını, müvekkilinin markasında yer alan ve tali unsur olan “coaching international” ibaresinin işareti “...” esas unsurlu markalardan ayırdığını, markanın yazımında yer alan hoparlör benzeri şeklin “...” markalarından uzaklaştırdığını, sadece fonetik benzerliğin iltibas oluşturmayacağını, benzerlik incelemesinde esas alınacak ortalama tüketici kitlesinin dikkatli ve seçici olduğunu, müvekkilinin markasının işletme destek hizmetleri meslek grubunda faaliyetini sürdürme olup bir hizmet markası niteliği taşıdığını, davacı markalarının ise ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi meslek grubunda faaliyetini sürdüren olan bir ticaret markası olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tanınmışlık şartlarının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının itirazına mesnet “...” ve “...” unsurlu markalar ile başvuruya konu “...” markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!