WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5905 E.  ,  2024/3462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/233 Esas, 2023/563 Karar
HÜKÜM : Usulden ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı/ temlik eden T.Emlak Bankası A.Ş. vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... şubesi ile asıl borçlu ... Alüminyum Metal San. ve Tic. A.Ş. ile müteselsil kefil davalı arasında kredi borçlanma sözleşmesinin 24.04.1998 tarihinde akdedildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlulara karşı 16.07.1999 tarihinde Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 1999/4460 E. ve 1999/4726 E. sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalı ve diğer borçlular aleyhine ödenmeyen kredi borcunun tahsili amacıyla başlatılan ve genel kredi sözleşmesi dayanaklı ilamsız takipte davalının takibe itiraz ettiğini, dava konusu borcun tahsili amacı ile aynı sözleşme gereğince İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2017/10102 E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, bu takibe de borçluların itiraz ettiğini, banka kayıtları, kat ihtarı ve diğer evraklar ile alacağın varlığının sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili yargılama aşamalarında; genel kredi sözleşmesinin aslının verilen kesin süreye rağmen dosyaya delil olarak sunulamadığını, böyle bir sözleşmenin olmadığını, davada zamanaşımı sürelerinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2020 tarih, 2018/343 E., 2020/511 K. sayılı kararıyla; süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2021 tarih, 2021/320 E., 2021/298 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 01.11.2022 tarih, 2021/3717 E., 2022/7669 K. sayılı kararıyla davacı temlik eden Banka tarafından davalının müteselsil kefil olduğu 24.04.1998 tarihi genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 16.07.1999 tarihinde Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 1999/4460 E. sayılı takip dosyasında icra takibi sonuçlandırılmaksızın yine aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak 27.03.2017 tarihinde İstanbul 26. İcra Dairesinin 2017/10102 E. sayılı ilamsız icra takibi yapıldığının anlaşıldığı, takibin aynı kişiler arasında, aynı kredi sözleşmesinden kaynaklanması karşısında mükerrer bir takibin bulunduğu, yukarıdaki açıklamalar ışıığında mükerrer takip yapılamayacağı hususu değerlendirilmeksizin kefilin kefalet akdinden doğan sorumluluğunun süre aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadaki derdestlik gibi icra takibinde de derdestliğin takip hukukuna uygun düştüğü ölçüde Mahkemece kendiliğinden gözetileceği, taraflarca takibin/davanın her aşamasında ileri sürülebileceği, bir takip şartı olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda mükerrer icra takibi bulunduğu, mükerrer takip yapılmayacağı, gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlular, borca konu evraklar, borç miktarları gibi unsurlar incelenmeden gerek derdestlik gerekse itfa ya da ifa gibi ödemeye dayalı hiçbir defi ya da iddianın incelenemeyeceğini, genel kredi sözleşmesi asıllarının dosyaya sunulması için yeterli süre ve dosyayı temlik aldıklarından araştırma için kesin süre verilmediğini, zamanaşımı süresi 20 yıl olduğundan davanın zamanında açıldığını, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığını, derdestlik hususunda dosyanın incelenmediğini, tekerrür olmadığı hususuna değinilmediğini, derdestlik hususunu kabul etmemekle beraber kefil değişikliği ya da borca dayanak teşkil eden unsurlar sebebi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bir takip daha açılabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.