11. Hukuk Dairesi 2023/586 E. , 2024/2780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1299 Esas, 2022/1688 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/243 E., 2018/547 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında Mahkemece asıl ve karşı davanın ( birleşen davanın) reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-karşı davada davalı vekili tarafından ve duruşmasız olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2007/57218 sayı ile 30. sınıfta tescilli “ŞEKİL” markası ile 1994/153362 sayı ile 30. sınıfta “AMBALAJ ŞEKLİ MARKASI”, 2001/01134 sayılı “ŞEKİL” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarını özgün bir şekilde kombine ederek ...markasını oluşturduğunu, yaptıkları araştırmalarda davalının ... markalı ürününden haberdar olduklarını, davalının 2004/43332, 2008/66687, 2009/63293, 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 sayılı marka başvurularının iptali için TÜRKPATENT'e yaptıkları itirazların hepsinin kabul edildiğini, davalının yan kırmızı renkli ... ambalajı dışındaki Antep Fıstıklı ve fındıklı ... ürün ambalajlarının birebir aynıları için marka başvurularında bulunduğunu, TÜRKPATENT kararıyla davalının ürün ambalajlarının müvekkilininki ile benzerliğinin kabul edildiğini, davalı yanın çikolatalar üzerinde kullanıldığı marka ambalajının ve bunların içerisinde yer alan ürünlerin müvekkilinin özgün markalarından taklit edilerek oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, iltibas yarattığını, haksız rekabette bulunduğunu iddia ile, davalının ... markalı ürünlerinin ve ürün ambalajlarının, müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüze ilişkin ürünlerin, her türlü tanıtım malzemesinin imhasını, 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmeye başladığı tarihten itibaren Merkez Bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep etmiştir.
2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davalı tarafın marka tesciline konu 89/007287, 2002/18972, 2005/41724, 2005/41719, 94/001079, 2007/17475, 2001/01134, 2007/57218, 2011/20319, 2011/20319 numaralı “şekil” markalarının ayırt edici nitelik taşımamaları ve kötü niyetli tescil edilmiş olmaları ve 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları sebebiyle hükümsüzlüğünü, iptalini sicilden terkinini ve karşı davalının tekrarlama markaları sebebiyle yarattığını iddia ettiği haksız rekabetin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının 1.000.000,00 TL MÖHUK gereği teminat göstermesi gerektiğini, davaya dayanak markaların kötü niyetli tescil edildiğini, müvekkilinin marka tesciline dayalı kullanımının mevcut olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin ... markalı ürünlerine hem şekil hem de ambalaj bakımından tecavüz edildiğini, Yargıtay Yüksek İçtihatlarına göre, tescile dayalı kullanım sebebiyle haksız rekabetin oluşmayacağının açık olduğunu, davacının markalarını hiçbir zaman ayırt edici nitelikte kullanmadığını, davaya dayanak markaların tekrarlama markaları niteliğinde olduğunu, davacının Kinder Bueno kelime markasını kullanmadan ambalaj markasının ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, davacının Kinder Bueno markasının tescilsiz olarak kullanılması sebebiyle tecavüz iddiasının ileri süremeyeceğini, müvekkilinin ... ve ...+ŞEKİL ibareli iki adet markasının tescilli olması sebebiyle kullanım hakkına sahip olduğunu, davacının tescil süresinden 5 yıl sonra haksız rekabet davasını açtığını, hakkın kötüye kullanılması sebebiyle taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının ürün şekli üzerinde temel hakkı bulunmadığını, davacı tarafından üretilen ürünlerin birçok firma tarafından da üretildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı vekili karşı davaya (birleşen davada) cevap dilekçesinde özetle; Karşı davacının iddialarının kötü niyetli olduğunu, kendilerinin tescil edilebilir markalarını korumak adına tescil başvurularının bulunduğunu, hükümsüzlük ve iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hükümsüzlük davası için tescilden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesinin arandığını, şekil ve kompozisyon markalarının özgün ve ayırt edici özelliklerinin bulunduğunu, tüketici nezdinde ayırt edici ve tanınır olduğunu, fikri emek ve çaba ile üretildiğini, rakip firmalar ve üçüncü kişilerce bundan yararlanılarak taklit oluşturulduğunu, tekrarlama markalarının bulunmadığını, buna ilişkin karşı davacının iddialarının kabul edilemez olduğunu, markaların kesintisiz 5 yıl kullanılmadığı iddialarının soyut olduğunu, markaları kullandıklarını, dalga şekli markalarının da kullanıldığını, karşı davacının delillerinde iddia olunan vakıaları inkar ettiklerini beyanla karşı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda markaya tecavüz oluşması için; markaların aynı veya benzer olması, aynı veya benzer sınıflarda kullanılması ve ayniyet veya benzerlik sebebiyle halk tarafından karıştırılması gerekli olduğu, karıştırma tehlikesi bulunan hedef kitlenin çok önemli olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü alınacak kesimin, kural olarak ortalama tüketici kesimi olduğu bilindiği, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse ikinci bilirkişi raporunda; tablolar halinde davacı ve davalı ürünlerinin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve davalı(karşı davacı) kullanımı ile davacı (karşı davalı) markaları arasında benzerlik olmadığı, her iki markada da ayırt edici unsurların (marka, ambalaj, genel görünüm, tasarım) baskın olduğu, bu sebeple davalı markasının davacı markasına tecavüz etmediği ve ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturmadığı, gerek ilk bilirkişi raporu gerekse ikinci bilirkişi raporundaki tespitler ve karşılaştırma tabloları dosyaya sunulan tüm deliller ile birlikte incelendiğinde; davacının ...ibare + şekilli markasına davalı yanın ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğu iddialarına dayalı talepler ile tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, keza karşı davada ve birleşen davada davacı karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edilmeleri sebebiyle hükümsüzlüğü ile ayrıca 556 sayılı KHK nın 14. maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, yine karşı davalı yanın söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirmeleri sebebiyle karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti yönündeki tüm taleplerin subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 2009/63275, 2009/63278, 2009/63290 ve 2009/63293 sayılı marka başvurularının müvekkilinin markaları ile iltibas derecesinde benzer bulunduğunu, 30. sınıfta bulunan “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, göfretler, kokolinler, tartlar, kekler, karamel dolgulu şekerleme ve çikolatalar, dondurmalar, yenilebilir buzlar” bakımından reddedilmiş ve söz konusu kararlar kesinleşmiş olmasına rağmen, bu başvurularına konu ürün ambalajlarının birebir aynılarının fiilen kullanılmakta olduğunu tespit ettiklerini, davalının "...” markalı ürünleri ile ürün ambalajlarının müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde sırasıyla 153362, 2001 01134 ve 2007 57218 sayı ile tescilli markaları ile bu markalarını kullanıldığı “KINDER BUENO” ibareli ürün ambalaj kompozisyonları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun sabit olduğunu bunların tespitinin, önlenmesinin, sonuçlarının ortadan kaldırılmasının ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğindeki 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan bu dava ile ilişkili bulunan mahkeme ve patent enstitüsü kararlarının göz ardı edilerek rapora itibar edilerek karar verildiğini, markalarına davalı tarafından benzer marka ve ambalaj kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu, bilirkişi raporlarında hatalı değerlendirme ile davalının tescili kapsamında kullanımın olduğunun tespit edildiğini, hatta ikinci raporda tespitin varlığından bile bahsedilemeyeceğini, benzer uyuşmazlıkta iddialarına göre karar verildiğini, raporlardaki değerlendirmenin yetersiz olduğunu, kümülatif olmadığını, asıl incelenmesi gerekenin kompozisyon markaları ile ürün şekil markaları olduğunu, davalı tarafından dalga şeklinin versiyonel değişiklikle kullanılmaya devam ettiğinin sabit olmasına rağmen kararda bu hususa değinilmediğini, ürün şekli markasının iltibas derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanıldığını, ambalajların benzer olduğunu, bunların kullanımının tescilinin dahi bulunmadığını, emsal mahiyette yargı kararları ile haklılıklarının ispatlandığını, davalının kötü niyetli kullanımının bulunduğunu, davalının dava açıldıktan sonra ambalajda değişime gittiğini ancak halen iltibasın devam ettiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin birleşen karşı davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten asıl davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, marka tecavüzü ve haksız rekabete yönelik iddialarının kabulü ile tazminat talepleri yönünden yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava açısından davacının istinaf taleplerinde ileri sürülen vakıaları inkar ettiklerini, İlk Derece Mahkemesinin asıl dava yönünde yerinde karar verdiğini, ancak karşı dava açısından karşı davalının marka tescillerinin kötü niyete dayandığını, müvekkili ile birlikte aynı sektördeki firmalar aleyhine marka hukukundan doğan hak alanını daraltma amacını güttüğünü, karşı davalının ambalajdan kaynaklanan tek bir kullanımı ve tek bir hak alanı olduğu halde dava konusu edilen markaların tescili ile kendisine yapay hak alanı yaratmaya çalıştığını, kötü niyetli bu davranışı ile serbest rekabet piyasası koşullarını kendi lehine sabitlemek niyetinde olduğunu, haksız rekabet amacı taşıyan bu davranışı ile davalının tescil hakkını kötüye kullandığını, hakkın kötüye edecek marka tescilleri ile kendisine yasal zernin oluşturduğunu, asıl kullanılan ambalajın kendisini tescil ettirmek yerine ambalajı parçalara ayırmak suretiyle ve yap- boz mantığı ile tescil ettirmesinin hedeflendiğini, bu şekilde yapılan tescillerle asıl olarak yarattığı etkisi yerine bütün içindeki parçaların etkisinin oluşturmaya çalışıldığını, bu şekildeki tescillerin benzerlik alanımın yüksek tutulmasını, bunun sonucunda marka sahibine haksız alan yaratması sonucunu doğurduğunu, oysa karşı davalının puzzle'ın (yapbozun) bir parçasını değil bütününü kullandığını, piyasada kelime unsuru da içeren bir ambalajı kullandığını, Türkiye'de kullanılmayan tescilli karşı davalının kompozisyon markalarının bulunduğunu, karşı davalının davaya konu tescilli markalarının ayırt edici olmamaları, 5 yıllık süre içinde kullanılmamaları ve kötü niyetle tescil ettirildikleri iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve iptali ile mezkur markalarla yarattığı haksız rekabetin tespitine karar verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece Mahkemesinin asıl davanın reddi kararının isabetli olduğunu bu yönden istinaf taleplerinin bulunmadığını, neticeten birleşen karşı davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, birleşen karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı- birleşen (karşı) dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı- birleşen karşı dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; davacının ...ibare + şekilli markasına, davalının ... ibareli marka ile kullandığı ürün ambalajları kompozisyonlarıyla marka tecavüzünde ve haksız rekabette bulunduğu iddiası ile, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüzlü materyallerin imhası, verilecek kararın ilanı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000.000,00 TL maddi tazminata ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. Karşı dava (karşı dava açısından önce tefrik kararı akabinde yeniden asıl davaya birleştirme kararı verilmiş olmakla; birleşen dava); karşı davalı adına tescilli 1989/007287, 2002/18972, 2005/41724-41719, 1994/001079, 2001/01134, 2007/57218-17475 ve 2011/20319 sayılı markaların kötü niyetli tescil edildiği iddiası ile, markaların hükümsüzlüğü, 556 sayılı KHK nın 14. maddesi kapsamında kullanılmamaları sebebiyle iptali, karşı davalının söz konusu markaları kötü niyetli tescil ettirdiği iddiası ile bu sebeple karşı davacının ticari faaliyet alanını daraltarak haksız rekabet yarattığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbiryandan alınarak yekdiğerine verilmesine.
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!