WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5859 E.  ,  2024/3195 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/404 Esas, 2023/230 Karar
HÜKÜM : Asıl dava ret, birleşen dava kabul
BİRLEŞEN DAVA : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemes 2013/127 Esas

Taraflar arasındaki asıl dava itirazın iptali davası, birleşen davada ise menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankaca, alacağın tahsili amacıyla Malatya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1318 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçluların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalıların icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı icra takibinden dolayı bu dosya davalıları tarafından ve dava konusu olmayan ipoteğin paraya çevrilmesi takibine konu alacak nedeniyle asıl borçlu ve ipotek veren tarafından açılmış menfi tespit ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satılan taşınmazın ... adına tesciline, olmazsa taşınmazın satılması nedeniyle elde edilen 113.921,50 TL bedelin istirdadını talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kredi sözleşmesini kabul etmediklerini; zira böyle bir sözleşmenin davalılar tarafından imzalanmadığını; kesinlikle davacı tarafça var olduğu iddia edilen kredi sözleşmesi üzerindeki imzaların davalı müvekkillerine ait olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 13.02.2018 tarih, 2017/362 E. ve 2018/126 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile; Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1318 esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile; (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile -ipotekli taşınmazın satışından tahsil edilen 47.070,00 TL’nin tahsilde dikkate almak kaydı ile) takibin 92.895,83 TL asıl alacak, 19.914,54 TL işlemiş faiz, 995,73 TL işlemiş faizin % 5 BSMV’si ve 121,02 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 113.927,12TL üzerinden devamına, ayrıca temerrüd tarihlerindeki farklılığa göre ...’ın sorumluluğunun 112.227,67 TL ile sınırlandırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine; takip tarihi itibarıyla alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin reddine; birleşen Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/127 esas sayılı dosyası yönünden; menfi tespit davasının kısmen kabulü ile; davacı ... Tem. Gıda İnş. Nak. Petrol Ürün. San. Tic. Ltd. Şti’nin ve ...’ın 22.958,44 TL davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine; ...’ın, 24.657,89 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine tarafların icra inkâr tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 14.10.2020 tarih, 2020/4818 esas ve 2020/4103 karar sayılı kararıyla birleşen davada menfi tespit davası asıl dava tarihinden sonra açılmış olduğundan asıl davada davalı olan ... ve ...'ın dava açmada hukuki yararları bulunmadığı mahkemece bu davalılar tarafından açılan birleşen menfi tespit davasında bu kişiler yönünden hukuki yarar yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin (h) bendi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davacılar hakkında esasa ilişkin karar verilmesinin doğru görülmediği, asıl davada ise bozma ilamında açıkça bilirkişi raporunun dosya üzerinden yapılmış olduğu ve yetersiz olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece, banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmeksizin rapor alınmasının doğru olmadığı, mahkemece bilirkişilere yetki verilerek banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme sonucu düzenlenecek olan rapor ve bilirkişi raporuna itirazlar da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile T. Vakıflar Bankası ile asıl borçlu ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 03.02.2006 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesinin şirket ortağı ve yetkilisi ... tarafından imzalandığı, ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, yerinde yapılan incelemede 03.02.2006 tarihinde 95.000,00 TL tutarındaki kredi kullandırım dekontuna ve ödeme tablosuna rastlanmadığı, ilgili belgelerin taraflarına sunulmasının istendiği ve bankaca arşiv araştırması yapıldığı, bankanın hukuk birimden evrakların talep edildiği, söz konusu evraklara bankaca ulaşılamadığı ve sunulamadığı, taraflar arasında sözleşme imzalanmış olmasının tek başına borç alacak ilişkisini fiilen doğurmaya yetmeyeceği, kullandırım işleminin tarafların iradesiyle gerçekleşmiş olması gerektiği, borçlu tarafın iradesiyle kredi kullandırım işlemini yaptığını gösterecek en spesifik belgeler olan ödeme tablosu ve kullandırım dekontuna rastlanılmadığından kullandırım işleminin bankanın iradesiyle yapıldığı, şirket tüzel kişiliğinin, yetkilisi ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...’ın iradesiyle yapılmadığı kanaatine varıldığı, yine 3 parça halinde şirket hesabından çekilen 61.970,46 TL, 11.000,00 TL ve 21.970,00 TL'nin de şirket yetkilisi olmayan ve kefil sıfatıyla imzası bulunan ...'ın, şirketle hiçbir bağı bulunmayan Abdulkerim Dayan tarafından çekildiğinin görüldüğü, başka bir ifadeyle anılan belgelerin şirketi temsile tek yetkili olan ... tarafından imzalanmadığı ve dolayısıyla bankanın söz konusu mevduatı saklama ve iade etme yükümlüğünü yerine getirmediği, üçüncü şahıslara yapılan ödeme işlemlerinin usulsüz işlem olarak yapıldığı, bu bağlamda kredi sözleşmesini imzalayan ancak krediyi almayan ve kullanmayan asıl davada dava dışı ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürün. San. Tic. Ltd. Şti'nin kredi borcundan dolayı bir sorumluluğunun da bulunmadığından müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzalayan ... ve ...'ın da borcundan bahsedilemeyeceği, her ne kadar müteselsil kefil ... tarafından 11.000,00 TL ve 21.970,00 TL para çekilmiş ise de ...'ın şirket yetkilisi olmadığı ve şirket adına para çekme yetkisinin de bulunmadığı, ...'ın kefil sıfatıyla sadece şirket tarafından kullanılan ve ödenmeyen kredi borcundan dolayı sorumlu olacağı, şirketi temsil yetkisi bulunmayan ...'ın çekip kullandığı bir paradan dolayı şirketin sorumluluğunun da olamayacağı, şirketin sorumlu olmadığı bir borçtan, kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan asıl davalılar ... ve ...'ın da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava dosyasına konu edilen kredi borcu ve icra takip dosyasının asıl davaya konu edilen kredi ve icra takip dosyası ile aynı olduğu, dolayısıyla asıl dosya kapsamında yapılan tespitler, elde edilen bilgiler ve yapılan yargılama sonucu verilen karar birleşen dosya için de bağlayıcı olacağı, asıl dosyada yapılan yargılama sonucunda birleşen davacı ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nin, kredi borcunun olmadığı tespit edildiğinden birleşen davacılar; ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti ve ...’ın, Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1319 esas sayılı dosyası ile (ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile) başlatılan icra takibinde asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz ve diğer ferileri yönünden dolayı birleşen davalı bankaya borçlu olmadıkları, birleşen davalı tarafından yargılama sırasında dosya borcunun 113.921,50TL’si ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile tahsil edildiği görüldüğünden, 113.921,50TL alacağın tahsil tarihi olan 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak, birleşen davacılar, ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti ve ...’a iadesine, birleşen davacılar ... Temizlik Gıda İnş. Nak. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti ve ...’ın kötü niyet tazminat taleplerinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine, tapu iptal ve tescil taleplerinin dosya içine alınan tapu kaydına göre ipoteğe konu taşınmazın, Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1319 esas sayılı dosyası ile satıldığı ve iyi niyetli üçüncü kişi adına tescil edildiğinden tescil talebinin de reddine, menfi tespit davası asıl dava tarihinden sonra açılmış olduğundan asıl davada davalı olan ... ve ...'ın dava açmada hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davacılar; ... ve ... tarafından açılan menfi davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının hak düşürücü geçtikten sonra açıldığını, 13.08.2009 tarihinde satışın gerçekleştiğini davanın ise bu satıştan 2 yıl sonra açıldığını, davaya konu kredinin borçlu şirkete kullandırıldığını, çekilen kredinin ... tarafından bir kısmının bir vakfa, bir kısmının bankalarındaki ....'ın kredi borçlarına yatırılarak kredilerin kapatıldığı, yine bir kısmının ... kredi borçlarına yatırıldığı ve kalan kısmının ise elden nakit olarak ... tarafından alındığını, bu hususa ilişkin davalıların her hangi bir beyanı olmadığı gibi kefillerin kapatılan kredilerle ilgili yapılan ödemelerin yapılmadığına ilişkin bir beyanı veya delili de bulunmadığını, mahkemece ipoteğin ihale edilmesi neticesinde tahsilatının iadesine ilişkin belirtilen tutarın hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, şirket temsilcisinin genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğunu, akrabaları ile kötü niyetli olarak birlikte hareket ederek kullandıkları krediyi kabul etmediklerini, davacıların bahsedilen ceza soruşturmasında şikayetçi olmadıkları gibi dava konusu kredi nedeniyle de her hangi bir şikayet başvurusunda bulunmadıkları ve bu hususta açılan bir ceza davası bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava bakımından eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini ve kötü niyet tazminatı talebinin reddi kararının hatalı olduğundan bozulmasını istediği; birleşen dava bakımından ise hukuki yarar yokluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu iptal tescil talebinin reddi kararının hatalı olduğunu, eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini, icra inkâr tazminatı talebinin reddi kararının hatalı olduğundan bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1318 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazların iptali istemine ilişkindir.

Birleşen dava ise dava, aynı icra takibinden dolayı bu dosya davalılar tarafından ve dava konusu olmayan ipoteğin paraya çevrilmesi takibine konu alacak nedeniyle asıl borçlu ve ipotek veren tarafından açılmış menfi tespit ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satılan taşınmazın ... adına tesciline, olmazsa taşınmazın satılması nedeniyle elde edilen 113.921,50 TL bedelin istirdadı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 57 ve 72 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.