WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5819 E.  ,  2024/5475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/721 Esas, 2022/1141 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi, husumet nedeniyle ret
(Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2006/406 E., 2018/641 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı Gümrük İdaresine yönelik davanın esastan, diğer davalı şirkete yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı Gümrük İdaresine yönelik davanın esastan, diğer davalı şirkete yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Gemi Acenteliğinin acenteliğini yaparken daha sonra söz konusu acentenin 03.03.2005 tarihi itibariyle acenteliğinden çekildiği ve sahibinin ... Shipping And Trading Ltd., gemi yönetim sertifikasında işleteninin ise davalı ... şirketi olan Malta Bayraklı Mermaid-1 adlı geminin Romanya'dan kaçak akaryakıt naklinde kullanılması iddiasına binaen Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Müdürlüğünce el konularak 04.04.2001 tarihinde müvekkiline ait Mersin Limanına teslim edildiğini, söz konusu geminin limanı işgali nedeniyle Mersin Liman İşletme Müdürlüğü'nde 20.04.2006 tarihi itibariyle fuzuli işgaliye ücreti polotaj hizmetleri, romorkaj barınma ücreti, katı artık hizmeti, sıvı atık hizmeti başta olmak üzere 3.208.291,10 USD kuruluş alacağının tahakkuk ettiğini, şirket yetkilileri ve kaptanının yargılandığı Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2001/277 E.,2002/170 K. Sayılı kararında beraat edildiği gerekçesiyle davalı ... şirketinin müvekkilinin alacağını ödemediğini, halbuki anılan kararın henüz kesinleşmediğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 6.901,31 USD'lik kısmının aynen veya fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru karşılığı TL olarak 14.04.2001 tarihinden itibaren Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte, öncelikle davalı ... şirketinden, bu davalı yönünden talebin reddine karar verilmesi halinde diğer davalı Gümrük Müdürlüğünden tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili daha sonra sunduğu ıslah dilekçesiyle, 884 USD pilotaj hizmet bedeli, 822,90 USD römorkaj hizmet bedeli, 6.901,31 USD fuzuli işgaliye bedeli, 78 USD palamar hizmet bedeli, 67.407,20 USD barınma hizmetleri bedeli ve 17.265 USD katı, sıvı atık hizmetleri bedeli olmak üzere toplam 93.358,41 USD’nin 6.901,31 USD’lik kısmının aynen veya fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru karşılığı TL olarak 14.04.2001 tarihinden itibaren Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte; 68.457,10 USD’lik kısmının ise aynen veya fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru karşılığı TL olarak 20.04.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte öncelikle davalı ... şirketinden, bu davalı yönünden talebin reddine karar verilmesi halinde diğer davalı Gümrük Müdürlüğünden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Gümrük vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun davaya konu edilebilecek bir kusur ya da sorumluluğu söz konusu değilken davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Gümrük İdaresince muhafaza altına alınan geminin donatanı değil işletmecisi olduğunu, davanın geminin donatanına yöneltilmesi gerektiğini, tarafların karşılıklı olarak ibraz edecekleri deliller değerlendirilirken zamanaşımı defiininde dikkate alınması gerektiğini, davada öne sürülmüş olan taleplerin gerçek muhataplarının ceza yargılamasına göre belirleneceğini, ilamın kesinleşme aşamasında davanın ve taleplerin niteliklerinin de değişeceğini, beraat kararının kesinleşmesiyle birlikte araca haksız el konulduğu olgusu da sabit olacağı için tankere haksız el konulmasından mağduriyete uğrayanların karşı taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin gemi sahibinin talimatları gereğince gemi işletmekle sorumlu olduğu, geminin Romanya'dan kaçak akaryakıt taşımasında kullanılmasına karar verenin gemi sahibi ... Shipping And Trading Ltd. şirketi olduğu, 30.01.1985 tarih ve 85/9053 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesinin eki karar gereğince davaya konu gemiye işgaliye ücreti tahakkuk ettirilemeyeceği, fuzuli işgaliye ücreti olan 3.121.880 USD'nin gemi sahibi ... Shıppıng And Tradıng Ltd. şirketinden tahsil edilmesi gerektiği, geminin çıkış işlemi gerçekleşmediği için sadece giriş pilotaj hizmet ücreti karşılığı olarak 481 USD'nin, giriş römorkör hizmet ücreti karşılığı olarak 514,10 USD'nin, gemiye verilen 78,20 USD karşılığındaki palamar hizmeti ücretinin ... Shıppıng And Tradıng Ltd. şirketinden tahsil edilmesi gerektiği, gemiye ilgili Kurumca el konulmasından sonra gemi personelinin gemiden ayrılmasından dolayı liman işletmesince hizmet sunumu gerçekleşmemesi nedeniyle talep edilen katı sıvı atık hizmet bedelinin alınmaması gerektiği, liman işletmesince verilen hizmetler karşılığında dava tarihi itibariyle toplam 3.122.953,30 USD karşılığı hizmetler bedelinin ... Shıppıng And Tradıng Ltd. Şirketi'nden tahsil edilmesi gerektiği belirtilmesi karşısında davalı ... şirketinin dava konusu talepler yönünden sorumlu olmayıp, sorumlu dava dışı gemi sahibi olduğundan bu davalıya karşı dava açılamayacağından davalı ... şirketi yönünden davalı sıfat yokluğu nedeniyle pasif husumet yönünden davanın usulden reddi gerektiği, diğer davalı Gümrük İdaresi yönünden ise, yapılan işlemlerinin yasaya uygun olduğu, davalı Bakanlığa yüklenebilecek kusurunun olmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın davalı Gümrük İdaresi yönünden esastan ve davalı ... şirketi yönünden sıfat yokluğu nedeniyle pasif husumet yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Ticaret ve Nakliyat A.Ş.'nin sorumluluğu yönünden, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) donatana ilişkin 1061 inci maddesi çerçevesinde geminin işleticisi Ak Yakıt şirketinin liman alacaklarından donatan sayılarak sorumlu olacağının çok açık olduğunu, donatan sıfatının ortaya çıkmasının her zaman geminin maliki olunmasına bağlı olmadığını, önemli olanın gemiyi deniz ticaretinin riskleri çerçevesinde suda kullanmak olduğunu, bu nedenle 6762 sayılı Kanun'un 1061 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği gemiyi kullanan kişilerin de üçüncü kişilere karşı donatan sayılacağının hükme bağlandığını, bu kişilerin gemi işletme müteahhidi olarak adlandırıldığını, aynı Kanun'un 1062 nci maddesi gereği; malik olmayan donatanların da (gemi işletme müteahhidi) gemi adamlarının görevleri sırasında kusurları nedeniyle üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olacaklarını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının sorumluluğu yönünden, 85/9053 ve 86/10943 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarının ... ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının depo ve sundurmalarında bulunan adli veya idari ihtilaf konusu olan her türlü eşya ve vasıtadan ardiye ücreti alınmamasına ilişkin olup 86/10943 sayılı Bakanlar Kurulu kararında bu kapsam daha da daraltılarak tasfiyeye tabi eşya ve vasıta için düzenleme yapıldığını, TCDD Mersin Limanı 14 nolu rıhtımına konulan dava konusu Mermaid-1 gemisi limanda iken el konulan yada tasfiyeye tabi bir eşya yada vasıta konumunda olmadığını, 13.04.2001 tarihinde liman ile hiçbir bağlantısı bulunmayan açık denizde söz konusu geminin kaçak eşya naklinde kullanıldığı iddiası ile Mersin Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüğü’nün talimatı ile zapt olunduğunu ve Mersin Limanı 14 nolu rıhtımına yanaştırıldığını, ticari işletme mahiyetinde TCDD Limanına yanaştırılan gemi ile ilgili tüm ücretlendirmelerin bu nedenle liman hizmetleri tarifesi kapsamında kaldığını, tasfiyeye tabi eşya, depo ya da sundurmaya konan kaçak eşyanın bizzat kendisi ile ilgili düzenlemenin burada uygulanmasının mümkün olmadığını, nitekim liman hizmetleri tarifesinde de buna ilişkin bir istisna yer almadığını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunda (5607 sayılı Kanun) belirtilen süreleri çok aşar nitelikte tesis edilen işlemler neticesinde müvekkili İdarenin doğrudan zarar görmüş olup 7 yıl boyunca anılan yasal düzenlemelere rağmen tasfiye işlemlerini tamamlamayan Gümrük İdaresinin sorumlu görülmemesinin de izahtan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş.'nin dava konusu geminin donatanı olmadığı, donatanın ... Shipping And Trading Ltd. Şti. olduğu bu nedenle davalı şirket bakımından davanın husumet yokluğundan reddi kararının doğru olduğu, diğer davalı Gümrük İdaresi'nin 30.01.1985 tarih ve 85/9053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin eki kararında "T. C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü ile diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait depo ve sundurmalarda bulunan ve; A) Kaçak zannı ile el konulduğu halde, daha sonra yetkili mahkemelerce kaçak olmadığına ve sahiplerine iadesine karar verilenler için el konulduğu tarih ile mahkeme kararının kesinleştiği tarih arasında tahakkuk eden, B) Kaçak zannı ile el konulup yetkili mahkemelerce verilmiş müsadere kararı kesinleşen, C) 1615 sayılı Gümrük Kanununa göre idari ihtilâf konusu olup da yetkili mercilerde idarenin aleyhine kesinleşenler için, ihtilâfın yaratıldığı tarih ile kesinleştiği tarih arasında tahakkuk eden, Her türlü eşya ve vasıtaya alt ardiye ücreti alınmaz." hükmü uyarınca muhafaza giderlerinden sorumlu olmadığı, 5607 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca eşyanın müsaderesi halinde muhafaza giderlerinin ne şekilde hesaplanacağına dair düzenleme bulunmadığı, yukarıda Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca davalı Gümrük İdaresi'nin bir sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ancak duruşma açılarak bilirkişi raporu alındığından hükmün kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı Gümrük İdaresi bakımından esastan reddine, davalı ... şirketi bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Ticaret ve Nakliyat A.Ş.'nin sorumluluğu yönünden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) donatana ilişkin 1061 inci maddesi çerçevesinde geminin işleticisi Ak Yakıt şirketinin liman alacaklarından donatan sayılarak sorumlu olacağının çok açık olduğunu, donatan sıfatının ortaya çıkmasının her zaman geminin maliki olunmasına bağlı olmadığını, önemli olanın gemiyi deniz ticaretinin riskleri çerçevesinde suda kullanmak olduğunu, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 1061 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği gemiyi kullanan kişilerin de üçüncü kişilere karşı donatan sayılacağının hükme bağlandığını, bu kişilerin gemi işletme müteahhidi olarak adlandırıldığını, aynı Kanun'un 1062 nci maddesi gereği; malik olmayan donatanların da (gemi işletme müteahhidi) gemi adamlarının görevleri sırasında kusurları nedeniyle üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olacaklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket ve dava dışı gemi maliki arasındaki ilişkinin detaylı incelenmediğini; Gümrük ve Ticaret Bakanlığının sorumluluğu yönünden, 85/9053 ve 86/10943 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarının ... ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının depo ve sundurmalarında bulunan adli veya idari ihtilaf konusu olan her türlü eşya ve vasıtadan ardiye ücreti alınmamasına ilişkin olup 86/10943 sayılı Bakanlar Kurulu kararında bu kapsam daha da daraltılarak tasfiyeye tabi eşya ve vasıta için düzenleme yapıldığını, TCDD Mersin Limanı 14 nolu rıhtımına konulan dava konusu Mermaid-1 gemisi limanda iken el konulan yada tasfiyeye tabi bir eşya yada vasıta konumunda olmadığını, 13.04.2001 tarihinde liman ile hiçbir bağlantısı bulunmayan açık denizde söz konusu geminin kaçak eşya naklinde kullanıldığı iddiası ile Mersin Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüğü’nün talimatı ile zapt olunduğunu ve Mersin Limanı 14 nolu rıhtımına yanaştırıldığını, ticari işletme mahiyetinde TCDD Limanına yanaştırılan gemi ile ilgili tüm ücretlendirmelerin bu nedenle liman hizmetleri tarifesi kapsamında kaldığını, tasfiyeye tabi eşya, depo ya da sundurmaya konan kaçak eşyanın bizzat kendisi ile ilgili düzenlemenin burada uygulanmasının mümkün olmadığını, nitekim liman hizmetleri tarifesinde de buna ilişkin bir istisna yer almadığını, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 06.08.2008 tarih 19434 sayılı onayı ile tüm Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerine dava açılmasına sebebiyet verilmeden ardiye ücretlerinin ödenmesi yetkisi verildiğini, buradan da geminin iadesine karar verilmesi halinde ardiye ücretinin Gümrük tarafından ödeneceğinin anlaşıldığını, 5607 sayılı Kanun'un da bu doğrultuda olduğunu, 5607 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde belirtilen süreleri çok aşar nitelikteki işlemlerle müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek kararın kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmesine rağmen müvekkili aleyhine istinaf yargılama gideri ve istinaf vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın esası hakkında müvekkili hakkında verilen hükümde değişiklik olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kaçak akaryakıt taşıdığı şüphesiyle davacının işlettiği limana çekilen geminin liman muhafaza masraflarından davalıların sorumlu olup olmayacaklarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Gümrük Muhafaza Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Davalı Gümrük Müsteşarlığı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.