11. Hukuk Dairesi 2023/5812 E. , 2024/3187 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/171 Esas, 2021/330 Karar
HÜKÜM : Direnme-Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme Kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan 05.12.2012 tarihli alacağın temliki sözleşmesi gereğince dava dışı ...'nun davalıdan doğmuş alacaklarının tamamının müvekkiline devredildiğini, dava dışı ... ve davalının da katıldığı toplantıda davalı tarafından imzalanan 01.12.1997 tarihli taahhüde göre; ... Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortakları olan ... ve...nun sahibi bulundukları şirket sermayesinin % 40'ına tekabül eden toplam 400 adet hisselerinin davalının emanetinde ve sorumluluğunda üçüncü kişiye devredileceğini ve ... ile...nun bu hisselerinin her zaman iadesini isteme haklarına sahip olduklarını, iadenin istenmesi hâlinde davalının bu hisselerin ve şirket sermaye artışları ile ulaştıkları yeni hisselerin ... ile ... adına şirkete kaydını sağlayacağını taahhüt ettiğini, bu taahhüdünü yerine getirmemesi hâlinde hiçbir itirazda bulunmadan ...'na 20.000.000,00 USD ödeyeceğini beyan ettiğini, davalının hisselerin iade edilmesi için kendisine gönderilen ihtarnameye kayıtsız kaldığını, bunun üzerine taahhüt edilen cezai şartın ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine taahhüt edilen miktardan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) ödenen bedel düşüldükten sonra kalan 15.000.000,00 USD ve işlemiş faizi üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, 01.12.1997 tarihli belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, belgenin sahte ve gerçeğe aykırı olduğunu, dava dışı ... ve ...'nun dava konusu hisseleri müvekkiline devretmediklerini, 01.12.1997 tarihli belge içeriğinin muvazaalı işlem niteliğinde olduğunu, muvazaalı işlemlerin hem asıl işlem hem de fer’îleri yönünden geçersiz olduğunu, ayrıca ... ve...nun hisse bedellerinin haciz sebebiyle TMSF’ye ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemece 26.05.2016 tarihli ve 2014/247 E., 2016/351 K. sayılı kararı ile; dava konusu 01.12.1997 tarihli taahhütnamede hisse devrinin her zaman talep edilebileceği öngörüldüğünden on yıllık zamanaşımı süresinin hisse devrinin talep edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ve bu nedenle davalının zamanaşımı def’înin yerinde olmadığı, 01.12.1997 tarihli taahhütname altındaki imzanın davalının eli ürünü olduğunun sabit olduğu, davalının 01.12.1997 tarihli taahhütname ile ... ve eşi ...'na ait hisselerin bu kişilere iade edilmemesinin rizikosunu (tehlikesini) bağımsız ve asli bir taahhüt olarak yükümlendiği, diğer bir anlatımla hisselerin iade edilmemesi nedeni ile ortaya çıkacak zararın riskini müstakil bir sözleşme ile garanti ettiği, bu nedenle dava konusu taahhütnamenin hukukî niteliğinin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen üçüncü şahsın fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu, bu garanti sözleşmesinde hisselerin devredenler tarafından iadesi talep edildiğinde devir işleminin gerçekleştirileceğinin ve hisse devri gerçekleşmediği takdirde ...’na 20.000.000USD ödeneceğinin davalı tarafından taahhüt edildiği, dava dışı ... tarafından hisselerin devri talep edilmesine rağmen hisse devrinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle davalının icra dosyasına itirazının haksız olduğu, ayrıca alacak likit olduğundan davalının icra inkâr tazminatı ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD asıl alacak ve temerrüt tarihi olan 06.07.2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD faiz olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 USD’nin %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2017 tarih, 2016/13131 E. ve 2017/1769 K. sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Mahkemenin 01.11.2018 tarih, 2018/297 E. ve 2018/405 K. sayılı kararı ile önceki gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2019 tarih, 2019/11-129 E. ve 2019/541 K. sayılı ilâmı ile mahkemece verilen karan yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Dairemizin 08.11.2019 tarih, 2019/4025 E. ve 2019/7000 K. sayılı kararı ile imzalanan sözleşme uyarınca belirlenen dava konusu cezai şart üzerinden mahsup yapılması talebi bulunmasına rağmen davalının bu yöndeki itirazı hakkında bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Taraf vekillerinin karar düzeltme istemi Dairemizin 23.03.2021 tarih 2020/1116 E. ve 2021/2777 K. sayılı ilamı ile sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalı olmadığı, edimin yerine getirilmesini alacağı davacıya temlik eden ...'nun kendi hal ve davranışları ile engellemiş olduğundan cezai şartı talep edemeyeceği gerekçesiyle davalı karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma sebep ve şekline göre davacı karar düzeltme istemleri incelenmemiştir.
6. Mahkemenin 23.09.2021 tarih, 2021/171 E. ve 2021/330 K. sayılı kararı ile önceki gerekçesiyle direnme kararı verilmiş.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarih, 2021/11-933 E. ve 2022/389 K. sayılı ilâmı ile 01.12.1997 tarihli taahhütnamedeki "hisselerin istenildiği an geri verilmesi" şeklinde ifade edilen üçüncü kişilerin fiilinin ifası imkân dâhilinde olup talep hâlinde belirtilen ifanın gerçekleşmemesi hâlinde davalının, taahhütnamede önceden ve götürü olarak belirlenen 20.000.000,00 USD tutarındaki tazminatı ödemekle yükümlü olacağı, temlik eden dava dışı ... tarafından, ... Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılan ödeme sonrasında aynı şirketin emaneten devredilen dava konusu hisselerinin iadesinin talep edilmiş olmasına rağmen anılan hisselerin iade edilmemesi sebebiyle, hisselerin maliki olan üçüncü kişilerin bu fiillerini 6098 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi (818 sayılı Kanunun 110 uncu maddesi) kapsamında ve 01.12.1997 tarihli taahhütnameyle üstlenen/taahhüt eden davalıdan, taahhüt edilen fiilin ifa edilmemesi nedeniyle aynı taahhütnamede götürü olarak belirlenen tazminatın, bu alacağı dava dışı ...’ndan temlik alan davacı tarafından tahsili talep edilebileceği, hâl böyle olunca; mahkemece verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olduğu, ne var ki, Özel Dairece davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (alacağın ve icra inkâr tazminatının miktarına yönelik) incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Dairemizin 14.03.2023 tarihli ve 2023/1030 E. 2023/1555 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, icra inkar tazminatının döviz üzerinden hükmedilmesinin doğru olmadığı, TL olarak tazminata hükmedilmesi gereğine işaret edilerek kararın bu yönüyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; icra takibi ve itirazın iptali davasının USD üzerinden açıldığını, davadaki alacak miktarı döviz olduğuna göre tazminatın da USD olması gerektiğini belirterek kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasını karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili; icra takibindeki ödeme emrinin Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, sürecin bekletici mesele yapılması gerektiğini, konuya ilişkin olarak 2015 yılında başlatılan savcılık soruşturmasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan iki ayrı raporda sözleşmedeki imzanın müvekkili ...'un eli ürünü olmadığının tespit edildiğini ve iddianame hazırlanarak İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20237268 E. Sayılı dosyası ile ceza davasının görülmeye başlandığını, işbu dosya kapsamında alınan imza incelemesine dair bilirkişi raporlarındaki tespitler ile soruşturma dosyasındaki raporlar arasında çelişki bulunduğunu, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu' nun 15 inci maddesi ve 15.07.2018 tarih 30479 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının dikkate alınmadığını, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan 7 kişilik bilirkişi heyetinde yeni bir rapor alınması gerektiğini ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, evrakta sahtecilik ve dolandırıcılığın söz konusu olduğunu, yapılan sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, alacağı temlik eden dava dışı kişilerin TMSF'ye olan borçları nedeniyle şirket hisselerine el konulduğunu böylece sözleşmede belirlenen edimin ifa imkasızlığı içinde olduğunu, müvekkilinin borcu bulunmadığını, TMSF Fon Kurulunun 2002/203 sayılı kararı ile temlik sözleşmesinin TMSF'ye karşı hüküm ifade etmediğine karar verildiğini, bu durumda temlik sözleşmesinin geçersiz kılınması nedeniyle davacının dava ve taraf ehliyetinin de ortadan kalktığını, istenen bedelin müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını ve tenkisinin gerektiğini, ayrıca sözleşmedeki miktarın şirketin gerçek durumuna aykırı olduğunu, şirket hisselerinin gerçek değerine göre fahiş olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de haksız olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 01.12.1997 tarihli taahhütnameye konu olan... Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’deki toplam %40 oranındaki hissenin bedelinin TMSF’ye olan borçlarından mahsup edilmesinin temlik eden .... tarafından talep edilmesi ve ...... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye 5.000.000,00 USD ödenmesi karşısında temlik eden ...’nun hisselerin iadesini isteme hakkının bulunup bulunmadığı ve buradan varılacak sonuca göre 01.12.1997 tarihli taahhütnamede düzenlenen tazminatın tahsilinin talep edilip edilemeyeceği, tazminatın tenkisi gerekip gerekmediği ve ceza kovuşturmasının sonuca etkisi noktasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 128. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85'er TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!