11. Hukuk Dairesi 2023/5809 E. , 2023/6668 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/131 E., 2022/514 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işçi tarafından açılan alacak davası sonucu verilen karar uyarınca yapılan ödemelerin tahsili için açtıkları rücuan alacak davasında taraf teşkili sağlanmasını teminen, ticaret sicilden 31.07.2013 tarihinde re'sen terkin edilen ... Sosyal Hizmetler ve Turizm Ltd. Şti.nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi kapsamında; “5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle re'sen terkin kapsamına alınarak, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının re'sen terkin edildiği, geçici 7 nci maddenin onbeşinci fıkrası uyarınca ihya davasının beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yasal hasım konumunda olan müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ihyası istenen şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden 2021/399 E. sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği, davalının yasal hasım konumunda olduğu, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığı, davacı vekili yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 8840-8 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''... Sosyal Hizmetler ve Turizm Limited Şirketi'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/399 E. sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenen şirketin 12.08.2013 tarihinde 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması nedeniyle Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında sicil kaydının re'sen terkin edildiği, geçici 7 nci maddede şirketlerin re'sen terkin sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, bunlar arasında yukarıda belirtilen terkin sebebi yer almadığı gibi şirkete ve şirketin temsilcilerine maddenin dördüncü fıkrası uyarınca tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata-belge sunulmadığı, şirkete yapılan tebligatın iade edildiğine ilişkin Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata-belge de sunulmadığı, ve sicil dosyasında da rastlanılmadığı, buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirketler yönünden davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı, davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğu, geçici 7 nci madde çerçevesinde yapılan terkin işlemi hatalı olduğu, somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmayıp, 326 ncı maddesi uyarınca davalı Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, re'sen terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde şirketlerin tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu şirketlere tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, Mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davanın kabulüne karar verildiği davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve tasfiye memuru atanmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 8840-8 sicil numarasında sicile kayıtlı ... Sosyal Hizmetler Ve Turizm Limited Şirketi'nin Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/399 E. sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ve verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olarak re'sen terkin kararının iptali ile şirketin ihyasına, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirket hakkında dedest dava bulunduğuna dair sicl kayıtlarına intikal eden bir bildirim olmadığını, dayanak davanın da re'sen terkin tarihinden sonra ikame edildiğini, re'sen terkin işlemi ile ilgili olarak gerekli ilanların yapıldığını, terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olmadığı yönünde davacı iddiası olmadığı ve davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, derdest olduğu belirtilen dayanak dava ihyası istenen şirketin terkin tarihinden sonra açılmış olduğundan ve müvekkili tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca tesis edilen işlemler usulüne uygun olduğundan ihyası istenen şirketin taraf olduğu dava açısından verilecek ihya kararında 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek müvekkili aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi ve ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilden re'sen terkin edilen şirketin, bu şirkete karşı açılmış rücu davaları sebebi ile ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!