11. Hukuk Dairesi 2023/5789 E. , 2024/3757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/648 Esas, 2023/322 Karar
HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka bünyesinde devren birleşen Toprakbank A.Ş ile asıl kredi borçlusu Lime Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlu ve kefil davalının genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan teminat mektuplarının komisyonları ile işlemiş faiz ve ferilerini ödemede temerrüte düşmesi üzerine tüm kredi hesaplarının ihtarname ile kat edildiğini, hesapların kat edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının takip dayanağı genel kredi sözleşmesi ve ek genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, ek genel kredi sözleşmesinin 08.12.1998 tarihinde imzalandığını, ancak genel kredi sözleşmesinin 08.12.l998 gününden önce imzalandığının kesin olmakla beraber dosya içerisindeki sözleşmeden tam tarihin anlaşılamadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 598, 6101 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un genel hüküm içeren 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve takip dayanağı olan genel kredi sözleşmesi ile ek genel kredi sözleşmesi uyarınca davalının kefalet sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 30.05.2017 tarih, 2016/1204 E., 2017/511 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2013/4429 E. sayılı dosyasından davalının yaptığı itirazın tahsilde tekerrür olmamak üzere 29.582,35 TL asıl alacak, 40.084,19 TL işlemiş faiz, 2.004,80 TL BSMV olmak üzere 71.761,34 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktardan devamına, takip tarihinden itibaren yıllık % 72 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi tahsiline karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.04.2021 tarih, 2020/4002 E., 2021/3859 K. sayılı kararı ile“..Anayasanın 141, III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. ”HMK'nın 297 nci maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HMK'nın 297 nci maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırı olduğu..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.11.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas kabul edilmek suretiyle davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmek suretiyle temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın uygulamakta olduğu temerrüt faizi oranının %22 olması ve fakat sözleşme ile temerrüt faizinin 50 puan fazlası ile uygulanacak olduğunun kabul edilmiş olması karşısında temerrüt tarihinden itibaren asıl alacağa %72 oranında faiz uygulanması gerektiği, ancak davacının takip talepnamesiyle ihtarnameden sonra tahakkuk eden alacak bakımından yıllık %44 temerrüt faizi talep etmiş olması karşısında taleple bağlılık ilkesi gereği ihtarnameden sonra tahakkuk etmiş olan alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %44 faiz oranı uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2013/4429 E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 13.10.2004 tarihli ihtarnameye konu edilen alacak itibariyle 12.802,16 TL asıl alacak, 51.271,58 TL işlemiş faiz, 2.563,58 TL BSMV olmak üzere toplam 66.637,32 TL bakımından iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 faiz ve bu faize %5 BSMV uygulanmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, 13.10.2004 tarihli ihtarnameye konu edilmeyen alacak itibariyle 16.369,07 TL asıl alacak, 30.651,49 TL işlemiş faiz, 1.532,57 TL BSMV olmak üzere toplam 48.553,13 TL bakımından iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %44 faiz ve bu faize %5 BSMV uygulanmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, 60.646,93 TL depo bedeli yönünden itirazın iptali le takibin bu miktar bakımından devamına, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 23.038,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 187.596,96 TL Nakdi (13.10.2004 tarihli ihtarnameye konu 132.539,20 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %105 temerrüt faizi ile tahsili ve 13.10.2004 tarihli ihtarnameye konu olmayan 55.057,73 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %44 temerrüt faizi ile tahsili) 74.390,11 TL Gayrinakdi alacağın tahsilinin talep edildiğini, daha önce verilen kararın faiz oranı açısından çelişkili olduğundan Yargıtay tarafından bozulduğunu ancak diğer temyiz itirazlarının incelenmediğini, kararda %105 temerrüt faizi uygulanmamasının gerekçesinin açıklanmadığını, temerrüt tarihinde esas alınan %55 faiz oranına 50 puan eklenmek suretiyle (Genel Kredi Sözleşmesi maddelerine istinaden) bulunan %105 faiz oranı dikkate alınması gerektiğini, davalının müvekkil banka kayıtlarında bulunan adrese gönderilen ihtarnamenin Genel Kredi Sözleşmesi 52/1 maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini, dolayısıyla ihtarname tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmek durumunda olduğundan faiz oranı da o tarihte %55 olmakla 50 puan fazlası olan %105 olacağını, daha önce temyiz dilekçelerinde de belirtildiği üzere Beyoğlu 19. Noterliği’nin 08.02.1999 tarihli ihtarnamenin ‘’merkez mahallesi mezbaha sokak no:15 Kağıthane’’ adresine 11.02.1999 tarihinde tebliğ edildiğini, daha sonra Beşiktaş 17. Noterliği’nin 13.10.2004 tarihli ihtarnamenin ise davalı borçlunun gerek Genel Kredi Sözleşmesi’nde bulunan gerekse daha önce tebligat yapılmış adresine gönderildiğini ancak davalı borçlunun sözkonusu ihtarnameyi almaktan imtina ettiğini, teminat mektuplarına uygulanan komisyon oranı her üç ay için %1 olmak üzere yıllık %4 olup bu düzenlemeye ilişkin duyuru, banka tarafından “teminat mektupları komisyonları hakkındaki duyuru” adı altında tüm şubelere gönderildiğini, dolayısıyla yasal dayanağı mevcut olan bu düzenlemeye aykırı bir biçimde bilirkişi tarafından rapor tanziminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, T.C.Merkez Bankası’na gönderilen 16.10.2001 tarihli yazıda da Bankaca tahsil edilecek ücret, komisyon ve masraflarının minimum tutarı, ilgili yazıya göre 50,00 TL olmasına rağmen 16.05.2003 tarihinde Krediler Birimininin tüm şubelere yaptığı duyuru ile yıllık %2, minimum 30,00 TL olarak uygulanacağının bildirildiğini, müvekkil Banka’nın uyguladığı minimum komisyon oranının 30,00 TL olduğundan bunun aksine bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, davalının ödeme emrinin tebliği temerrüde düştüğünü, tebliğ edilmeyen ihtarnameyle borçlunun temerrüde düştüğünün kabulünün ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı kefil yönünden sözleşmede açık hüküm olmadığından teminat mektubu depo talebinden ve buna bağlı teminat mektubu komisyonundan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kefilin teminat ve teminata bağlı olarak komisyondan sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3-Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!