WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5786 E.  ,  2024/3254 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 Esas, 2022/449 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1334 E. sayılı dosyası ile 18.190,74 TL miktarlı senede dayalı takip başlattığını, senet metninden de anlaşılacağı üzere bedelinin “malen” ahzolunduğunu, talep edilen faize ilişkin açıklamalardan da senedin mal alım-satıma ilişkin cari hesap için verildiğinin sabit olduğunu, takibe konu senet dışında müvekkilinin başka bir borcunun bulunmadığını, 30.07.2008 tarihinde 10.000,00 TL, 21.11.2008 tarihinde 5.800,00 TL olmak üzere toplam 15.800,00 TL ödendiğinden senet için bakiye 2.390,00 TL borç kaldığını, öte yandan müvekkilinin davalıdan satın aldığı betonun ayıplı çıktığını, bakiye bedeli ödemeyeceğini, zararı daha fazla olursa yasal yollara başvuracağını müvekkilinin bildirdiğini, davalının müvekkiline verdiği zararı gidermediği gibi bedelinin büyük kısmını tahsil ettiği senede dayalı takip başlattığını, davalının ayıplı malzemeden doğan zararı gidermediği sürece müvekkilinin herhangi bir yükümünün bulunmadığını, davalının işlemiş faiz de isteyemeyeceğini ileri sürerek Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1334 E. sayılı dosyasına mesnet edilen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, senedin iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; cari hesaplar ve ticari defterler incelendiğinde takibe konu senet dışında müvekkilinin cari hesap alacaklısı olduğunun görüleceğini, dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin de cari hesap borcu için yapıldığını, takibe konu senetle ilgisinin bulunmadığını, hamilin temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispatlaması gerekmediğini savunarak davanın reddini, icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.12.2015 tarih, 2015/384 E. ve 2015/1089 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarih, 2017/4822 E. ve 2018/2215 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmişse de davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarih, 2018/2685 E. ve 2019/4808 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazları reddedilmiş, "....2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 7/2 maddesinin "Alıcı, iş bu sözleşme ile doğacak cari hesap ilişkisi uyarınca vereceği çek ve senet türündeki ödemelerinde gecikme olması halinde aylık %8 oranında faiz+KDV uygulanmasını peşinen kabul eder." hükmü uyarınca davacı tarafından davalıya verilen bononun vade tarihinde ödenmemesi halinde aylık %8 oranında faiz+KDV uygulanması kabul edilmiştir. Sözleşmedeki bu hüküm uyarınca takip ve davaya konu bono nedeniyle işlemiş faiz ve takip tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek faiz oranının aylık %8 üzerinden kabulü ile bu oran üzerinden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken avans faizi üzerinden yapılan hesaba göre karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden Dairemizin 2017/4822 esas ve 2018/2215 karar sayılı ve 19/04/2018 tarihli ilamında (1) nolu bentteki sair temyiz itirazlarının reddi yönündeki kararıyla davalının temyiz itirazlarının reddi doğru olmamış, bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama kararı kaldırılarak hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

Ayrıca dava dosyası incelendiğinde gerekçede geçen, “…10.000 TL’lik ödeme makbuzu üzerinde ise 18.190,74 TL’lik senede istinaden havale yapıldığına yönelik şerh verildiği, yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun süredir devam etmiş olması sebebiyle taraflar arasında birden fazla çek alış verişi olduğu, bu kapsamda davalı tarafından davacıya 15/05/2008 keşide tarihli 3285654 nolu 15.300 TL bedelli çekin de verildiği, 9.500+5800=15.300 TL ödemenin yapıldığı, 9.500 TL ödemenin çeke istinaden yapıldığının şerh verilmiş olması ve iki ödemenin toplamının çek bedeli ile örtüşmesi sebebi ile bu iki ödemenin çeke istinaden yapıldığının kabulünün dosya kapsamı itibariyle mümkün olduğu, zira…” bölümünün dosya içeriğine uygun olmadığı halde Dairemizin 2017/4822 esas ve 2018/2215 karar sayılı ve 19/04/2018 tarihli düzelterek onama kararında bozma nedeni yapılmamış ise de yerel mahkeme kararının başka sebeple bozulması üzerine hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir." şeklinde Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, her iki ticari defterlere göre tarafların alacaklarının farklılık arzettiği, uyuşmazlığın dava konusu senedin bedelinin ödenip ödenmediği konusunda toplandığı, taraflar arasında uzun süredir bir ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkinin takip tarihine kadar devam ettiği, defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinin tam olarak tespit edilemediği, davacının 3 adet ödemesinin tarafların kabulüne olduğu, her ne kadar davacının 21.11.2008 tarihinde havale yoluyla 5.800,00 TL ödemesinin dava konusu senede ilişkin olduğu ileri sürülmüşse de bu hususta yeterli delilin sunulmadığı, 9.500,00 TL tutarındaki diğer ödemenin de senede ilişkin olmadığının anlaşıldığı, 30.07.2008 tarihli 10.000,00 TL ödemesinin ise dosyaya konu senede ilişkin olduğu, diğer ödemelerin senede ilişkinliğinin davacı tarafça ispat edilemediği, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 7.2 ve 7.3 maddesinde davacı/ borçlunun “ .... Alıcı iş bu sözleşme ile doğacak cari hesap ilişkisi uyarınca vereceği çek ve senet türündeki ödemelerinde gecikme olması halinde aylık %8 oranında faiz + KDV uygulamasını peşinen kabul eder” denildiği, ayrıca “...BK 84. Maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsuben alındığını alıcı (davacı ... yapı Turizm) kabul eder” yönünde düzenleme bulunduğu, 7.2 ve 7.3 maddeleri dikkate alındığında 09.11.2021 tarihli kök rapordaki tespitlerin Yargıtay bozma ilamına uygunluk taşıdığı gerekçesiyle davacının, davalıya (Kapatılan) Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1334 E. sayılı takip dosyasında 7.817,11 TL asıl alacak, 13.460,37 TL işlemiş faiz tutarı yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine, 15.06.2010 tarihli ara kararı ile icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş ise de teminat yatırılarak tedbir kararı infaz edilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ödemelerinin dava konusu senede ilişkin olduğuna dair ispatın bulunmadığını, bono sunulduğundan iddianın ispatlanmış kabul edilmesi gerektiğini, senedin talil edilmediğini, ödemede senede açık atıf yapılmadığını, dava konusu senet dışında takibe konu edilmeyen 15.300,00 TL ve 12.395,00 TL bedelli çeklerin de bulunduğunu, birden çok muaccel borç halinde ve takip yapılmamışsa ödemenin vadesi ilk gelen borç için yapılacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.