WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5744 E.  ,  2024/3371 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/507 Esas, 2022/976 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacının 06.10.2012 ve 09.10.2012 tarihinde iki parti tıbbi malzemenin İstanbul Havaalanından THY vasıtasıyla, Erbil Havaalanı'na teslim edilmesi için davalı UPS ile anlaştığını, ilk parti ürün için 07.10.2012 tarihli uçağa rezervasyon yapılarak acil koduyla ürünlerin teslim edilmesi için anlaşılmasına rağmen ilk parti ürünün havaalanında kaybolması nedeniyle 4 gün gecikmeli olarak alıcıya teslim edildiğini, alıcı ile belli bir sürede teslim hususunda anlaştıkları için alıcının ürünü almaktan vazgeçtiği ve ürün o alıcının ihalesi için alındığından ürünün tekrar değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ikinci parti tıbbi malzemenin de soğuk zincirle taşınması gereken malzeme olduğunu, bunun taşıma senedinde belirtildiğini ve 12 saatlik buz aküsüyle Gaziantep'ten İstanbul'a sevkedildiğini, İstanbul Havaalanı'nda bu malzemelerin soğuk zincirde bekletilmesi ve taşınması gerekirken soğuk zincirde bekletilmediğini, sebebini sorduklarında eksik belge nedeniyle sevkiyatın yapılmadığının bildirilmesi üzerine eksik belgenin gönderildiğini ancak bu belgenin eksikliği gidermediğinin bildirildiğini, davacı tarafından başka bir belge gönderilmemesine rağmen sevkiyatın aynı belgelerle 6 gün gecikmeli olarak yapılmasından ortada eksik belge olmadığı ve gecikmeyi müvekkiline yüklemek için bu yola başvurulduğunun ve davalıların kötü niyetli olarak sorumluluktan kaçmaya çalıştıklarının anlaşıldığını, soğuk zincirde bekletilmemesi nedeniyle tıbbi malzemelerin büyük oranda kullanılamaz hale geldiğini, Iraklı müşterinin kendilerinden malın bedelini istediğini, davalılara gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, meydana gelen zararlardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 59.995,16 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın, ürünlerin teslim edildiği 06.10.2012 ve 09.10.2012 tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı UPS vekili cevap dilekçesinde; süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, gecikmede ve hasarda kusurlarının olmadığını, var ise kusurun THY'de olduğunu, sorumluluklarının sınırlı olduğunu, hasara ilişkin bir tespit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı THY vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının olduğunu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını, sorumlu tutulsalar bile sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ihbarın süresinde yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bakırköy (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesince 05.06.2014 tarihli ve 2014/26 E., 2014/166 K. sayılı kararı ile davalılardan UPS'nin taşıma işleri organizatörü, THY'nin hava yolu şirketi, davacının ise gönderen olup, davalılar ile iki farklı taşıma sözleşmesi ilişkisi içinde olduğu ve her bir taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar iddialarının farklı sebeplere dayandığı, birinci taşımada zayi-hasar, diğerinde ise gecikme iddiası gözetildiğinde sorumluluk tespitinin de ayrı ayrı yapılması gerektiği, birinci taşımanın, 2 kap, 9 kg, 2000 adet Helicotec UT Plus 50 test-box tıbbi laboratuvar ürünleri için 06.10.2012 tarihli hava yük senedinde değer bildirilmeksizin taşımaya alındığı, bu taşıma ile ilgili olarak e-posta yazışmalarında açıkça gecikme ve gecikme zararına dair bilgiler mevcut olup, bildirim şartının gerçekleşmiş kabul edilmesi gerektiği, ikinci taşımada ise, davacı tarafından 09.10.2012 tarihinde taşımaya verilen emtianın, hava yük senedi ile taşımaya ancak 12.10.2012 tarihinde alındığı, 12.10.2012 tarihli taşıma senedinde 86 kg. miktarında yük için “-2+8 Bozulabilir Kargo -Medikal Ürünler-Kuru Buz ile Taşıma Buz 7 kg” şeklinde özel bilgilendirme-talimat bulunduğu,emtianın davalı UPS tarafından belirtilen hava-soğuk zincir şartlarına uygun tutulmadığı, ikinci taşıma açısından da açıkça tarafların bilgisinde olan taşıma şartlarına uygun olmayan taşıma süreci ve bu süreçte vaki zayi mertebesinde hasar zararı karşısında ayrıca bildirim şartını aramamak, bildirim şartının gerçekleştiğini kabul etmek gerektiği, her iki taşıma sözleşmesi konusu kargonun nitelikleri gereği Varşova Konvansiyonu ile getirilen sınırlı sorumluluk uygulaması gözetildiğinde sorumlu olunan tazminat miktarlarından daha değerli olup, her iki satış faturası içeriği emtia değerlerinin kadri maruf, piyasa şartlarına uygun değerler olduğu, birinci taşımada mallar uluslararası taşımaya alındıktan sonra geciktiği için her iki davalının müteselsilen sorumlu olup, taşıma sürecinde vaki gecikmenin her iki davalının ortak kusuru olduğu oysa, ikinci taşımada henüz uluslararası hava yolu taşıması başlamadan önceki aşamada vaki kusurlu eylemlerden davalı THY'nin sorumlu tutulamayacağı, bu aşamadaki zararlardan davalı UPS'nin tek başına sorumlu olduğu ancak, davalı UPS uhdesinde malın bulunduğu aşamanın uluslararası hava yolu taşıma süreci olduğundan sorumluluğunun Varşova Konvansiyonu hükümlerine tabi olacağı, 1.taşıma kaynaklı doğrudan zararın 14.839,20 TL olup, piyasa rayiçleri ile uyumlu, kadri maruf olduğu, Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre davalıların müteselsilen sorumlu olacağı tazminatın bürüt taşınan yükün kg. miktarı başına 19 SDR’ den fazla olamayacağından 171 SDR üzerinden hesaplama yapıldığı, ikinci taşımada ise, yük miktarının bürüt 86 kg. olduğu, taraflarca 96 kg. üzerinden hesaplama konusunda anlaşma bulunduğu, bunun sebebinin buz aküleri nedeniyle olduğu, davacının doğrudan zararı her ne kadar 24.642,19 TL ve kadri maruf bir miktara denk gelmekte ise de, davalı UPS tarafından üstlenilmesi gereken tazminatın 1824 SDR olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 inci maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği ancak, somut olayda davacıların mallarının hasarlanması ve ürünlerin geç tesliminin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceğinden 6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, birinci taşımadan kaynaklı 171 SDR' nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 558,60 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ikinci taşımadan kaynaklı 1.824,00 SDR 'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 5.958,46 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı UPS'den tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin, ikinci taşımadan kaynaklı davalı THY ile ilgili taleplerinin ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davacılar vekili ve davalı UPS vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.12.2015 tarihli ve 2015/5621 E., 2015/12873 K. sayılı kararıyla, davalı UPS vekilinin, taşınacak ürünlerin davacılar tarafından İstanbul Havalimanı'na kadar taşıtıldığını, Irak/Erbil Havaalanına taşınması için diğer davalı THY ambarına alındığını, ürünlerin taşınacağı tarihte THY ambarında bulunamaması nedeniyle uçağa yüklenemediğini, bu nedenle geç teslimde bir kusurunun bulunmadığını yine, ikinci parti ürünün de Gaziantep/İstanbul arasındaki iç taşımasının davacılar tarafından yapıldığını ve bu taşımanın mevzuu olan emtianın İstanbul Havalimanı'ndaki THY ambarında kendisine teslim edildiğini, ürünlerin Gaziantep'den İstanbul Atatürk Havalimanı'na kadar taşıtılması sırasında hasar gördüğünü, davacılara ait iki adet taşımanın İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Irak/Erbil Havalanına taşınması işine aracılık edildiğini, taşınacak eşyaların kendisine İstanbul Aatatürk Havalimanı'nda teslim edildiğini yani, iç taşımanın taahhüt edilmediğini, bu taşımanın davacılar tarafından diğer davalıya yaptırıldığını, gecikmeye ve hasara diğer davalının sebebiyet verdiğini, bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davacı da davalıların sorumluluklarının tespiti ve sorumluluk miktarlarına yönelik olarak bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bu itibarla, tarafların rapora ciddi itirazları üzerine, ek rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, bu itirazların mahkemece karar yerinde tartışılıp, değerlendirilmemesi, davalı UPS'nin tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği, tüm taşımayı üstlenmemiş ise gecikmeye ve hasara hangi davalının sebebiyet verdiği hususları üzerinde durulmamasının da doğru görülmediği, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz ettikleri deliller göz önüne alınarak, evvelemirde davalı UPS'nin Gaziantep'den İstanbul'a kadar olan tüm taşıma işini üstlenip üstlenmediği belirlenip, taraf itirazlarını karşılar şekilde, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacılar ile mümeyyiz davalı yararına bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.03.2018 tarihli ve 2016/156 E., 2018/217 K. sayılı kararı ile davacıların ihbar yükümlülüğünü mail yazışmaları ile yerine getirdiği, davaya konu birinci parti ürünün THY ambarında kaybedilmesi nedeniyle 4 gün geç teslim edildiğinin sabit olduğu, 2.parti ürünün soğuk zincirde bekletilmesi ve taşınması gereken ürün olmasına rağmen davalı THY'nin malzemenin havaalanında beklediği süreçte soğuk zincirde bekletildiğine ilişkin bir belge sunamadığı, davalı UPS'nin akdi taşıyan, davalı THY'nin ise fiili taşıyan konumunda olduğu, Varşova Konvansiyonu 30/3 maddesine göre göndericiye karşı davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, asli kusur THY'de ise de bunun UPS ile THY arasında rucuya konu olabileceği, davalıların sorumluluklarının sınırlı olduğu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ilk taşıma için 153 SDR'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 889,75 TL karşılığının, ikinci taşıma için 1.632 SDR'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 9.490,72 TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 16.09.2019 tarihli ve 2018/3961 E., 2019/5399 K. sayılı kararı ile; davalılar vekillerinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, ancak davacının davalıların ağır kusurlu olduğunu ileri sürdüğü, ilk taşımanın acil kodlu ve rezerve taşıma olmasına rağmen 4 gün gecikmeli taşınması nedeniyle ifadan beklenen faydanın kalıp kalmadığının ve ikinci taşımada soğuk zincirde taşınması özellikle belirtilmiş olan tıbbi malzemelerin havaalanında beklediği sürede soğuk zincirde bekletilmemiş olmasının davalıların ağır kusuru olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar tartışılmadan davalıların sınırlı sorumlu oldukları kabul edilerek karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, davalılar vekillerinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'ne Irak Cumhuriyeti'nin taraf olmadığı, dava konusu taşıma Türkiye-Erbil/Irak arasında gerçekleştiğinden, hem Türkiye hem de Irak Cumhuriyetinin 12.10.1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ile 28.09.1955 tarihli Lahey Protokolüne taraf olduklarından iki ülke arasında gerçekleşen taşımaya ilişkin somut uyuşmazlıkta Lahey Protokolü ile değişik Varşova Sözleşmesinin uygulanması gerektiği, davalılardan... Ulus. Nak. Ltd. Şti'nin akdi-sözleşmesel taşıyıcı, diğer davalı THY'nin için fiili taşıyıcı olduğu, davalıların davacılara karşı Varşova Sözleşmesi Lahey Protokolü kapsamında her iki taşıma bakımından da müteselsilen sorumlu oldukları, davacıların iki ayrı taşıma sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiği, Varşova Sözleşmesinin Lahey Protokolü Md. IX ile değişik 22/f.2-a maddesinde; "Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğu, kilogram başına ikiyüz elli frankla sınırlandırılmıştır; meğer ki, yolcu veya gönderici, paket taşıyıcıya verilirken, varış yerinde teslimi anındaki değerini gösteren özel bir bildirimde bulunmuş ve gerekiyorsa, ek bir meblağ ödemiş olsun. Bu durumda taşıyıcı, ödeyeceği meblağın, bagaj veya yükün, yolcu veya gönderici için, varış yerinde teslimi anındaki gerçek değerinden daha büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağı aşmayan bir meblağ ödemekle yükümlüdür." düzenlemesi yer aldığı, ilk taşıma yönünden 06.12.2012 tarihinde davalı UPS'ye acil kodlu teslim edilen emtianın fiilen ancak 4 gün gecikmeyle 10.10.2012 tarihinde teslim edilebildiği, ikinci taşıma yönünden 09.10.2012 tarihinde 28.769,92 TL bedelli çeşitli tıbbi laboratuvar ürününün soğuk zincirde bekletilmemesi nedeniyle tıbbi malzemenin büyük oranda kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla birlikte 6 günlük gecikme ile teslim edildiği, davalı taraflarca belirlenmiş tarih ve zamanda yükün kararlaştırılan şekilde ve güzergahta hasarsız ve gecikmeksizin taşınması taahhüdünün yerine getirilmediği, davacı tarafça hasar ve zarar bildirim şartının yerine getirildiği, davalıların birinci taşımadan kaynaklı kast veya bu ölçüde ağır kusurları olduğu tespit edilemediğinden müteselsilen sorumlu oldukları azami tazminat tutarının miktar başına 250 x 0.0800279 USD = 20 USD olacağı, taşınan ve hasara uğrayan yük 9 kg olduğundan davalıların sorumlu tutulabileceği azami tutarın 9 x 20 =180 USD olduğu, ikinci taşıma bakımından taşınan yük 96 kg olduğundan davalıların sorumlu olacağı azami tutarın 96 x 20 =1.920 USD olduğu, ikinci taşıma yönünden davacı tarafça talip edilen zarar talebi azami limitin altında kaldığından soğuk zincirde taşınması özellikle belirtilmiş olan tıbbi malzemelerin havaalanında beklediği sürede soğuk zincirde bekletilmemiş olmasında zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce taşıyanın çalışanının görevi çerçevesinde yapılan bir hareket veya ihmal olduğu açık ise de talep edilen tazminat sınırlı sorumluluk limitinin altında olduğundan sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, birinci taşımadan kaynaklı tazminatla ilgili olarak 180,00 USD'nin karar tarihi itibari ile Merkez Bankası kuru üzerinden hesap edilen 3.358,27 TL (1 USD=18,6571) karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, ikinci taşımadan kaynaklı tazminatla ilgili olarak; 24.642,19 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, somut olayda, davacıların mallarının hasarlanması ve ürünlerin geç tesliminin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceğinden 6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde öngörülen manevi tazminat şartları oluşmadığından her iki taşıma açısından da manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TYH vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılardan .... ve .....'un aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacıların ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı UPS vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası bilirkişi inceleme ücreti için davacıya ihtaratlı ara kararla süre verildiği halde davacı tarafın mevcut delillere göre karar verilmesini talep etmesine rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilerek karar verildiği ve bu süreç ile alaklı gerekçeli kararda bir açıklamaya yer verilmediğini, geç taşımadan ve THY ambarındaki ısının düşük olmasından kaynaklanan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu yöndeki itirazlarını bilirkişi raporlarında değerlendirilemediği gibi mahkemece de değerlendirilmediğini, birinci taşıma açısından talep edilen ve kabul edilen değere göre takdir edilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hesabının hatalı olduğunu, ikinci taşıma ile ilgili olarak dava dilekçesinde çelişik iddia ve bilgilere yer verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ikinci taşımna ile ilgili olarak SDRye göre yapılan hesaplama, mal bedeli olduğu iddia olunan 24.642,19 TL'den fazla olduğundan gerçek zarar olarak bu bedelin esas alındığını ancak dava dilekçesinde taşınan ürünün bir kısmının kullanılamaz halde olduğunun belirtildiğini, davacının manevi tazminat talebi reddedilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, havayolu taşıması nedeni ile oluştuğu ileri sürülen zararın tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi.

2. T.C. Anayasası'nın 90 ıncı maddesi.

3. 12 Ekim 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi (Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme), 28 Eylül 1955 tarihli Lahey Protokolü, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da İmzalanan Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşmeye ve Bu Sözleşmeyi Değiştiren 28 Eylül 1955 tarihli Lahey Protokolüne Katılmanın uygun Bulunduğuna Dair Kanun.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.