11. Hukuk Dairesi 2023/5739 E. , 2024/3524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/612 Esas, 2023/419 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1981 yılından bu yana “... Mobilya” olarak tanındığını ve bu unvanla üretim ve pazarlama yaptığını ayrıca unvanını Türk Patent ve Marka Kurumuna tescil ettirdiğini, davalının da “... Mobilya” unvanıyla satış ve reklam yaptığını, ihtara rağmen “... Mobilya” unvanını kullanmaya devam ettiğini, bu durumun davacının markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu ve bu şekilde haksız rekabet meydana geldiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, davacının markasına ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve men’ini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, basılı ürün ve evrakların toplatılmasını, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazıyla birlikte, davalının firmasının 28 yıl “... Mobilya” adı ile faaliyette bulunduğunu, davacıdan daha tanınmış olduğunu, davacının bu adı önce marka olarak tescil ettirmesi sebebiyle firma adını AHM olarak değiştirdiğini, davacının ihtarından sonra “... Mobilya” ibaresini tabelasında ve sosyal medyada kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2019 tarih, 2019/218 E. ve 2019/447 K. sayılı kararıyla; davacının marka olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanını çekirdek unsuru itibariyle zayıf marka olduğu ve düşük korumadan faydalanması gerektiği, “...” ibaresinin tek bir kişinin kullanımı özgülenemeyecek olması karşısında davacının “...” kelimesinin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına engel olmayacağı, dolayısıyla davalının kullanımının iltibasa yol açacak ölçüde benzer olsa da davacının, davalının kullanımına katlanması gerekeceği, tecavüz ya da haksız rekabet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2020 tarih, 2020/7523 E. ve 2022/1935 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının marka kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitine yönelik olarak alınan 08.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının marka olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanının çekirdek unsuru itibariyle zayıf marka olduğu ve düşük korumadan faydalanması gerektiği, “...” ibaresinin tek bir kişinin kullanımına özgülenemeyecek olduğu, ibarenin 3 üncü kişiler tarafından kullanımının davacının tescilli markasıyla iltibas yaratabilecek nitelikte olsa da davacının bu kullanıma katlanması gerekeceği, tecavüz veya haksız rekabet iddiasında bulunamayacağının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.03.2022 tarih, 2020/7523 E. ve 2022/1935 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de "...." davacı adına 31.05.2018 tarihinden itibaren marka olarak tescilli olduğu, markanın tek ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalının da tescil kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden izinsiz olarak "..." ibaresini kullandığının sabit olduğu anlaşılmış olup, Mahkemece öncelikle davalının savunması üzerinde durularak davalının, davacıya ait markanın 08.11.2017 tarihli tescil başvurusundan önce "..." ibaresini tanıtıcı işaret olarak kullanıp kullanmadığı araştırılarak, kullandığının tespiti halinde önceye dayalı müktesep hakkı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, böyle bir belirleme yapılmaması halinde marka hakkına tecavüzün varlığı nedeniyle hüküm tesisi gerekirken hatalı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı kapsamında yapılan araştırma ve alınan 22.03.2023 tarihli ek rapor sonucunda davalının markasal kullanımının davacının marka tescil başvuru tarihinden önceki tarihte varit olduğunun tespit edildiği, davalının davacıya ait markanın 08.11.2017 tarihli tescil başvurusundan önce "..." ibaresini kullandığı sabit olduğundan ve bu doğrultuda önceye dayalı müktesep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlık "..." unvanının kullanılmasına yönelik bir uyuşmazlık olmadığını, tescilli bir marka olan "... MOBİLYA" unvanın ve markasının hukuka aykırı olarak kullanılmasına yönelik olduğunu, her iki durumda bambaşka konular ve hukuki argümanlarla değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkeme sadece bilirkişi raporunu gerekçe göstererek davaya yönelik ayrıntılı gerekçelerden yoksun şekilde karar verildiğini, davalının tarafın 28 yıldır "... MOBİLYA" markasını kullandığı ve müvekkilinin bu durumdan rahatsızlık duymadığı şeklindeki iddiaların asılsız olduğunu, davalı taraf Ticaret Sicil Gazetesinde ...- İnşaat olarak kayıtlı olduğunu, davalının "... MOBİLYA" ismini kullanarak satış, pazarlama ve reklam yapması, sosyal medya platformlarında "... MOBİLYA" ismiyle hesaplar açmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, haksız rekabet oluşturduğunu, manevi tazminat davası tümünden reddedildiğinden davalı tarafa hükmedilen vekâlet ücretinin hükümde hesaplandığı gibi nispi değil, maktu olması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!