11. Hukuk Dairesi 2023/573 E. , 2024/4005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1507 Esas, 2022/1747 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/339 E., 2019/164 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri kemer, portföy ve anahtarlık imalatı işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ürettiği ürünlerde kullanılmak üzere şirket adı da olan "Palaska" ismini amblemi ile birlikte tüm ürünlerinde kullanmaya başladığını, söz konusu markanın ilk defa 1998 yılında 194243 sayı ile müvekkili adına tescil edildiğini, ancak hâl böyle iken müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve müvekkili yetkililerini yıllardır tanıyan davalının, müvekkilinin piyasada tanınmış bir marka olmasından istifade etmek ve kendisine haksız olarak menfaat temin etmek gayesi ile hareket ederek aynı yazı stillerini ve aynı karakterleri kullanarak "P" harfi ve altında "Poloska" yazısı ile markasını 25. sınıfta, 2011/80532 sayı ile 29.01.2013 tarihinde tescil ettirildiğini, davalı şirketin kötü niyetli hareket ettiği hususunun gayet açık olduğunu, söz konusu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek davalı adına 2011/80532 sayı ile tescilli markanın, davacı adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması sebebiyle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ayrıca "Poloska" ibaresi veya benzerlerinin davalının tabelalarından kaldırılmasına, bu markayı taşıyan ürünlerin toplatılmasına, markasının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün değilse imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sadece dava konusu markanın değil, 4 ayrı markanın sahibi olduğunu, kendi markalı ürünlerini imal ederken taklit veya benzetmek suretiyle başkasına ait bir emeğin çalınması yoluyla gelir elde etmiş bir şirket olmadığını, müşteri portföyünü dikkate alarak Lehçe Polonya anlamına gelen "Polska" isminden hareketle "Poloska" markasını oluşturduğunu, tescil ettirdiğini, müvekkilinin müracaatından bu güne kadar hiçbir itirazla karşılaşmadığını ve söz konusu markaya yaptığı yatırım, tanıtım, reklam ve pazarlama hacmi sebebiyle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının dikkatini çekmiş olması sebebiyle işbu davanın açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eski tarihli olan davacı markasının çok benzerini, daha sonra davalının aynı sınıf emtialar yönünden adına tescil ettirdiği, "pallaska" ve "palaska" şeklinde olan davacı markaları ile "poloska" şeklindeki davalı markası arasında benzerlik olduğu, bu durumun ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacağı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalı adına kayıtlı 2011/50532 sayılı "Poloska" markasının tescilli olduğu tüm sınıf ve emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davacı markaları ile iltibas oluşturan "Poloska" ibaresi veya benzerlerinin davalının tabelalarından kaldırılmasına, bu markayı taşıyan ürünlerin toplatılmasına, markasının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün değilse imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu marka dışında dört ayrı markanın daha sahibi olduğunu, kendi markalı ürünlerini imal ederken taklit veya benzetmek suretiyle başkasına ait bir emeğin çalınması yoluyla gelir elde etmiş bir şirket olmadığını, müvekkilinin müşteri portföyünü dikkate alarak Lehçe Polonya anlamına gelen "Polska" isminden hareketle "Poloska" markasını oluşturduğunu ve tescil ettirdiğini, müvekkilinin müracaatından bu güne kadar hiçbir itirazla karşılaşmadığını, söz konusu markaya yaptığı yatırım, tanıtım, reklam ve pazarlama hacmi sebebiyle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının dikkatini çekmiş olması sebebiyle işbu davanın açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, taleplerin yersiz olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına 2011/80532 sayı ile tescilli "POLOSKA" markasının, davacı adına kayıtlı ''PALASKA'' ve ''PALLASKA'' markalarıyla görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, markaların aynı emtia sınıfında tescilli olduğu, tarafların aynı ticari alanda faaliyet gösterdiği, bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi doğurduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen markanın 2013 yılında tescil edildiği, davacının sonraki tarihli markayı bildiği veya bilmesi gerektiği tarihe ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmamakla birlikte eldeki davanın 2016 yılında açıldığı, tescil tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre itibariyle içtihadi olarak kabul edilen 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; marka taklidinin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasında hükümsüzlüğüne karar verilen marka numarasının 2011/50532 olarak yazılması (2011/80532 yazılması gerekirken), mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir maddi hatadan kaynaklanmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!