WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/572 E.  ,  2024/2789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1673 Esas, 2022/1694 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2011/296 E., 2022/373 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve temlik alan davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı ... ve temlik alan davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ..... ile asıl ve birleşen davada davalılar ile temlik alan ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar arasında ticari ilişki ya da herhangi bir bağlantı bulunmadığını, Şişli 6. İcra Dairesinin 2011/11958 E. sayılı dosyasında davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, gerçek ve yetkili imzalarına havi olmayan çek ve senetler sebebiyle icra tehdidi altında olduğunu iddia ederek yukarıda anılan takip dosyasına konu 17.07.2009 tanzim tarihli, 30.12.2009 vade tarihli, 200.000,00 euro bedelli senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

2.Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacı şirket aleyhine 10.07.2009 tanzim, 28.11.2009 vade tarihli, l.000.000,00 euro bedelli bonoya dayanılarak İstanbul 2. İcra Dairesinin 2011/9122 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, temsil ve ilzama yetkili olmayan, sahte imzalar kullanılmak sureti ile davacı şirketin borçlandırıldığını, bononun düzenleyeninin ... olduğunu, bonoda şirket kaşesi üzerinde bulunan imzanın şirket yetkilileri olan ... ve ...'na ait olmadığını, imzaların sahteliğinin bilirkişi raporu ile sübut bulduğunu, sahte senetlere ilişkin ... aleyhine savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek yukarıda anılan takip dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/322 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 12. İcra Dairesinin 2011/9257 E. sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin takibe konu bonoda cirolarının olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile özdeş olarak anılan ... tarafından müvekkiline verilmiş bonoda şirket kaşesi üzerinde ...'nin imzası bulunduğunu, davacı şirketin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile ... arasında hiçbir hukuki ve ticari münasebet bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile danışıklı, kasıt ve kötü niyetle davacı şirketi borçlandırmaya yönelik düşünce içerisinde oldukları iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

5.Birleşen İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/322 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

6.Birleşen İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/322 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senetlerde davacı şirket kaşesi altına atılı iki adet imza bulunduğu, bu imzalardan sol taraftaki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'ye ait olduğunun hem yaptırılan incelemelerden hem de davalının beyanlarından anlaşıldığı, uyuşmazlığın, şirket kaşesi altındaki sağ taraftaki imzanın şirket yetkililerine ait olup olmadığı noktasında toplandığı, adli tıp raporu, genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan rapor, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından aldırılan rapor, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan raporlar dikkate alındığında, davacı şirket adına atfen atılı imzalarla sağ taraftaki ikinci imzanın şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunun tam ve net olarak tespit edilemediği, söz konusu senetler sebebiyle davacı şirketin sorumlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan bilirkişi raporunda, asıl ve birleşen davaya konu senetlerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının belirtildiği gerekçesiyle asıl davada, davalı ... ve... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı temlik alan ... (temlik eden ...) aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı şirketin Şişli 6. İcra Dairesinin 2011/11958 E. sayılı dosyası ve bu dosyaya konu 200.000,00 euro bedelli senetten borçlu olmadığının tespitine, davalı ... ve... yönünden tazminat şartları oluşmadığından tazminat istemlerinin reddine, birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında, davalı ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, İstanbul 2. İcra Dairesinin 2011/9112 E. sayılı icra dosyası ve bu dosyaya konu 1.000.000,00 euro bedelli senetten borçlu olmadığının tespitine, davalı ... ... yönünden şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına, birleşen İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/322 E. sayılı dosyasında, davalı ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... (temlik alan ...) hakkında açılan davanın kabulüne, İstanbul 12. İcra Dairesinin 2011/9257 E. sayılı dosyasına konu dört adet 200.000,00 euro bedelli senetlerden borçlu olmadığının tespitine, davalı ... ... yönünden şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve temlik alan davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ..., temlik alan davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesinde davaya konu bonolar üzerindeki ikinci imzaların neticeten şirket yetkililerine ait olduğunun tespit edilemediği kabul edilerek söz konusu senetler sebebiyle davacı şirketin sorumlu olmadığı kanaatine ulaşıldığının belirtildiğini, Mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı raporlarda ikinci imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadığı konusunda müspet veya menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının ifade edildiğini, ispat külfetinin davalıda olduğunun kabul edildiğini, ancak özellikle davaya konu olayda gelişen maddi vakıalar, taraflar arasındaki yazışmalar, hisse devir sözleşmeleri, senetlerin bizzat şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından verilmesi vb. gibi durumlar itibariyle imza inkarına yönelik iş bu davada ikinci imzanın borçluya ait olmadığının net olarak tespit edilmesinde zorunluluk bulunduğunu, böyle bir tespit yapılmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketin %99 oranında ortağı, yönetim kurulu başkanı ve ticari temsilcisi olan kişinin imzası ile keşide ettiği bonolar sebebiyle...'nin ticari mümessil olarak görülmesinin ve senetler sebebiyle şirketin borçlu ve sorumlu kabul edilmesinin gerektiğini, hisse devir sözleşmesinin gözardı edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borçlu şirket yönetim kurulu başkanı... ile ...'in savcılık soruşturmasında tespit edilen mail yazışmalarının, protokol taslaklarının ve alacağın varlığının ispatlandığını, İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesince alınan raporun gözardı edildiğini, ...'in ağır ceza mahkemesi yargılamasında beraat ettiği hususunun gözardı edildiğini, borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı...'nin yargılamanın son aşamasında dosyaya sunduğu ve davaya konu senetleri kabul ve ikrar ettiği dilekçenin dikkate alınmadığını, davaya konu olayda yarışan iddialar karşısında meşru hamilin beyanına itibar edilmesinde zorunluluk bulunduğunu, davaya konu bonolardan 1.000.000 euro bedelli bononun dava tarihinden 1,5 yıl önce protesto edildiğini, geçen süre içinde sessiz kalınmakla bu yönü ile iş bu dava ve imzaya itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ...'nin müvekkiline olan borçlarının tasfiyesi amacıyla 2010 yılında protokol taslakları hazırladığını, müvekkilinin dolandırıcılık, sahtecilik, tefecilik ve tehdit suçları isnadı ile yapılan yargılama sonucunda nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik ve tefecillk suçundan beraatine karar verildiğini, tehdit iddiasına konu davanın ise uzlaşma aşamasında uzlaşılmak suretiyle düştüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporlarında senet üzerinde atılı bulunan ikinci imzaların davacı şirket yetkililerine aidiyeti konusunda kesin bir görüş bildiriminde bulunulamadığı, bir kıymetli evrakta ikinci imzanın sahteliğinin ileri sürülmesinin mümkün olduğu, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin, alacaklıya ait olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı ... ve temlik alan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve temlik alan davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ..., temlik alan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyanın Daireye intikalinden itibaren 10 gün içinde eksik inceleme ile karar verildiğini, davaya konu kambiyo senetlerinin .... ve vekili tarafından kabul edildiğini, bu hususta uzlaşma tutanağı bulunduğunu, davacı şirketin de sorumlu olduğunun kabul edildiğini, davacı şirketin %99 sahibi ve ticari mümessili tarafından yapılan bu ikrarın dikkate alınması gerektiğini, davacının geçerli bir imza itirazının olmadığını, ikinci imzaların sahte olduğu iddiasının dinlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu senetler üzerindeki ikinci imzaların ...'e ait olduğunu, davacı şirketin hisselerinin ...'den alınması sırasında davacı şirketin ....'e borçlu olduğunun kabul edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin senetlerden dolayı borçlu olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, davalara konu senetlerde davacı şirket yetkililerinin ikinci imzalarının sahte olduğu ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ve temlik alan davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında, 2.591.797,00 TL dava değeri üzerinden 177.045,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı alınmasına karar verilmesi gerekirken 117.045,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı alınmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir (Alınması gereken harcın/harçların ne kadar olması gerektiği hususu, re'sen dikkate alındığından aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemez).

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... ve temlik alan davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... ve temlik alan davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (3) numaralı bent olarak "Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/430 E. sayılı dosyasında, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 177.045,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 74.263,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 102.782,65 harcın davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.