11. Hukuk Dairesi 2023/5705 E. , 2024/3253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/277 Esas, 2017/350 Karar
DAVA TARİHİ : 04.05.2012
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, misli ile değişim, alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2011 tarihinde ... marka, 2011 model aracı davalı yetkili satıcıdan satın aldığını, 10.000 km. bakımı için yetkili servise götürdüğünde sol arka kapısının farklı renkte olduğunu gördüğünü, boya ölçümü yapılmasını istediğini, davalı yetkili servisin kapının orjinalden farklı renkte boyandığını tespit edip doğruladığını, dava dışı ... Otomobil Tic. Ltd. Şti.’ne (...) durumu sözlü olarak bildiren müvekkilinin üretim safhası dışında herhangi bir boyama işlemi yapılmadığı cevabını aldığını, ardından 14.10.2011 tarihli ihtarnamenin davalıya gönderilen ihtara da “üretim aşamasında meydana gelebilecek bir hatayı bilmesi veya bilebilecek durumda olmasının mümkün olmadığı” yönünde cevap verildiğini, dava dışı ...’nun ise hiç yanıt vermediğini, ancak müvekkilini görüşmeye davet ettiğini, bu görüşmede müvekkiline yetkili servisin tespitini öğrendiklerini, misli ile değişim ve bedel iadesini kabul etmediklerini söylediğini, ilerleyen süreçte aracı tekrar incelemişlerse de zaman kazanmaya yönelik davranışlardan sonra bir sonuç alınamadığını, araçta gizli ayıbın bulunduğunu, henüz üç yıllık garanti süresinin de dolmadığını ileri sürerek satış sözleşmesinin feshini, ayıplı aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde aracın iadesi ile satış bedeli olan 95.841,32 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tacir davacının satımdan bir yıldan uzun bir süre sonra gizli ayıp nedeniyle dava açamayacağını, 8 gün içinde muayene etmesi gerektiğini, 29.09.2011 tarihinde müvekkiline ait servise gelen aracın ayıbıyla ilgili ihtarnamenin 14.10.2011 tarihinde gönderildiğini, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını, aracın ayıptan ari orijinal boyası ile satılıp teslim edildiğini, tüm parçalarının imalatta öngörülen standartları taşıdığını, bakım esnasında boya ölçümü yapılmadığını, farklı boya ile boyandığının müvekkilince tespit edildiğine dair iddianın gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.10.2012 tarih, 2012/129 E. ve 2012/193 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih, 2013/16010 E. ve 2014/1319 K. sayılı kararıyla davacının davaya konu aracın kapısının boyasının orijinal olmadığını 29.09.2011 tarihinde aracı götürdüğü serviste öğrendiğini iddia ettiğini, bu durumu hemen ertesi gün maille ihbar olunan ... A.Ş.'ye bildirdiğini, bu durumda Mahkemece söz konusu mail üzerinde durulup ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususu gözetilmeden ve ayıbın niteliği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın 95.841,32 TL bedel ile davacı tarafından davalıdan satın alındığı, aracın 29.09.2011 tarihinde servise götürüldüğü sırada sol arka kapısında boya işlemindeki ayıbın tespit edildiği, davacının 30.09.2011 tarihli e-mail ile araçtaki ayıbı davanın ihbar edildiği ... Ltd. Şti.'ne bildirdiği, yapılan bilirkişi incelemesi ve bilirkişi raporuna göre; aracın sol arka kapısında meydana gelen ayıbın ilk bakışta anlaşılamayacağı, ancak uzmanlar tarafından yapılacak detaylı ve özel ekipman gerektiren muayene ile öğrenilebilecek gizli ayıp niteliği taşıdığı, ancak sol arka kapısındaki boya kalınlığı dışında malzemesinde, imalat yönteminde farklılık veya eksiklik olmadığının belirtildiği, aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmediği, araçtaki değer kaybının davacı tarafından talep olunabileceği, bu miktarın da bilirkişi raporuna göre; araçta sıfır (0) kilometrede iken orjinal satış değerinin %7'sine karşı gelecek şekilde değer kaybı oluştuğu, bunun ise 6.708,89 TL'ye tekabül ettiğinin belirtildiği, yasal sürede ayıp ihbarında bulunulduğu gerekçesiyle 6.708,89 TL (ayıp indirim tutarının) ihtarın tebliğ tarihi olan 19.10.2011 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın değer kaybı davası olmayıp misli ile değişim ya da bedel iadesine dayandığını, Mahkemece ayıp nedeni ile oluşan değer kaybından söz edilerek değer kaybına karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; e-maille yapılan bildirimin ihbar olarak kabul edilemeyeceğini, davacının ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, dava konusu aracın pert olduğunu, sigorta şirketinin piyasa rayicine göre ödeme yaptığını, davanın konusuz kaldığını, sigorta şirketinden ödeme ile ilgili bilgi alınması gerektiğini, bilirkişilerce fahiş değer düşüklüğü bedeli tespit edildiğini, kararın bu açıdan da bozulması gerektiğini, avans faizi değil yasal faiz işletilebileceğini, üreticilerin ikinci kat boya yapabildiklerini, üreticiden boya referans değerlerinin getirtilerek karşılaştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin feshi, misli ile değişim, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 194 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!