11. Hukuk Dairesi 2023/5673 E. , 2024/4368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/370 Esas, 2019/752 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 1998-21.03.2011 arasında davacı şirkette çalıştığını, mühendislik ve kalite güvence sorumlusu olarak görev aldığını, şirketin işleyişini ve müşteri çevresini öğrendiğini, belirsiz süreli iş sözleşmesinde davalının işten ayrılmasından sonra 5 yıl süreyle işverenin tedarikçileriyle veya müşterileriyle doğrudan doğruya yada dolaylı olarak ticari ilişki kurulmaması, işverenle rekabet yapılmaması hükmü bulunduğunu, davalının işten ayrılmadan önce müvekkil şirketle amaç ve konuları hemen hemen aynı olan davalı şirketi üçüncü kişilere kurdurduğunu, işten ayrıldıktan sonra da 07.10.2011 tarihinde davalı şirketin %50 hissesini devraldığını, işten ayrılmadan önce müvekkili şirketin iş yaptığı şirkete yüksek fiyatlar verdiğini, aynı iş için davalı firmanın daha düşük teklif vermesini sağlayarak bu işleri müvekkili şirketten davalı şirkete aktardığını, yine müvekkili şirkette çalıştığı dönemde siparişini aldığı proje aşamasındaki işlerle ilgili parçaların kabulünü yavaşlatıp, o firmalarda çalışmakta olan kişilerle el ve işbirliği yaparak bu işlerin önemli kısmını davalı şirkete aktardığını, davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek davalıların haksız rekabetinin tespiti, meni ve haksız kazanç nedeniyle yoksun kaldığı kazanç bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince şimdilik 25.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 22.10.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, davalıların elde ettiği kazancın davacının haksız rekabet sonucu uğradığı kazanç kaybı ve zararı olduğu dikkate alınarak dava dilekçesinde belirtilen 25.000,00 TL kazanç kaybı zararını 174.991,78 TL ye çıkardığını bildirerek bu tutarın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabet eyleminde bulunmadıklarını, kendi işlerini kurduklarını, davacı dışında aynı sektörde başka firmaların da bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.10.2012 tarih, 2012/257 E. ve 2012/339 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın davacı işveren ile davalı işçi arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ihlalinden kaynaklandığı, davaya bakmakla İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalı işçi yönünden mahkemenin görevsizliğine, diğer davalı şirket yönünden ise davanın tefrikine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.06.2013 tarih, 2012/18643 E. ve 2013/13305 K. sayılı kararıyla davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekirken, davalı M.... hakkındaki davaya bakmakla İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden görevsizlik kararı verilmesinin diğer davalı şirket yönünden ise davanın tefrik edilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ...'ın davacı şirkette 01.03.1998-21.03.2011 tarihlerinde satın alma, kalite sorumlusu olarak çalıştığı, 21.03.2011 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, davacı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren davalı ... Ltd. Şti.ne 07.10.2011 tarihinde ortak olduğu, davalının davacı şirket ile akdettiği belirsiz süreli iş sözleşmesinin F/7.madde hükmüne aykırı olarak davacı şirketten ayrıldıktan yaklaşık 7 ay sonra aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirkette ortak sıfatını aldığı, davalının davacı şirkette kalite-güvence sorumlusu olarak çalışmakta iken işten ayrılmasını takiben aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirkete ortak olmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü maddesine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği, davalı şirketçe üretilen tel klipsler, yaylı segman, tel kelepçeler gibi malzemelerin teknik resim üzerindeki malzeme cinsi, özelliği, ölçü ve boyutuna göre istenilen miktarda ve talep edilen standartlara göre CNC tezgahına sahip tüm makinelerde üretilmesinin mümkün olduğu ve yapılan bu çalışmanın özel bir çalışma olmadığı, davalı şirket tarafından imalatı yapılan ürünlerin imalat sırrı teşkil edebilecek nitelikte bulunmadığı, bu durumun rekabet yasağı kapsamına girmediği, rekabet yasağına ilişkin sözleşmede coğrafi açıdan bir sınırlandırılma bulunmadığı, davalı ... ...'ın davacı şirket ile yaptığı iş sözleşmesinin devamı süresince davacı şirket ile rekabet etmemesinin, iş sözleşmesinden doğan işçinin sadakat borcunun doğal bir sonucu olduğu, aksine davranışın iş sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu olayların haksız rekabet oluşturacağı, davalının henüz davacı şirkette çalıştığı dönemde davalı ... Ltd. Şti.ile kurduğu bağlantılar nedeniyle davacı şirkete ait müşteri portföyünden davalı şirket lehine yararlanmaya yönelik haksız bir rekabetin bulunduğu, davalı ... ....'ın davacı şirketteki işinden ayrıldığı ve davalı şirkete ortak olduğu 2011 yılı ile 2012-2013 dönemlerinde, davacı şirketin daha öncesinde müşterileri olan ... Termoteknik San. ve Tic. A.Ş., ... Aydınlatma San. Tic. A.Ş. ve ... Denizli .... San. Tic. A.Ş.'ne yaptığı satışlardan faaliyet karı elde ettiği, davacı şirketin 2011 yılı için 10.258,71 TL, 01.01.2012-dava tarihi 10.07.2012 dönemi için 6.826,67 TL olmak üzere toplam 17.085,38 TL kar kaybının meydana geldiği, davalı şirketin elde ettiği kar miktarına göre zarar tazmini talebinin yerinde olmadığı, dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş olmasına, ön inceleme duruşmasından sonra iddianın genişletilmesinin mümkün olmamasına, davacı vekili tarafından sunulan 22.10.2019 havale tarihli dilekçenin mahiyeti itibariyle ıslah değil miktar arttırım dilekçesi olmasına göre, hüküm altına alınan alacağa faiz yürütülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların haksız rekabet eyleminde bulunduklarının tespitine ve bu konudaki müdahalenin menine, davalıların yedinde bulunan ürünlerin bizatihi haksız rekabet oluşturmaması nedeniyle ürünlerin imhası talebinin reddine, kararın ilanına, 17.085,38 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz talebinin kabulünün gerektiğini, ıslah dilekçesinde açıkça davanın esas olarak ıslah edildiğinin belirtildiğini, 2010 yılı için zararının dikkate alınmasının gerektiğini, 2010 yılında haksız rekabetin başladığını, davacının kaybının 174.981,00 TL olduğunu, davanın bu miktar yönünden kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; imalat sırrı olmadığını, hangi sırdan faydalanarak menfaat sağladığının da ispatlanamadığını, satış hacminde azalma olmadığını, davacının zararının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
2. 6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!