WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5645 E.  ,  2024/3170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/592 Esas, 2019/648 Karar 07 (karşı dava),
HÜKÜM : Asıl, karşı ve birleşen davaların kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl, karşı ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ... vekili ve asıl - birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 432 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz süresi onbeş gün olup, bu süre aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. Yine aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi halinde süresinde yapılmayan temyiz istemiyle ilgili olarak mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Mahkeme tarafından verilen karar, asıl - birleşen davada davalılar vekiline 09.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi yasal süre geçirildikten sonra 12.06.2020 tarihinde verildiğinden asıl - birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak asıl - birleşen davada davalılar vekilinin süresi içinde davacı tarafın temyiz dilekçesine karşı cevap verdiği anlaşılmakla davalılar vekilinin 30.03.2020 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabulüne karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ... vekilinin ve katılma yoluyla asıl - birleşen davada davalılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... dışındaki davalılarla birlikte dava dışı ... Mobilya ve Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. şirketi kurduklarını, davalı ..., ve...’ın paylarını davalı babaları ...’a devir ettiklerini, böylelikle müvekkili ile davalı ...'ın şirkette %50 pay sahibi olduklarını, davalı ...'ın münferiden şirketi temsile yetkili olduğunu ve şirketi tek başına yönettiğini, kuruluşundan beri kar payı dağıtmadıklarını, davalıların usulsüz işlemlerle şirketten elde ettikleri gelirleri haksız yere mal edinerek sebepsiz zengnleştiklerini, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek şimdilik 6.000,00 YTL’nın reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; Şirket ortağı ...'in şirkete ait işlerden elde ettiği gelirlerden şimdilik 6.000,00 YTL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

3.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in müvekkilinin kardeşi, diğer davalıların ise ...’in çocukları olduğunu, tarafların 14/12/1984 tarihinde, müvekkilinin %50, davalı ...’ın %35, ..., ... ve ...’in ise %5'er hisse oranları ile dava dışı ... Mobilya ve Dekorasyon San Ltd. Şti.'yi kurduklarını, 25/01/1989 tarihinde ..., ... ve ...'in hisselerini babaları ...’e devrettiğini, davalıların şirketin kazancını kendi menfaatlerinde kullandığını ve kendi adlarına mal varlığı edindiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak başka mahkemede dava açtıklarını, ancak söz konusu dosyada yetkisizlik kararı verildiğini ve dosyanın Yargıtay’da olduğunu, bu davanın saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar nedeniyle açıldığını ileri sürerek 1.014.000,00 TL'nin 06.05.1986 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak haksız açılan davanın reddini istemiştir.

2.Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/159 E. sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, derdestlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, BK m. 126/4f’ye göre beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın esası yönünden de davacı ... ile müvekkillerinin kardeş olduğunu, şirkette yarı yarıya ortak olduklarını, 22.02.1989 tarihinden bu yana ortak olan davacının 23–24 yıl sonra dava açmasının BK m. 2’ye aykırı olduğunu, müvekkillerinin şahsi malvarlığı edinmediğini, 1997, 1998, 1999, 2001 ve 2002 yıllarına ait karın dağıtılmadığını, davacının şirketten kar payı aldığını, hem davacı hem de müvekkillerinden ...’in şirketi tek başına temsile yetkili olduğunu, şirketin kuruluş tarihinin 14.12.1984 olup, müvekkillerinden ..., ... ve ...’in hisselerinin %5 olduğunu, ancak bu müvekkillerinin hisselerini 1989 yılında devrederek sigortalı işçi olarak çalıştıklarını ve hiçbir zaman şirketin yönetiminde söz sahibi olmadıklarını, davacının iddialarının soyut ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
1.Davanın açıldığı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2008 tarih, 2007/306 E. ve 2008/406 K. sayılı kararı ile; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetki yönünden reddine dair verilen karar Dairemizin 13.07.2010 tarih, 2009/2541 E. ve 2010/8191 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş ve dosya yetkili Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

2.Mahkemece 02.11.2011 tarih, 2011/159 E. ve 2011/325 K. sayılı kararı ile dava ve karşı davanın limited şirket ortaklarının ortaklık ilişkisi ile sınırlı olmak kaydıyla birbirlerine karşı açıktıkları tazminat taleplerine ilişkin olduğu, davanın taraflarının ortağı bulunduğu "... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ikametgahı "1586/9 Sokak No:13 Salhane" adresinin Karşıyaka ilçesi sınırlarında değil Bayraklı ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, HMK'nun 331/2 madde hükmü gereğince bu aşamada yargılama gideri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.11.2012 tarih, 2012/587 E. ve 2012/17724 K. sayılı kararıyla "Mahkemece, yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Dava, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış bu mahkemece davaya bakmaya yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetki yönünden reddine dair verilen karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. İlk yetkisizlik karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 25/son ( HMK'nun ise 23/2 ) maddesinde temyiz incelemesi sonucu kesinleşen yetkiye ilişkin kararların davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağalayacağını öngörmüştür. Bu nedenle İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen yetkisizlik kararı gönderilen mahkemeyi de bağlayacağından dosyanın gönderildiği Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yetkisizlik kararı verilmesi mümkün bulunmamakla yerinde görülmeyen kararın bozulmasına..." karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı ...'in ortak ve müdürü oldukları ... Mobilya ve Dekorasyon Ltd. Şti.ne ait satış gelirleri ile 1997-1998-1999-2000-2001-2002 yıllarına ilişkin kar paylarının şirket kayıtlarında gösterilmeyerek davalılar yararına yapılan gayrımenkul alımlarında kullanıldığı, davalıların edindikleri ve bir kısmı dava tarihinden önce ya da sonra üçüncü kişilere satılan taşınmazların değerleri toplamının 2.221.017,00 TL olduğu halde davacı ile oğlunun edindikleri ve bir adedi dava tarihinden sonra üçüncü kişiye satılan taşınmazların değerleri toplamının ise 636.931,00 TL olduğu, buna göre davalılar tarafından edinilen taşınmazların değerleri toplamının davacı ile oğlunun edindiği taşınmazların değerleri toplamının 3 katından daha fazla olduğu, davacı tarafın asıl davadaki harçlandırdığı dava değeri olan 6.000,00 TL yi ve birleşen davadaki harçlandırdığı dava değeri olan 1.014.000,00 TL yi davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'den dava tarihi olan 09/05/2007 den işleyecek reestont faizi ile birlikte talep edebileceği, karşı davada harçlandırılan dava değeri olan 6.000,00 TL yi 09/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı ...'den isteyebileceği, her ne kadar davacı ve karşı davacı ortaklar tazminatı kendi lehlerine talep etmiş olsalar da istemin şirket yararına sonuç doğurması gerektiğinden bu miktarların kabulü ile ... Mobilya ve Dekorasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne verilmesinin hukuka ve olaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada 6.000,00 TL nin dava tarihi 09.05.2007 den itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ilgili ... Mobilya ve Dekorasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, alacağın davacı ...'e ödenmesine ilişkin talebin reddine, karşı davada 6.000,00 TL'nin 09.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı ...'den alınarak ilgili ... Mobilya ve Dekorasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne verilmesine, alacağın karşı davacı ...'e ödenmesine ilişkin talebin reddine, birleşen davada 1.014.000,00 TL'nin 09.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte karşı davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ilgili ... Mobilya ve Dekorasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.ne verilmesine alacağın davacı ...'e ödenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin doğrudan zararı söz konusu olduğundan mahkemece asıl ve birleşen davada hükmedilen tazminatların şirkete değil müvekkili lehine verilmesi gerektiğini, davanın 6762 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesine istinaden açıldığını, zararın şirketin değil müvekkilinin olduğunu, şirketin uğradığı bir zarar bulunmadığını, verilen kararın hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, karşı davada davacının davasını ispatlayamadığını, alınan bilirkişi raporunda bu durumun tespit eidldiğini, karşı davanı reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; ceza ve hukuk zamanaşımlarınının dolduğunu ve davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davalılardan....,...,.., ve ....in şirket ortağı olmadıklarını, sigortalı çalışan olduklarını, bu müvekkillerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, hukuk hakiminin taleple bağlı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı beyan dilekçelerinin dikkate alınmadığını, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, karşı dava ve birleşen dava, limited şirket ortaklarının ve yöneticinin sorumluluğu ve haksız fiil hükümlerine dayanılarak yönetici ve ortaklar ile ortak olmayan diğer davalılara karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336 ve 556 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dava, şirketin mevcut ve önceki ortaları aleyhine açılmış 6762 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesine dayalı sorumluluk davasıdır.

Dava dilekçesinde şirketin uzun yıllardır kar payı dağıtmadığı, dağıtılmayan kar paylarının davalıların uhdesinde kaldığı iddia edilerek kar payının davalılardan tahsili istenmiş, öte yandan davalıların satın aldıkları taşınmazların bedellerinin şirket gelirlerinden-kasasından ödenerek şirketin ve dolaylı olarak da şirket ortağı sıfatıyla davacının zarara uğratıldığı iddia edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yetki hususu çözümlendikten sonra bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda asıl, birleşen ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir. Mahkeme kararında yalnızca bilirkişi raporuna dayanılmış tarafların iddia, savunma ve dosya içerisindeki deliller tartışılmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalılar...,...,...,1989 yılında paylarını devretmeleri nedeniyle bu davalıların ortaklık ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve yönetici sıfatını taşımadıkları gözetildiğinde bu davalılar hakkında davanın reddi gerektiği halde kabule karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Öte yandan kar payına ilişkin talebin muhatabı dava dışı şirket olup husumetin şirkete yöneltilmesi gerekirken davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması da doğru görülmemiş kararın bu yönden de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3. Şirketin parası kullanılarak alınan gayrimenkullerin davalılarca 3. kişilere satılması nedeniyle oluşan zararın davacı ortak tarafından davalı yöneticiden istenebilmesi için bu zararın davacı açısından doğrudan zarar niteliğinde olması gerekir. Dolaylı zararlar ancak şirkete ödenmek üzere ortak tarafından talep edilebilir. Davacı, dava dilekçesinde açıkça tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği halde, talep aşılarak tazminatın şirkete ödenmesine karar verilmiş olması da doğru görülmemiş kararın asıl, birleşen ve karşı davaların tarafları yararına bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl - birleşen davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

2. Asıl - birleşen davada davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin KABULÜNE,

3.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.