11. Hukuk Dairesi 2023/5641 E. , 2024/3522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/351 Esas, 2022/134 Karar
HÜKÜM :Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA :Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/384 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl tazminat, birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; banka çalışanı olan dava dışı ...’ın bazı banka müşterilerinin hesaplarından usulsüz olarak davalı ...’ın hesabına para aktarması sebebiyle bankanın zarara uğradığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 610.595,00 euro ile 186.540,00 TL zararın şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 640.347,23 euro ve 188.602,48 TL’ye yükseltmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarındaki 1.243.053,78 TL’nin müvekillerine ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ... aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.05.2016 tarihli, 2009/375 E., 2016/419 K. sayılı kararı ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile; 98.883,00 TL'nin, 91.546,00 TL'ye 13.07.2009 tarihinden, 7.337,00 TL'ye 18.10.2005 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine; davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 89.400,00 TL'nin 07.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.10.2018 tarih, 2016/13491 E., 2018/6683 K. sayılı kararıyla birleşen davada davacı... hakkında verilen hükme yönelik taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, asıl davada davalı birleşen davada davacı .....'ın sanık olduğu Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/461 E., 2015/456 K. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada, sanık ...'ın dava dışı sanık..... ile bankaya ait paraları zimmetine geçirdiği gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, ceza davası henüz kesinleşmediği, ceza dosyasındaki maddi vakıanın bağlayıcı olduğu nazara alınıp, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması ve kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı, asıl davada davacı banka vekili tarafından 30.07.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 640.347,23 euro ve 188.602,48 TL'nin davalılardan tahsili talep edildiği, bu ıslah dilekçesi nazara alınmadan hüküm tesisinin de doğru görülmediğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/461 E., 2015/456 K. sayılı dosyasında, sanık ...'ın sanık ..... ile birlikte ..... Şekerbank Şubesine ait paraları zimmetine geçirdiği sabit olmakla cezalandırılmasına karar verildiği, öğreti ve uygulamada hukuk hakiminin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olduğu, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediğine ilişkin olduğu, asıl davada davalı ...'ın ..... Şekerbank Şubesine ait paraları zimmetine geçirdiği sabit olmakla davalı ...'in sorumlu olduğu miktarın tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporuna göre ise; banka zararının 543.120,00 euro ve 363.276,00 TL olduğu, ...'ın zararının 89.400,00 TL, ...'ın ise 91.546,00 ve Malan Gruba yapılan aktarımlar nedeniyle de 7.337,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 543.120,00 euronun 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarınca euro hesabı ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, 188.602,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden; 98.883,00 TL'nin, 91.546,00 TL'ye 13.07.2009 tarihinden, 7.337,00 TL'ye 18.10.2005 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline, ... yönünden, 89.400,00 TL'nin 07.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdantahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davada ... hakkında verilen hükme yönelik tüm temyiz ve karar düzeltme talepleri kabul edilmediğini ve ... yönünden davanın kesinleştiğini, Ancak birleşen davada davacı ... yönünden yeniden karar verildiğini ve hatta yeniden vekalet ücretine hükmedildiğini, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli, 2011/461 E., 2015/456 K. sayılı ilamında “söz konusu tüm işlem ve tutarların ...’ın talimatları doğrultusunda yapıldığı” açıkça belirtildiğini, davalı ...'ın herhangi bir itirazda bulunmadığı kendisinin onayları ile işlemlerin yürütüldüğü ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğunu, ödenmesine karar verilen 91.546,00 TL, ...'ın talimatları doğrultusunda yapılmış olduğundan ...’ın bu yönde bir zararı bulunmadığını, müvekkili Bankanın 01.06.2009 tarihli müfettiş raporunda belirtilen euro zararı farklılık arz ettiğini, müfettiş raporunda 610.595.00 euro olarak hesaplanırken bilirkişi raporunda bu kalemin 543.102,00 euro olarak hesaplandığını, bu zararın iki raporda farklılaşmasının nedeni araştırılmadığını, TL kaleminden oluşan banka zararı hüküm kısmında her ne kadar 188.602,48 TL olarak belirtilmişse de gerekçede 363.276.00 TL olduğu belirtilmiş, ancak hüküm kısmında bu tutar herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin 188.602,48 TL olarak yazıldığı, hüküm ile gerekçenin çeliştiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler 10.12.2015 tarihinde hazırladıkları raporda eksik olarak tespit ettikleri hususların hiçbirisine ve birleşen davadaki davacının itirazlarına değinmeyerek ve de davalı ...Ş.'nin teftiş kurulu tarafından hazırlanan raporun aynısını raporlarına yazarak adeta ilk raporları ile çelişen bir rapor tanzim ettiklerini, müvekkili ...’ın banka şubesinde bulunan vadeli mevduatı ve çek karşılığı kullandığı kredili hesabı hiçbir şekilde incelenmediği ve adeta bu hesaplar buharlaştırılarak yok edildiğini, müvekkili ...'ın yüksek işlem hacmine sahip hesabı inceleme dışı bırakıldığını, bu hesaba müvekkili tarafından yatırılan çekler, bonolar, bu hesaptan yapılan ödemeler ve bu hesabın akibeti tam anlamıyla irdelenmediğini, bu hesaba ilişkin hesap ekstresi dosyaya sunulmadığı gibi bu hesaba yatırılan 1.278.328,00 TL’nin akibetinin de belli olmadığı ileri sürülerek bilirkişilerden ek rapor alınması, bilirkişilerin kendi ilk raporlarında da açıkça belirtildiği gibi müvekkillerin bütün hesapları üzerinde ayrıntılı, açıklamalı ve belgeleri de eklenerek denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılması, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesinin Mahkemeden talep edildiğini, ancak bu talebin değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava tazminat, birleşen dava alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 74 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenler ... ve Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne yükletilmesine,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen davada davacı ...'a iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!