WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5619 E.  ,  2024/2837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/33 Esas, 2020/461 Karar
HÜKÜM :Kabul

Taraflar arasındaki borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hamili olduğu çekin rızası hilafına elinden çıkarak takas yolu ile ibraz edildiğini ve davalı banka tarafından İstanbul Anadolu 24. İcra müdürlüğünün 2014/6796 E. sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu ileri sürerek, davalılara dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin bankaya müşterisi olan diğer davalı tarafından kredi borçlarına mahsup edilmek üzere verildiğini, davacının iddialarının şahsi defi olması nedeni ile müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; dava konusu olan çekin herhangi bir ticari ilişkiye dayanmadan ve yanlışlık neticesinde eline geçtiğini, kredi kullanırken bankaya verdiğini ve davacı şirketin mağdur olduğunu belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemenin 17.05.2016 tarih, 2014/128 E. ve 2016/479 K. sayılı ilamı ile; davalı MTB şirketi temsilcisinin ikrarı nedeniyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı MTB şirketi hakkındaki davanın kabulüne, kötü niyetli hamil olduğu ispat edilemediğinden bahisle diğer davalı banka hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarih, 2016/15065 E. ve 2018/723 K. sayılı ilamı ile; dava konusu çeke ilişkin olarak davalı bankanın herhangi bir sıfatı bulunmayıp, yalnızca çek hakkında ödeme yasağı bulunduğunu tespit ettiği, çeki muhatap bankaya ibraz edenin diğer davalı şirket olduğu, davalı bankanın, çekte herhangi bir alacaklı sıfatının bulunmasına rağmen davacı hakkında takip başlatarak alacak isteminde bulunduğu gözetilmeden, bu davalı hakkında da davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile; davacı şirket yetkilisinin ikrarı nedeni ile davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği, davalı bankanın ise alacaklı sıfatı bulunmadığı halde çeke dayalı olarak istemde bulunduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden de davanın kabulü yoluna gidildiği, menfi tespit davası devam ederken davacı tarafça davalı bankaya ödeme yapıldığı gerekçesi ile dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalı bankaya ödenen 217.275,00 TL'nin davalıdan istirdadına ve kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/12-643 E. ve 2022/1494 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere alacaklı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulünün gerektiğini, yine 11. Hukuk Dairesinin 2020/6421 E. ve 2022/584 sayılı ilamında da aynı hususun vurgulandığını, davacı yanın yasal takip ödemesi yazarak ödeme yaptığını, bu şekilde borcu kabul ettiğini, davacı tarafın çeki kaybettiğine yönelik iddialarını ispat edemeyip, çeki devir niyeti ile ciro ettiğini, çeki devretme niyeti bulunmadan ciro etmenin hayatın olağan akışına aykırı bir durum oluşturduğunu, müvekkilinin çeki elinde bulunduran yetkili hamil olduğunu ve ciroya gerek bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı bankaya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.