WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5610 E.  ,  2024/2860 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/631 Esas, 2022/469 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İran’dan getirilen kimyasal madde emtiasının müvekkili tarafından taşındığını ancak Eskişehir Garında ... tarafından emtiaya el konulduğunu, emtianın alıcısının ..., gümrük müşavirinin ise ... olduğunu, taşıma ücretinin ödenmediğini, İran Demiryollarına ait vagonlarla taşınan emtianın uzun süre bu vagonlarda kalması nedeniyle müvekkili tarafından sejur ücreti ödendiğini, vagonlar arasında aktarma yapılması nedeniyle masraf yapıldığını ve emtianın müvekkiline ait vagonlara aktarılması sonucunda uzun süre bu vagonlarda kaldığını ve müvekkiline ardiye ücreti ödenmediğini ileri sürerek, 299.130,50 YTL (164.881,60 euro)+2.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 20.09.2011 tarih, 2006/413 E. ve 2011/357 K. sayılı kararı ile, 5 adet vagonun İran'dan Eskişehir'e geldiğinde vagonların kimyevi madde yüklü olduğu, Eskişehir Garında alıcısının başvurusunu beklerken Eskişehir Gümrük Müdürlüğü tarafından 21/11/2005 tarihinde el konulduğu, bunlarla ilgili işlemler devam ederken, 24/11/2005 ve 28/11/2005 tarihinde gelen 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, alıcı firmaya ve gümrük müşaviri ...'ndan davacı kurum tarafından 33.752 Euro taşıma ve sejür ücretinin talep olunduğu, vagonlardaki ürünlerin TCDD vagonlarına aktarıldığı, bu iş için 2.000,00 TL'nin ödendiği, söz konusu taşıma ücretlerinin davalılar tarafından ödenmediği, kusura yönelik aldırılan bilirkişi raporunda, dosyadaki tüm evrakların tetkik edildiği, raporun sonuç bölümünde davalıların pozisyonları değerlendirilerek ve konuya ilişkin 4926 sayılı kanunla analiz edilmek suretiyle yapılan değerlendirmede davalı ... İdaresinin %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, TCDD'nin kaçak emtiayı muhafaza konusunda yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yanlış ve yanıltıcı bir beyan söz konusu olmadığından alıcı ...'in ve gümrük müşaviri olan ...'nun da bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının tümünün Gümrük İdaresinde gösterilmesinin dosyanın kapsamına ve olayın oluşuna uygun düştüğü, bu yönü ile raporun hükme esas alınmaya değer nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişi raporuna göre toplam alacak miktarının 68.140,48 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça ardiye ücreti talep edilse de 30.01.1985 tarihli ve 85/9053 sayılı resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararına göre ardiye ücretinin alınamayacağı, davacı tarafça 4926 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile söz konusu genelgenin ortadan kalktığı ve kanunun genelgeden üstün olduğu, bu nedenle kanunun uygulanması gerektiği ileriye sürülse de söz konusu genelgenin detayları düzenleyen ve kanunda açıkça belirtilmeyen hususa ilişkin olduğu dolayısıyla kanunun genelgeden üstün olduğu açık ise de genelgenin ayrıntıya inen bir konuda düzenlendiği ve kanunun bu konuda açık hüküm belirtmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taşıma ücreti, sejur ücreti, açma kapama ücreti olmak üzere 41.227 Euro karşılığı 66.140,48 TL'nin ve 2.000,00 TL aktarım bedeli olmak üzere toplam 68.140,48 TL'nin 13.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İdaresinden alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ...'na ve ...'e karşı açılan davaların reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 06.02.2013 tarih, 2012/191 E. ve 2013/1969 K. sayılı kararıyla davacı Kurumun davalılardan Birol’a ait, davaya konu likit kimyasal madde emtiasını İran’dan teslim alıp varış noktası olan Eskişehir’e taşıdığı, kararlaştırılan taşıma ücretini de bu masrafa ilişkin olup taşıma ücretinin davacının akidi olan Birol’dan tahsili gerekirken taşıma konusunda her hangi bir edim yükümlülüğü bulunmayan davalı ... hakkında tahsil hükmü kurulmasının isabetli olmadığı, dosya içeriğinden davaya konu olan yüke kaçak olduğu gerekçesiyle el konulduğu ve bu hususta davalı ...’in de aralarında bulunduğu ilgililer hakkında ceza davası açıldığının anlaşıldığı, diğer taleplerin yerindeliğinin malın kaçak olup olmadığı noktasında düğümlendiğinden ceza davası sonucu beklenip sonucuna göre talep edilen alacaklardan hangi davalının sorumlu olacağına karar vermek gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.03.2018 tarih, 2013/727 E. ve 2018/292 K. sayılı kararı ile 5 vagondaki emtiaya 21.11.2005 tarihinde el konulduğu, bunlarla ilgili işlemler devam ederken, 24.11.2005 ve 28.11.2005 tarihinde gelen 8 vagona da el konulduğu, yapılan tahliller sonucunda kimyevi maddenin motorin olarak kullanılabilecek bir petrol ürünü olduğunun belirlendiği, davalı ... aleyhine açılan ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü, davalı ...'nun aleyhine açılan ceza davasında sadece gümrük işlemini yerine getirdiği gerekçesi ile beraat kararı verildiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, taşıma ücretinden davacının akidi davalı ...’in sorumlu olduğu, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda 85/9053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın yürürlükten kaldırıldığına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle anılan kararın halen yürürlükte olduğundan ardiye ücreti talebinin reddi gerektiği, sejür ücreti, acma kapama ücreti toplamı olan 25.430 euro ile 2.000,00 TL aktarım bedelinde de davalı ... Müsteşarlığının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davanın davalı ... yönünden reddine, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, 15.797,00 euro taşıma ücretinin bu davalıdan tahsiline, davanın davalı ... Bakanlığı yönünden kısmen kabulüne, sejür ücreti, açma kapama ücreti toplamı 25.430,00 euro ile 2.000,00 TL aktarım bedelinin bu davalıdan tahsiline fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 09.10.2019 tarih, 2018/4508 E. ve 2019/6334 K. sayılı kararıyla, davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yasada gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazandığı, 6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, geçici 1 inci maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceğinin düzenlendiği, somut olayda davacının TCDD Genel Müdürlüğü olduğu, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin dava derdestken 17.06.2016 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, bu durumda mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa Şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, yapılacak değerlendirmede, hak sahibinin TCDD Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatının son bulup, Şirketin taraf sıfatını kazanacağı, şu halde Mahkemece, yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dairemizin 18.11.2021 tarih, 2020/226 E., 2021/6353 K. sayılı kararıyla, her ne kadar davanın devamı esnasında 6461 sayılı Kanun TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin tüzel kişilik kazandığı ve anılan Kanunun geçici 1. maddesi (a) ve (b) bendi uyarınca TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiş ise de; TCDD sorumluluğunda olan yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davalar için kanun metninde herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, bu itibarla, yük ve yolcu taşıma işlerinden kaynaklanan davaların kendi mecrasında devam etmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.10.2019 tarih 2018/4508 E., 2019/6334 K. sayılı ilamının kaldırılarak işin esasına girilmesine ve davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildiği, davacının dava dilekçesinde taşıma, ardiye, sejür, açma kapama, numune alma, aktarma şeklinde kalemler halinde belirttiği ücretler toplamının tahsili talebinde bulunduğu, Dairemizin 06.02.2013 tarih 2012/191 E., 2013/1969 K. sayılı ilamında taşıma ücretinin davacının akidi olan davalı ...’den istenebileceği, davalı ... Müşteşarlığı’ndan tahsiline ilişkin kararın doğru olmadığının belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak taşıma ücreti dışında kalan ve yukarıda sayılan diğer ücretler yönünden, 02.01.2009 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu raporun denetime elverişli olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan diğer raporlar ile de farklı görüşler içerdiği, diğer raporların ise uyuşmazlığın çözümüne ışık tutmaktan uzak ve yetersiz olduğu, bu itibarla mahkemece taşıma ücreti dışında kalan talepler yönünden davacıya talebinin açıklattırılması, akabinde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak her bir ücretin dayanağı olan işlemin ne olduğunun, ne surette gerçekleştirildiğinin ve bu işlem sebebiyle davacı tarafından yapılan masrafların delilleriyle birlikte incelenmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 25.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin özellikle 64 üncü maddesinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün açıklanan bu sebeple taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerektiği, yine kabul şekli itibariyle, taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olup, dava ticari nitelikte olduğundan avans oranında ticari faize hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerektiği, kabule göre, davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde talebini ‘299.130,50 YTL (164.881,60 euro+2.000,00 YTL)’ şeklinde Türk Lirası olarak, 23.01.2007 tarihli 1 inci celsede ise 'döviz ve YTL üzerinden alacaklarımızın hüküm altına alınmasını istiyoruz’ şeklinde euro ve Türk Lirası olarak belirttiği, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunun 83 üncü maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesinin mümkün olmadığı, somut olayda da, davacının dava dilekçesinde tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, yargılama aşamasında ise alacağın bir bölümünün yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davacının, alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesi yönündeki tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken euro ve TL üzerinden hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerektiği, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 25.272,20 TL taşıma ücretinin 13.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, sejur ücreti, açma kapama ücreti, numune verme ücreti, ardiye ücreti ve aktarma ücretine ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine, alınması gereken 1.726,54 TL harç ile davacı kurum harçtan muaf olduğundan dava açılışta alınması gereken 80,70 TL peşin harç toplamı olan 1.807,24 TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yapılan toplam 2.413,35 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı gözönünde bulundurularak 204,00 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 27.619,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Müsteşarlığına verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 07.01.1932 tarih ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’da ardiye ücreti ile ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmediğinden bu konudaki uygulamanın nasıl olacağına dair açıklama ihtiva eden 30.01.1985 tarihli Bakanlar Kurulu Kararının 1918 sayılı Kanunun ılga olması ile birlikte kendiliğinden ılga olduğu, aksi görüş içeren mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca kamu kurumlarının ücretsiz mal ve hizmet üretemeyeceğinin düzenlendiğini,4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve bu kanuna göre çıkarılan “El Konulan Eşyanın Teslim ve Saklanmasına Dair” Yönetmeliğin 6 ıncı maddesi gereğince; Gümrük Müdürlüğü tarafından kaçak zannıyla el konulan eşyanın muhafazasından Gümrük İdaresinin sorumlu olacağı hüküm altına alındığını, benzer bir kararda ardiye ücreti alacağının kabulüne karar verildiğini, benzer olaylarda çelişkili karar verilmesinin hukuka olan güveni sarsacağını, dava konusu alacağın taşıma sözleşmesinden, ardiye ücretinden, sejur ücretinden, numune verme ve açma kapama ücretinden oluşan ve ticari işlemlerden oluşan bir alacak olmasına rağmen Avans Oranlı Ticari Temerrüt faizine hükmedilmeyip yasal faize hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili aleyhine açılan davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesine rağmen lehlerine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrıca yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmadığını belirterek kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kaçak olduğu iddia edilen kimyasal madde emtiasının davalı ... Müdürlüğü tarafından el konulmasından kaynaklanan taşıma, ardiye ve sejur ücretlerinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun'un geçici 1 inci maddesinin (a) ve (b) bentleri.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dairemizin 18.11.2021 tarihli, 2020/226 E., 2021/6353 K. sayılı kararı ile, taşıma sözleşmesinin Ticaret Kanununda düzenlendiği ve davanın ticari nitelikte olduğu belirtilerek avans oranında ticari faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün davacı yararınca bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamı doğrultusunda avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün davacı yararına bozulması gerekmektedir.

3. Ayrıca, mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine karar verildiği halde, bu husus göz önünde bulundurularak, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tüm talepler üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerine dair hüküm kurulmaması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.