11. Hukuk Dairesi 2023/5560 E. , 2024/2922 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/127 Esas, 2023/584 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete 43.200,00 Alman Markı yatırdığını, davacı tarafından paranın tamamının geri alınacağı ve yüksek faizle ödeneceği garantisi ile davalı şirkete ödendiğini, 22.10.2000 tarihli teslim tesellüm belgesi adlı belge çerçevesinde davalıya ait hisse senetlerinin davacıya verildiğini, davacının hile ile davalı şirkete ortak yapıldığını ileri sürerek, 43.200,00 DM'nin karşılığı olan 22.807,81 euronun tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkete ortak olduğunu, davalı şirketin kendi hisselerini iktisap edemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 24.02.2021 tarih, 2021/3446 E. ve 2022/5556 K. sayılı kararı ile 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41 inci maddesinde 25.03.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği, işbu geçici 4 üncü maddede ''31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmünün düzenlendiği, açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.09.2022 tarih, 2021/3446 E. ve 2022/5556 K. sayılı kararıyla bir anonim ortaklığın 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi için 31.12.2014 tarihine kadar pay sahibi sayısı nedeniyle paylarının halka arz olunmuş sayılması, yani anılan tarihe kadar en az 500 ortağının bulunması ve paylarının borsada işlem görmesi gerektiği, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve 11801 sayılı yazısı eki belgelerden, 25.11.2011 tarih ve 39/1066 sayılı kararı ile İMKB tarafından belirlenecek pazar veya platformda üyelik için başvuruda bulunduğu, ancak eksikliklerini tamamlamadığı, eksikliklerini tamamlaması için bilgilendirmesine karar verildiği, 03.04.2015 tarih ve 9/372 sayılı kurul kararıyla da Sermaye Piyasası Kanunu kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, davalı şirketin yukarıda belirtilen yasa kapsamında belirtilen şartları sağlamadığı, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmdığı, kararın bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.06.2023 tarih, 2023/127 E. ve 2023/584 K. sayılı kararı ile davacının yaptığı işlemi bir hisse senedi alımı değil, geri alım güvenceli bir tür kredi işlemi olduğu, davalı tarafça satılan senet bedelleri karşılığında katılım paylarının iade edileceğini davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren ilanlar ile duyurduğu, dolayısıyla yapılan satış işleminin 6098 sayılı Borçlar Kanununa aykırılık teşkil ettiğinden geçersiz olduğu, davacının ödemiş olduğu 43.200,00 DM'nin karşılığı 22.114,08 euro olarak geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayın bozma ilamında belirtilen kanun hükmü kapsamında olduğunu, kötü niyetinin bulunmadığını, zamanaşımı itirazının reddinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, yasal faiz olması gerektiğini, karar tarihinden hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafça, davalının var olduğu ileri sürülen haksız ve hukuka aykırı fiilleri sonucu davalı şirkete yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!