11. Hukuk Dairesi 2023/5554 E. , 2023/6276 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Hatice Esra Sarıoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkili ile imzaladığı 15.02.2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile 03.02.2025 tarihine kadar davalıdan doğmuş/doğacak alacaklarının 2.000.000,00 TL tutarındaki kısmını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin 24.03.2016 tarihinde temliknameyi davalıya bildirdiğini, davalının bu yazıya cevabi yazısında “takip dosyalarında gönderilen haciz ihbarnameleri olduğunu, temlik edenle olan sözleşmeyi de 16.03.2016 tarihinde feshettiklerini” bildirip hesaplaşma neticesinde temlik edenin şirketten alacağının bulunması halinde haciz alacaklılarına ödeme yapılacağını, bakiye kalması halinde müvekkiline ödeneceğini belirttiğini, bu yazıya müteakip Mahkemeye başvurarak tevdi mahalli tayini istediğini, Mahkemece depo hesabı gösterildiğini, alacağın ancak müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek alacağın müvekkiline aidiyetinin ve bu surette müvekkilinin temlik eden yerine kaim olarak davalıdan alacaklı bulunduğunun tespitini, davalının tevdi mahalline yatırdığı temlik edenin alacağından muaccel olduğu beyan edilen 470.000,00 TL’nin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muhtelif icra dosyalarından N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkilinden olan alacakları için haciz ihbarnameleri gönderildiğini, alacağın kime ödeneceği hususunda tereddüt yaşayan müvekkilinin Mahkemece belirlenen tevdi mahalline borçlunun alacak tutarı olan 431.828,00 TL’yi yatırdığını, davalının borçlu şirketle olan sözleşmesini 14.02.2016 tarihinde feshettiğini, bayi ile yapılan sözleşmede bayinin hak ve yükümlülüklerini ancak izin ile devredebileceğinin kararlaştırıldığını, bu yönde bir izin alınmadığını, davacının ayrıca borçlusu aleyhine başlattığı takiplerde müvekkiline gönderilen haciz ihbarnamelerinin sıraya alındığını, temliğin bildirildiği tarih itibariyle N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin alacakları üzerine konulmuş hacizlerin bulunduğunu, bu sebeple davacıya bir ödeme yapılamayacağını, müvekkilinin tevdi mahalline ödeme yapmakla borcundan kurtulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik sözleşmesinin 15.02.2016 tarihinde yapılıp davalıya 24.03.2016 tarihinde bildirildiği, her ne kadar davalı 16.03.2016 tarihinde asıl sözleşmeyi feshettiğini beyan etmişse de temlik anında sözleşme ayakta ve geçerli olduğundan davalının buna ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesine göre borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceği, davalının bu temlik yasağını davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün ve haklı olduğu, davacının alacağın varlığını, sözleşme ile temlik yasağı getirilip getirilmediğini denetlemeden temlik aldığını, temlik alanın hangi sözleşmeye göre doğan hangi alacağı temlik aldığını net biçimde araştırmak ve bilmek durumunda olduğunu, asıl sözleşmeyi görmeden temliknameyi imzaladığı savunmasının, devri davalının rızası şartına bağlanmış olan temliknameyi davalı için bağlayıcı hale getirmeyeceği, davacının temliknamede alacağı temlik alan kişi olduğundan hareketle bu davayı açtığı, temlik yasağı üzerine davacının gerçekte temlik alan olamayacağı, temliknamenin geçersiz olması nedeniyle dava dışı N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin davalıdan alacağı olup olmadığı, ne kadar alacağı olduğu hususlarının önem arz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın temliki için borçlunun rızasının aranamayacağını, 24.03.2016 tarihinde temlik bildirildiği halde davalının itiraz etmediğini, hatta temliki kabul ettiğine dair 11.04.2016 tarihli yazıyı paylaştığını, böylece temlike rıza verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu Turkcell İletş. Hiz. A.Ş. ile temlik eden alacaklı N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 26.11.2008 tarihli sözleşmenin 7.2 maddesinde Turkcell'in yazılı izni olmaksızın alacağın temlik edilemeyeceği kararlaştırılmışsa da, davalının davacıya hitaben düzenlediği 11.04.2016 tarihli yazı ile, alacak üzerindeki hacizler nedeniyle öncelikle haciz alacaklısına ödeme yapılacağı, bakiye tutar kalması halinde ise davacıya ödeme yapılacağı belirtilerek temlik işlemine örtülü muvafakat verildiği, nitekim davalı vekilinin 2 nci cevap dilekçesinde de bu husus belirtilerek temlik işlemine muvafakatın kabul edildiği, İlk Derece Mahkemesince sözleşmedeki temlik yasağı nedeniyle temlikin davalı için bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, davalının başvurusu sonucu verilen tevdi mahalli tayini kararı üzerine, 431.828,37 TL tutarın 30.06.2016 tarihinde tevdi mahalline yatırıldığı, davacı ile temlik eden arasında düzenlenen 15.02.2016 tarihli temliknamenin temlik alan davacı tarafından borçlu davalıya 24.03.2016 tarihinde bildirildiği, davacının temlik eden alacaklı N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. aleyhine takip başlattığı, haciz ihbarnamelerinin borçluya sırasıyla 25.04.2016 ve 11.05.2016 tarihlerinde tebliğ edildiği, yine Karaelmas Vergi Dairesinin 24.03.2016 tarihli haciz bildirisinin gönderildiği, Zonguldak 3. İcra Dairesinin 2016/1957 E. ve 2016/1624 E. sayılı dosyalarında ise alacaklılar İNG Bank ve Türk Ekonomi Bankası tarafından borçlu N.T Teknoloji Ürünleri İletişim Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkında takipler başlatıldığı, Zonguldak 3. İcra Dairesinin 2016/1624 E. sayılı dosyasındaki haciz ihbarnamesinin, temlikin davalıya bildirildiği 24.03.2016 tarihinden önce 15.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, Zonguldak 3. İcra Dairesinin 2016/1957 E. sayılı dosyasına dayanak Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/21 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının temlik bildiriminden önce 22.03.2016 tarihinde alındığı, yine 2016/1957 E. sayılı dosyaya dayanak Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/19 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının da temlik bildiriminden önce 10.03.2016 tarihinde verildiği, 6098 sayılı Kanun’un 187 nci maddesinin birinci fıkrasında “kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hakim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur” denildiği, temlik tutarları hacizli bulunduğundan davalının tevdii mahalli tayin ettirmek suretiyle borçtan kurtulduğu, davacının temlik edenden olan alacaklarının tahsili istemiyle takipler başlattığı, temlik sözleşmesinin kendisine bildirilmesinden önce haczedilmiş olan ve sonrasında da muhtelif takiplerde haczedilen borcu tevdi mahalline yatıran davalının bu suretle borçtan kurtulmuş olup, davacının para üzerinde hak iddia edenler aleyhinde açacağı bir dava neticesinde uyuşmazlığın çözülebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının kaldırılarak tekrar davanın reddine karar verilemeyeceğini, hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırılık taşıdığını, davalının temliki kabul ettiğini, geçerli bir temlik sözleşmesinin bulunduğunu, davalının tevdi mahalline tevdi etmekle borçtan kurtulamayacağını, 470.000,00 TL’nin herhangi bir alacaklıya veya takip dosyasına ödendiğine dair kayıt yokken alacaklara ilişkin tebliğ tarihleri esas alınarak verilen kararın kanuna aykırılık taşıdığını, işlem tarihlerinin esas alınması gerektiğini, buna göre temlikin haciz ihbarnamelerinden önce 15.02.2016 tarihinde yapıldığını, borcun ise 30.06.2016 tarihinde tevdi mahalline ödendiğini, ortada tevdii gerektirecek bir durumun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 183 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!