WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/555 E.  ,  2024/4440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1826 Esas, 2022/1452 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/365 E., 2022/441 K.

Taraflar arasındaki anonim şirketin fesih ve tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davada taraf sıfatı olmayan davalı şirket ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davada taraf sıfatı olmayan davalı şirket ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; aile şirketi niteliğinde olan davalı şirketin yıllardır gayri faal olduğunu, şirketin uzun yıllardır zarar ettiğini, davacı ile şirket ortaklarından ... arasında husumet bulunduğunu, şirket hissedarları arasında ortaklığı gerektirir birliktelik olmadığından şirketin ana sözleşmesinde yer alan amaçlarını gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu ve bu nedenlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesine göre haklı sebep oluşturduğunu, Küçükköy Vergi Dairesinin incelemesi sırasında ...'in kayıt dışı satışlar yaparak 2003-2005 yılları arasında 5.227.976,00 TL tahsil ederek zimmetine geçirdiğini ve bu durumun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu teşkil ettiğini, faal olmayan ve sürekli zarar eden şirket hissedarları arasında ortaklığın çekilmez hale geldiğini, şirketin mal varlığıyla esas sözleşmesinde yer alan amaçları gerçekleştirebilecek durumda olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak İhsan Tamer'in atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davacı asilin aynı zamanda şirket yetkilisi olması sebebiyle davalı şirkete İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/473 E., 2021/801 K. sayılı ilamıyla temsil kayyımı olarak atanan ... duruşmada; mali müşavir olduğunu, takdirin Mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nin uzun süreden beri gayri faal olduğu, faaliyet alanına ilişkin üretim yapmadığı, şirkete ait fabrika binasının atıl vaziyette olduğu, vergi mükellefiyetinin devam ettiği bildirilse de şirketin çoğunluk hisse sahibi olan davacı ... ve şirket eski yönetim kurulu üyesi ... arasında sahtecilik ve usulsüzlük suçlamasına ilişkin ceza soruşturması ve devam eden ceza kovuşturmasının bulunduğu, bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonrasındaki şirketin mevcut ortaklık ve sermaye yapısı itibariyle söz konusu anlaşmazlıkların, kişisel olmaktan çıkarak şirketin işleyişini ve işletme konusunu gerçekleştirmesini imkansız hale getirmesi ve ortaklar arasında şirketin devamına veya feshine dair bir uzlaşma ve mutabakat ihtimalinin kalmaması, sonuç olarak, sermaye şirketlerinde nispeten zayıflasa da şirketin amacına ulaşması için gereken ortak çaba unsurunun ortadan kalkmış olması ve büyük ortaklar arasındaki söz konusu görüş ayrılıklarının fesih dışında çözüme kavuşturulamayacak olması dikkate alınarak somut davada şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğuna yönelik tespitin dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, bu haliyle her ne kadar feshin son çare olarak düşünülmesi gerekse de, şirket ortakları arasındaki iletişimsizlik nedeniyle şirketin gerekli organlarının toplanamayacağı, şirketin mevcut ortak yapısı ve durumu itibariyle şirketin faaliyet amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmaması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi gereğince davalı şirketin haklı fesih koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı şirketin ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olup davada taraf sıfatı bulunmayan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 18.07.2022 tarihli ek karar ile istinaf yoluna başvuran ...'in şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve ortağı sıfatıyla istinaf başvurusu yapmış ise de davada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvuru hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ek karara karşı davalı şirket ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı şirket ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi ... vekili, ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

İlk Derece Mahkemesince verilen 23.06.2022 tarihli karara yönelik istinaf başvurusunun 18.07.2022 tarihli ek kararla usulsüz şekilde reddedildiğini, davalı şirkete yargılama süresince savunma hakkı tanınmadığını, şirkete atanan temsil kayyımının bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmadığı gibi davaya cevap da vermediğini, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle müvekkili ve diğer ortaklarca şirket hakkında İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/318 E. sayılı dosyası ile açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalı şirketin 15.04.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, müvekkilinin alınan kararlara muhalif kaldığını, toplantıda alınan kararların değiştirilmesi nedeniyle davacı ve vekili hakkında İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1081 E. sayılı dosyasında özel evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını, belirtilen ceza davasının bekletici mesele yapılması isteminin mahkemece hatalı şekilde reddedildiğini, gerekçeli kararda belirtilen hususların esasen müvekkilinin beyanlarını doğruladığını, bu tespitle kararın kendi içinde çelişkili hale geldiğini, davacının şirket yönetimini ele geçirdikten sonra şirketi yönetilemez hale getirdiğini, davacının kısa süre içerisinde bilinçli bir şekilde şirketi batık hale getirmesine rağmen, ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararla usulsüz işlemler yapan davacının ödüllendirildiğini, şirket ve diğer ortakların ise cezalandırıldığını, şirketin mevcut durumunda müvekkilinin veya şirketin bir kusuru bulunmadığı, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirketi şeffaflık içerisinde yönettiğini, gizli ve kayıt dışı işler yapmadığını, halen dahi müvekkilinin davacı tarafından yapılan gizli ve hileli işlemlerden haberdar olmadığını ve bu hususlar belirlenmeden tasfiye kararı verilmesinin usulsüz olduğunu, şirkete ait mal varlığının davacı tarafından usulsüz şekilde tasfiye edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve istinaf başvuruları doğrultusunda ilk derece mahkemesinin davanın esasına dair verdiği hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf kanun yoluna başvuranın sıfatının bulunup bulunmadığı konusunda İlk Derece Mahkemesinin değerlendirme yapma yetkisi olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ek kararı usul ve yasaya aykırı bulunduğu, bu ek kararın yok hükmünde kabul edilerek, Dairece esas hükme yönelik ilk istinaf dilekçesi kapsamında değerlendirme yapıldığı, somut olayda istinaf başvurusunda bulunan, davanın tarafı olmayan, davalı şirketin ortağı olan kişi olduğu, davalı şirketin bu dava için atanmış olan temsil kayyımı aracılığıyla temsi edilmiş olduğu, şirket tüzel kişiliği adına atanan temsilci tarafından kanun yollarına başvuruda bulunulabileceği, bunun dışında şirket ortaklarının, şirketi temsilen kanun yoluna başvurma imkânı bulunmadığı, istinaf başvurusunda bulunan ortak hakkında verilmiş bir karar veya yüklenmiş bir yükümlülük de bulunmadığı, başvuruyu yapan ortağın, davada asli ya da feri müdahil sıfatı da bulunmadığı, buna göre istinaf kanun yoluna başvuran şirket ortağının istinaf kanun yoluna başvuru hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davada taraf sıfatı bulunmayan şirket ortağı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Dava dışı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davada taraf sıfatı bulunmayan şirket ortağının kanun yollarına başvurup başvuramayacağı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 344 ve 346 ncı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davada taraf sıfatı bulunmayan şirket ortağı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.