11. Hukuk Dairesi 2023/5457 E. , 2024/3204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/538 Esas, 2023/454 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006 yılına kadar S.S Dalaman Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinde yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, kooperatif başkanı iken 18.05.2006 tarihinde davalı bankadan kısa vadeli kredi çektiğini, bu krediye kefil olduğunu, krediye teminat olarak bir adet bono imzalatıldığını, çekilen kredinin vadesinde ödendiğini, sonraki kredilerin hiçbirine davacının kefil olmadığını, davalının senetle kambiyo senetlerine özgü takibe giriştiğini, muhafaza işlemlerini durdurmak için müvekkilinden 11.022,36 TL tahsil edildiğini, krediden dolayı borcunun olmadığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat ve haciz baskısı altında ödenen 11.022.36 TL’nin faiziyle işlemiş faiziyle 16.030,00 TL olmak üzere toplam 21.030,00 TL’nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 25.03.2009 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli bononun davacı taraf ile diğer borçlular tarafından düzenlenerek müvekkili bankaya verildiğini, davacının söz konusu bonoyu kefil sıfatı ile imzaladığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminatlarının değerlendirilmesi için öncelikle davacının ödemiş olduğu bedelin haksız olduğunun ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı Kooperatifin kullandığı krediye kefil olduğu, ayrıca kredi borcuna teminat olmak üzere düzenlenen bonoyu da avalist olarak imzaladığı, kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı Banka'nın bonoyu takibe koyduğu, 11.022,36 TL'yi davacının davalı Banka'ya ödemek zorunda kaldığı, kefalet sözleşme tarihi göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle henüz zamanaşımı süresi dolmadığı, davacının borçlu olmadığı halde davalıya ödemek zorunda kaldığı 11.022,36 TL’yi talep etmekte haklı olduğu, davacının maddi ve manevi zarar iddialarını somut deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.022,36 TL alacağın ödeme tarihi olan 16.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.04.2022 tarih, 2021/1289 E. ve 2022/3359 K. sayılı kararıyla; "1- Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı teminat olarak verilen ve ödenen bono bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar, davaya konu kambiyo senedinin, dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık teminat amacıyla verildiği, davalının kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de avalist sıfatıyla imzaladığı ancak kredi borcunun ödenmesine rağmen senedin takibe koyulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalı bankanın, dava dışı Kooperatif ile 18.05.2006 tarihli kredi sözleşmesinden başka kredi sözleşmelerinin imzalandığı ve bu sözleşmelere göre kredi kullandırıldığı, dava konusu senedin diğer sözleşmelerin de borçlarına karşılık teminat oluşturduğuna dair savunması değerlendirmediği gibi, bu konuda herhangi bir araştırma ve incelemede yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının savunmasında dayandığı diğer kredi sözleşmelerinin dosya içine kazandırılarak, 18.05.2006 keşide tarihli senedin davalının savunmasına dayanak yaptığı diğer kredi sözleşmelerinin borçlarına teminat oluşturup oluşturmadığının araştırılıp davaya konu senedin mezkur borçlara teminat oluşturduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu borçlardan dolayı davalı bankanın alacak miktarının ve bankaya yapılan ödemelerle borçların sona erdirilip erdirilmediğinin tespiti ve bononun teminat vasfının devam edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davacının dava dilekçesinde, toplam 21.030.- TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği anlaşılmış olup, kısmen kabul edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamış, bu husus da bozma gerekçesi yapılmıştır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davaya konu kambiyo senedinin, dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık teminat amacıyla verildiği, davalının kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de avalist sıfatıyla imzaladığı, davacının, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu Kooperatif arasında imzalanan ve davacının da kefil olduğu 18.05.2006 tarihli sözleşme kapsamında asıl borçluya 18.05.2006 tarihinde kullandırılan krediler haricindeki diğer kredilerden kaynaklı borç nedeniyle ve diğer dört adet genel kredi sözleşmesi kapsamında kefalet sorumluluğunun bulunduğu ve devam ettiği, davacı tarafından 16.09.2009 tarihinde ödenen toplam 11.000,00 TL’nin dava dışı asıl borçlu Kooperatife 24.03.2008 ve 10.07.2008 tarihlerinde kullandırılan ve 16.09.2009 ödeme tarihi itibarıyla borcu devam eden iki adet kredinin ödenmeyen taksitlerine mahsuben tahsil edildiği anlaşılmakla davacı tarafından 16.09.2009 tarihinde ödenen toplam 11.000,00 TL’nin iadesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişinin önceki ödenmiş kredi için imzalanan senedin yıllar sonra açılan krediler için de teminat teşkil ettiği görüşünde olduğunu, ancak Yargıtay ilamında belirtilen araştırma için senedin arkasında yazılanlara bakılması gerektiğini, söz konusu senedin arkasına sonraki kredilere de teminat teşkil edeceği hususunda bir not düşülmediğini, bilinmeyenden hareketle bilinen geçmişe hüküm eklenemeyeceğini, 18.05.2006 tarihli sözleşmede alınan teminat senedinin sonradan imzalanan sözleşmeler için de teminat oluşturacağının belirtilmesi ve davacının bilgilendirilmesi gerektiğini, sözleşmede ve senette böyle bir hüküm olmadığı halde sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu yönündeki hükmün yok hükmünde olduğunu, davacının bilmediği ve bilmesi mümkün olmayan sözleşmelerin kefili olamayacağını, davacının 2006 yılında kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, açık bono düzenlendiği tarihte yürürlükte olan para biriminin YTL olduğunu, ancak banka tarafından 3 yıl sonra doldurulduğunu, davalı bankanın kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı davacı tarafından teminat olarak verilen ve ödenen bono nedeniyle sonraki tarihli kredi borçlarından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, dava dışı kooperatifin kullandığı kredi borcuna karşılıklı teminat olarak verilen ve ödenen bono bedelinin istirdatı ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davaya konu kambiyo senedinin, dava dışı Kooperatifin davalı bankadan çektiği 18.05.2006 tarihli krediye karşılık teminat amacıyla verildiği, davalının kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve 18.05.2006 keşide tarihli senedi de avalist sıfatıyla imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere 18.05.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borç ödenmiştir. Davacının kefaletinin bulunduğu 18.05.2006 tarihli sözleşmede sorumluluğun sonraki tarihli sözleşmelerde de devam edeceğine dair bir atıf bulunmamakla birlikte dava dışı borçlu kooperatif tarafından imzalanan sonraki tarihli sözleşmelerde de davacının kefil sıfatıyla imzası yoktur. Mahkemece davacının dava dışı borçlu kooperatifin imzaladığı sonraki sözleşmelerden kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!