11. Hukuk Dairesi 2023/5402 E. , 2024/2768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/36 Esas, 2023/186 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 433 üncü maddesine göre katılma yolu ile temyiz süresi 10 gün olup; 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da 1086 sayılı Kanun'un 432 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği karar verilebilir.
Hükmü temyiz eden davalı vekiline karar 29.07.2023, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise 17.09.2023 tarihlerinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından katılma yoluyla ve kararın bozulması talebiyle süresi geçirildikten sonra 02.10.2023 tarihinde temyiz dilekçesi verilmiştir.
Davacı banka vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurumdan dul aylığı almakta olan H.K.'nın 04.02.1996 tarihindeki ölümünden sonra, dava dışı 3 üncü kişi tarafından vekaletname ile gerçeğe aykırı düzenlenmiş yoklama belgeleri ve sahte sağ belgeleri davalı bankaya ibraz edilmek suretiyle aylıkların gönderildiği hesaptan faiz hariç 25.159,41 TL tahsil edildiğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, 1996 yılında müteveffa H. K. maaşını kendisi çektiğinden yoklama belgesi alma zorunluluğunun olmadığı, 2001 yılına ait yoklama belgesinin de bulunduğunu, davalının yoklama belgesi dışında muhtarlık tarafından tanzim edilen sağ belgesi ile ödeme yaptığını, hak sahibinin ölümünden sonra bu durumun anlaşılmamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, bu hususta davalıya kusur atfedilemeyeceğini, takip öncesi talep edilen faizin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 02.03.2021 tarih, 2020/247 E. ve 2021/242 K. sayılı kararı ile davalı banka tarafından hak sahibinin davalı banka nezdinde tanımlı hesabına 01.05.1996 tarihinden 02.11.2005 tarihine kadar toplam 24.985,48 TL tutarında maaş ödemesi yapıldığı, söz konusu maaş tutarlarının hak sahibinin oğlu tarafından vekaletname ile hesaptan çekildiği, davalı banka tarafından yoklama belgesi alınması gerektiği halde alınmadığı yıllar olduğu, bu yıllara ilişkin ödenen tutarın davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 6.556,12 TL asıl alacak 18.008,17 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.10.2022 tarih, 2021/5565 E. ve 2022/6844 K. sayılı kararıyla takip tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri denetlenerek temerrüde ilişkin karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede temerrüde ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 15. İcra Dairesinin 2011/11167 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 6.556,12 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, 6.556,12 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yersiz ödemelerin tahsili 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (506 sayılı Kanun) ve Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca yapıldığını bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince faiz başlangıcı için temerüt şartı aranmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı bankanın ölmüş olan hak sahibine taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak, ölümden sonra ödediği maaşların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
2. Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
B.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!