11. Hukuk Dairesi 2023/5386 E. , 2024/5747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/120 Esas, 2022/2320 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/236 E., 2021/660 K.
Taraflar arasındaki akreditif sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... Kılıç ve dahili davalı vekili Avukat Rumeysa ... Uluçay dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince Euchemy Industry Co. Ltd. şirketinden 12.08.2011 ve 30.07.2011 tarihli faturalarla demiroksit toz boyanın 10.08.2011 ve 30.06.2011 tarihli akreditif sözleşmeleri ile ödenmek üzere satın alındığını, Euchemy Industry Co. Ltd. tarafından gönderilen malların demiroksit değil kalsit mineral olduğunun anlaşılması üzerine açılan menfi tespit davasında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli 2015/332 E., 2016/95 K. sayılı kararı ile fatura konusu mallardan farklı madde gönderilmesi nedeniyle davalı .... Ltd. hakkında dava kabul edilerek verilen menfi tespit kararının kesinleştiğini, davalıya gönderilen 08.05.2019 tarihli ihtarname ile davacının, Euchemy Industry Co. Ltd.'ye karşı herhangi bir borcu olmadığı mahkeme kararı ile belgelendiğinden akreditif sözleşmelerinin iptali ve alınan teminatların iadesi, ipoteklerin kaldırılması istendiği halde davalı Bankadan olumlu bir dönüş olmadığını, akreditiflerin temelinde yer alan borcun ortadan kalktığını, Euchemy Industry Co Ltd.'nin akreditif sözleşmelerinde şart koşulan yükleme tarihine kadar geçerli ifa kabul edilecek malları yüklemesi ve yeniden evrak düzenlemesi mümkün olamayacağından, akreditif sözleşmelerinin ayakta tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, akreditif sözleşmelerinin işlem temelinin çöktüğünü, hükümsüz kaldığını, davalı Bankanın ibraz süresinin aşılmasından sonra talebi karşılama yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı Bankanın dava dışı lehtara ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını, Euchemy Industry Co Ltd. tarafından gerçeği yansıtmayan sahte faturalar tanzim edildiği ve analiz raporları tahrif edilerek malların niteliğinin belirtildiği kısmın analiz raporlarından çıkarıldığını, davalı Bankanın belgeleri inceleme yükümlülüğünü layıkı ile yerine getirmediğini, davalı Banka belgeleri gereği gibi incelemiş olsaydı analiz raporunun tahrif edilmiş olduğunu görebileceğini, Mahkeme kararı gibi likit bir kanıt bulunmasına rağmen davalı Bankanın akreditifleri iptal etmediğini ileri sürerek dava konusu akreditif sözleşmelerinin feshine, akreditiflerin iptaline, davalı banka nezdinde bulunan teminatların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; akreditif ilişkisinin ... ilişkiden bağımsız olduğunu, akreditif bankasının, belgeleri makul özen göstermek suretiyle sadece şeklen inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, lehtarın onayı olmadan akreditif bankasının akreditifin iptalini tek başına kabul yetkisi olmadığını, vesaikin tamamının müvekkilince şeklen usulüne uygun olarak incelendiğini, müvekkiline kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceğini, davalı bankanın, Milletlerarası Ticaret Odasının yayınladığı "Akreditiflere İlişkin Bir Örnek Usuller ve Uygulama Kuralları (UCP 600)" ile belgelerin sadece dış görünüşleri itibarıyla incelenip, belgelerin sahte veya geçerli olup olmadığı, malların belgelerle uyumlu olup olmadığı, imzaların sahte veya imzalayanların yetkili olup olmadığının incelenme konusu olmadığını, belgeler şeklen uygunsa; amirin belgelerin sahte, eksik veya tahrif edilmiş olduğunu iddia etmesinin, dış görünüşlerine göre karar vermeyi kural olarak etkilemeyeceğini, müvekkili bankanın analiz raporunda belirtilen demiroksit oranı gibi teknik bir hususu incelemesini beklemenin UCP 600 gereğince uygun olmadığını, menfi tespit davasında verilen hükmün Euchemy Industry Co Ltd. ile ilgili olup müvekkili Banka yönünden likit delil teşkil etmeyeceğini, dava dışı satıcının Aluid veya ayıplı ifasının kural olarak bankanın ödeme yükümlülüğünü etkilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile akreditif sözleşmelerinin düzenlenmesine sebep olan satış ilişkisi ve faturalardan dolayı davacının, dahili davalı lehtara karşı borçlu olmadığının tespitine 2015/332 E. ve 2016/95 K. sayılı dosyada karar verildiği, kararın kesinleştiği, buna göre akreditifin ... ilişkisinin ortadan kalktığı, satıcının akreditifte belirlenen belgeleri ibraz etmesi ile akreditif bankası olan davalı Bankanın Milletlerarası Ticaret Odasının 600 sayılı Uluslararası Yeknesak Kuralları gereğince ... ilişkiden ayrı ve bağımsız olarak, mücerret borç ikrarı olarak ödeme yapması gerekmekte ise de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince davalı Bankanın borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, davacının akreditif sözleşmesinin temelini oluşturan satış sözleşmesinden dolayı lehtar dahili davalıya borcunun olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının bu haliyle lehtara ödeme yapmasının ve lehtarın bu ödemeyi talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşeceği, lehtar satıcı ile alıcı arasındaki ... ilişkide, alıcının borcu bulunmadığı belirlendikten sonra, akreditif sözleşmesinin yerine getirilmesinin emredici mahiyetteki dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle istenemeyeceği gerekçesiyle davacının davalılar aleyhine açtığı akreditif sözleşmelerinin iptali davasının kabulüne, dava konusu akreditif sözleşmelerinin ayrı ayrı iptaline, davacının davalı Banka aleyhine açtığı banka nezdinde bulunan teminatların iadesine (ipoteklerin kaldırılması) ilişkin davanın ipoteklerin dava dışı üçüncü kişiler tarafından davalı Bankaya verilmesi nedeniyle aktif dava yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavalı Banka vekili ve dahili davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmalarını tekrar ederek müvekkilinin eylemlerinin akreditif sözleşmesi ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Dahili Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; akreditiflere hakim olan kurallar doğrultusunda hukuka uygun bir şekilde yerine getirilmiş olan akreditiflerin iptalinin istenemeyeceği ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/332 E. ve 2016/95 K. sayılı ilamının temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli 2018/2416 E., 2018/6669 K. sayılı ilamı ile davalı ... Industriy Co. Ltd. hakkında verilen menfi tespit hükmünün kesinleştiği, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesininin anılan ilamında, özellikle teslime konu malların aluid teslim niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davalının ödeme yapılması ve akreditif ilişkisinin devamı talebinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıyacağı, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı tarafından, davalı Bankaya Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/211 E., 2019/444 K. sayılı menfi tespit kararı ihtaren bildirilmiş olmasına rağmen davalı Bankanın akreditifleri iptal etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin akreditif sözleşmesi gereği üzerine düşün yükümlülükleri yerine getirdiğini, akreditifin esas ilişkiden mücerret olduğunu, akreditif ilişkisi ya da ... ilişkinin geçersiz olmasının diğerinin geçerliliğini etkilemeyeceğini, bankanın akreditif bedelini ödeme yükümlülüğünün, alıcının akreditif bankasıyla veya satıcıyla olan ilişkilerinden kaynaklanan hak taleplerine veya savunmalarına tâbi olmadığını, ... ilişkiden bağımsız olduğunu, Akreditiflere İlişkin Birörnek Usuller ve Uygulama Kuralları başlıklı 600 sayılı broşürün 2 ve 4/a maddelerinin nazara alınması gerektiğini, menfi tespit davasında verilen hükmün müvekkili yönünden sonuç doğurmayacağını, Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilinin akreditif ilişkisinin devamı talebinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıyacağına dair kabulünün akreditif ilişkisinin özüne ve milletlerarası düzenlemelere aykırı olduğunu, müvekkilinin dürüstlük kuralına aykırı davranmadığını, tüm tarafların iptal beyanı müvekkile ulaşmadan tek taraflı olarak akreditifin iptalini gerçekleştiremeyeceğini, diğer şirketin ayıplı yahut aliud ifası sonucu davacının satış sözleşmesinden kaynaklanan borcunun ortadan kalkmış olmasının, müvekkili bankanın akreditif sözleşmesinden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü sona erdirmeyeceğini, Bölge Adliyesi Mahkemesinin gerekçesinde, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesininin ilamında, teslime konu malların aluid teslim niteliğinde olduğu yazmasına rağmen hemen devamında asıl sözleşmenin ayıplı ifa nedeniyle ortadan kalktığı şeklindeki gerekçenin çelişkili olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, gönderilen malların akreditif belgeleri ile uyumlu olmaması ihtimalinde bankanın, ibraz edilen belgelerin ilgili olduğu “malları”
değil, “belgeleri” göz önünde bulundurarak işlem yapacağı, Bankanın lehtara akreditif
bedelini ödemesi için tek şartın, satıcı tarafından ibraz edilen belgelerin banka tarafından akreditif koşullarına uygun bulunmuş olması gerektiği, sözleşmeye
konu malların belgelerde belirtilen özelliklerde olmamasının (aliud veya ayıplı ifa) riskini akreditif amiri olan alıcının taşıması gerektiği belirtilmesine rağmen aksi yönde hüküm kurulduğunu, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu akreditiflerin iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı Bankanın davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Milletlerarası Ticaret Odasının 600 sayılı Uluslararası Yeknesak Kuralları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!