11. Hukuk Dairesi 2023/5342 E. , 2024/2535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/505 Esas, 2023/3 Karar
DAVACILAR : 1. ...
2. Kültür Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat
...
2. Arasta Bilgi Teknolojileri Pazarlama Dağıtım Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili ...
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Türk Patent ve Marka Kurumu("TürkPatent") Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu("YİDK") kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların "KÜLTÜR" ibareli markaların sahibi olduğunu, davacıların KÜLTÜR ibaresini 41. sınıfta maruf kıldığını, davalı şirketin ise 2015/46543 numaralı "KÜLTÜR BAĞLACI" markasının 16. ve 41. mal ve hizmet sınıflarında adına tescili başvurusunda bulunduğunu, ancak markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğundan tüketiciler nezdinde iltibasın meydana geleceğini ileri sürerek TürkPatent YİDK’nın 30.09.2016 tarih ve 2016/M-8694 sayılı kararının iptali ve marka tescilin iptali, hükümsüzlüğü, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının "KÜLTÜR BAĞLACI" değil "Kİ KÜLTÜR BAĞLACI' ibaresinden oluştuğunu, şekil unsuru da bulundurduğunu, markanın kendi içerisinde derin bir anlam barındırdığını, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2016/419 Esas, 2017/491 Karar sayılı kararıyla; markaların 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin davacı markaları ile iltibas teşkil ettiği ve taraf markaları arasında çekişme konusu bütün mal ve hizmetler yönünden iltibas oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TürkPatent YİDK'nın 30.09.2016 tarih ve 2016/M-8694 sayılı kararının iptali ile davalı adına tescilli 2015/46543 sayılı Kİ KÜLTÜRBAĞLACI ibareli markanın tescilli olduğu 16. ve 41. sınıflar tüm alt grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TürkPatent vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/683 E. ve 2020/1132 K. sayılı kararıyla; "Kİ kültür bağlacı+şekil" ibareli başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet "KÜLTÜR" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan "bağlacı" ibaresinin "kültür" ibaresine vurgu yaptığı gibi başvuruda yer verilen şekil unsurunun da algısal bir farklılık yaratmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle TürkPatent vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.09.2022 tarih, 2021/2040 E. ve 2022/6011 K. sayılı kararıyla başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların barındırdığı "KÜLTÜR" ibaresinin, eğitim, öğretim hizmetleri ile kitap ve kırtasiye gibi eğitim malzemeleri yönünden ayırt edicilik düzeyi düşük ve bu nedenle de korunma düzeyi zayıf bir ibare olduğu, bu tür markalar arasındaki karıştırılma tehlikesinin yapılacak bazı ilave ve değişiklikler ile bertaraf edilebileceği, somut olayda davalının başvuru konusu markasının şekli de özgün bir yazı türünde "Kİ" ibaresinin yazımı ve devamında küçük Latin harflerle "KÜLTÜR BAĞLACI" ibaresinden oluştuğu, şekil unsuru ile birlikte bütünsel olarak ele alınan başvuru konusu markanın, ortalama tüketici kitlesinde davacının "kültür" ibareli markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ve davanın reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TürkPatent YİDK kararının iptali istemi yönünden; başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların barındırdığı "KÜLTÜR" ibaresinin, eğitim, öğretim hizmetleri ile kitap ve kırtasiye gibi eğitim malzemeleri yönünden ayırt edicilik düzeyi düşük, bu nedenle de korunma düzeyi zayıf bir ibare olduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında bu tür markalar arasındaki karıştırılma tehlikesinin yapılacak bazı ilave ve değişiklikler ile bertaraf edilebileceği kabul edilebildiği, somut olayda davalının başvuru konusu markasının şekli de özgün bir yazı türünde "Kİ" ibaresinin yazımı ve devamında küçük Latin harflerle "KÜLTÜR BAĞLACI" ibaresinden oluştuğu, şekil unsuru ile birlikte bütünsel olarak ele alınan başvuru konusu markanın, ortalama tüketici kitlesinde davacının "kültür" ibareli markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunu ayırt edilebileceği dikkate alınarak 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle ve KÜLTÜR ibaresinin zayıf marka olmadığını, bu yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğu, kültür bağlacının iltibas oluşturmanın yanı sıra seri marka imajı da yarattığını, seri marka imajı özellikle tescil edilmek istenen markanın da aynı sektörde (eğitim hizmetleri) faaliyet göstermesi nedeniyle markanın sulandırılması söz konusu olduğunu, davalının davacı ait markayı ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ticari amaçla kullanmasının haksız fiil teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2015/46543 sayılı ve "KÜLTÜR BAĞLACI" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının "KÜLTÜR" ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK’nın 30.09.2016 tarih ve 2016/M-8694 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı Üniversite harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği
halinde temyiz eden davacı Üniversite'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!