11. Hukuk Dairesi 2023/5338 E. , 2024/2328 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/105 Esas, 2023/219 Karar
DAVALILAR : 1. Kral Av Sanayi Müt.tıbbı Malz. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2012/07532 sayılı tasarımının yenilik ve ayırdedicilik vasfı bulunmadığı halde davalı kurum tarafından tescil edildiğini, yaptıkları itirazın üstünkörü bir inceleme ile reddedildiğini, anılan tasarıma konu tabanca ürününün müvekkiline ait tasarımlar ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, ürünün daha önce müvekkilince kamuya arz edildiğini ileri sürerek davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)'nun 2013/T-841 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına tescilli 2012/07532 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 2012/07532-1 ve 2 nolu tasarımların dış görünüşü itibariyle değerlendirilebildiğini, bu tasarımlarında kullanıcı kitlesinin özellikle belli bir yaşın üstünde olması, bu konuda belli eğitimlerden geçmeleri, dikkati ve özeni nazara alındığında farklılık bulunduğunu, ayırt edicilik ve yenilik unsurlarını karşıladığının görüldüğünü, dava konusu tasarımda seçenek özgürlüğünün bulunmadığını, her iki tasarımda ortak özellikler olmasına rağmen başvuru tasarımının kabza, tetik, tetik muhafazası, namlu ve gövdede yaptığı süslemelerin genel izlenim bakımından belirgin farklılaşmayı sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımın yenilik ve ayırdecilik vasıflarının bulunduğunu, silahların ve bu silahlara ait parçaların piyasadaki birçok üründe benzer olarak sunulduğunu, üreticilerin çok dar bir alanda farklılıklar getirerek bu ürünleri oluşturduklarını, bu sebeple davacının dayanak gösterdiği silah ve parçaları arasında temel benzerliklerin doğal olduğunu, şekli sabit tabanca açısından seçenek özgürlüğünün çok kısıtlandığını, buna rağmen taraf tasarımları arasında bir çok farklılığın yer aldığını, ayrıca dava konusu ürünün öncelikle müvekkili tarafından tasarlandığını, ürünün müvekkiline ait web sitesinden yayınlanmasını müteakip davacı yanca alınarak tasarım başvurusu yapıldığını, bu hususta tasarımın müvekkiline devri hususunda açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.12.2014 tarih, 2013/340 E. ve 2014/362 K. sayılı kararı ile davalı tarafa ait (1) nolu tasarım yönünden, davacı tasarımı ile dava konusu tasarımın ayniyet düzeyinde birbirine benzedikleri, farklılıkların küçük ayrıntılar düzeyinde kaldığı, dava konusu kurusıkı tabancanın, normal kullanımda, alet yardımı olmaksızın elle ayrılabilir dört ana bileşenden oluştuğu, 2012/07532 tescil numaralı (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13) sıra no.lu tabanca parçası tasarımlarının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 10 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve tasarım tescili ile korunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.02.2016 tarih, 2015/6811 E. ve 2016/1092 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilmiş, davacının davalı şirketin endüstriyel tasarım başvurusuna itiraz ederken 2012/06346 sayılı endüstriyel tasarım tesciline ve 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesine dayanmadığı halde 2012/06346 sayılı tasarım karşısında dava konusu 2012/7532-1 nolu tasarımının yenilik özelliğinin bulunmadığı, 2 ila 13 nolu tasarımlarının da 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesinin birincı fıkrası uyarınca korunamayacağı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, hükümsüzlüğe esas alınan tasarım hakkında açılan davanın bekletici mesele yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraz sürecinde kendisine ait 2012/06346 sayılı endüstriyel tasarım tesciline ve 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesine dayanmadığı, 2012 07532/1, 2, 5, 7, 8, 9, 10, 11 ve l2 sıra numaralı tasarımlar ile itiraz mesnedi tasarımlar arasında benzerlik olduğunun kanıtlanmadığı, 2012/07532 sayılı tasarımın gasbına bağlı devir davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/106 E. sayılı dosyasının ret ile sonuçlanıp kesinleştiği, hükümsüzlüğe esas alınan 2012/06346 sayılı tasarımın davacı tarafından gasp edildiği yönündeki davalı savunmasının çürütüldüğü, bilirkişi heyet raporunda da geçtiği üzere dava konusu 2012/07532 sayılı 1 sıra no.lu tabanca tasarımı ile 2012/06346 sayılı tabanca tasarımının biribirlerinin aynısı olduğu, farklılıkların küçük ayrıntılarda kaldığı, 2012/07532 sayılı 1 sıra nolu tasarımın yenilik unsurunu taşımadığı; 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 sıra no.lu tabanca parçası tasarımların ise 554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve tasarım tescili ile korunamayacağı gerekçesiyle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın reddine, hükümsüzlük yönünden açılan davanın kabulü ile davalı firma adına kayıtlı 2012/07532 no.lu 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13 sıra no.lu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının da iptaline karar verilmesi gerektiğini, nitekim yapılan itirazda yenilik ve ayırt edicilikten yoksunluğun zikredilmesinin yeterli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tasarımlarını taklit etmeyi huy haline getirdiğini, bu yönden kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, işbu sektörde seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, mesnet tasarım ile müvekkili tasarım arasında bariz farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararı bakımından verilen kararın lehlerine olduğunu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve davalı şirket adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
554 sayılı KHK'nın 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı şirket vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dairemiz bozma ilamından sonra mahkemece verilen nihai kararda davalı Kurum kararının iptaline ilişkin istemin reddedildiği, ancak kabul edilen tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkin davacı yararına davalılar aleyhine yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır. Davalı ya ait tasarımın hükümsüzlüğü ve Kurum kararının iptali istemli davada, davalı Kurumun sadece Kurum kararının iptali istemi bakımından davada taraf olduğu gözetilmeksizin kabul edilen hükümsüzlük davası bakımından davalı Kurum aleyhine yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalı Şirket vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) ve (8) numaralı bentlerinde yer alan “davalılardan eşit” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “davalı şirketten” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı şirkete ayrı ayrı yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı Kurum'a iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!