WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5336 E.  ,  2024/2488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/102 Esas, 2023/252 Karar

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istirdat ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında “İzolasyon Malzemesi Alım Sözleşmesi” olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan bedel edimini süresinde ve eksiksiz olarak ödemiş olmasına rağmen davalının sözleşme uyarınca en geç 08.06.2013 tarihine kadar teslim etmesi gereken emtianın büyük kısmını teslim etmediğini, teslim etmiş olduklarının da açık ve gizli ayıplı şekilde teslim edildiğinden müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin, davalının bu sözleşme ile yüklendiği edimleri hiç ve ayıplı olarak teslim etmiş olduğu hususunu sürekli ve yazılı olarak e-posta yoluyla davalıya ilettiğini, gerekli itirazlarda bulunduğunu, davalının bunların bir kısmını açıkça kabul ettiğini, davalıya önce 02.07.2014 tarihinde tebliğ olunan bir ihtarla teslim konusunda son 7 günlük süre verildiğini, davalının verilen bu süre içinde de eksik malzemeyi teslim etmediğini ve temerrüte düştüğünü, takiben kendisine 22.12.2014 tarihinde teslim olunan ihtarla ayıplı mallar bedelini 3 gün içinde iade etmesinin istendiğini, davalının bu konuda da verilen süre içinde fazla bedeli iade etmemekle temerrüde düştüğünü, Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2 D. İş sayılı dosyası üzerinden davalı tarafından teslim edildiği ileri sürülen malzemelerin nitelikleri ve teslim edilen ve edilmeyen malzeme miktarı ile ayıplı, kusurlu ve gerçek markalı olmayan ürünlerin miktar ve parasal tutarının 31.000,00 euro olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkili tarafından davalıya ayıplı ve sözleşmeye aykırı malzemeler için yapılan 31.000,00 euro fazla ödemenin temerrüt tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren bir yıllık euro döviz hesabına bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, sözleşmeler uyarınca 40.000,00 euro cezai şart ile uğranılan 10.000,00 euro maddi zarar toplamı 50.000,00 euronun dava tarihinden itibaren bir yıllık euro döviz hesabına bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin akdedilen sözleşmeler gereği üzerine düşen tüm yükümlülüklerini sözleşmeye ve mevduata uygun olarak tamamladığını ve proforma faturada bulunan malları exwork teslim için hazır hale getirdiğini, bir adet ürün haricinde tüm ürünlerin tesliminin davacıya gerçekleştirdiğini, sözleşmenin 2 ve 3 üncü maddesi uyarınca öngörülen sertifikalı ürün satma yükümlülüğünün tümüne uyulduğunu, yapılan ürün satışlarının tümüyle ilgili olarak da klas kuruluşunun kabul edeceği ürünler olduğunu, davacı tarafın tedarik edilen tüm ürünleri kabul etmiş olmasına rağmen huzurdaki davada ileri sürdüğü iddiaları ile ürünleri ayıplı olarak gösterdiğini, oysaki müvekkili şirketçe tedariki yapılan ürünlere ilişkin olarak sözleşmeye uygun sertifikaları aldığını ve davacı tarafa teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2015/254 E., 2019/244 K. sayılı kararıyla taraflar arasında yat imalatında kullanılacak izolasyon malzemesinin davalı tarafça tedarik edilerek davacıya teslim edilmesi konusunda iki ayrı sözleşme yapıldığı, sözleşmede kararlaştırılan götürü bedelin davacı alıcı tarafından davalıya ödendiği, ancak davalı tarafça davacıya sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlerin bir kısmının eksik, bir kısmının ayıplı olduğu, bir kısmının da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 112 nci maddesinde belirtildiği şekilde klas kuruluşlarınca kabulü mümkün olmayacak şekilde orijinal olmayan ürünler olduğu, yani kötü ifanın söz konusu olduğu, ayıplı, kusurlu ve eksik malların ve orijinal olmayan malların parasal tutarının 31.000,00 euro olduğu, davacının sonuç olarak 6098 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ifa yerine geçen olumlu zarar kapsamında bu tutarı davalıdan talep etmekte haklı olduğu, bunun dışında davacı yan davalıdan cezai şart talep etmekte ise de, kararlaştırılan cezai şartın seçimlik cezai şart niteliğinde oluşu sebebiyle davacının hem cezai şartı hem de ifa yerine geçen zararı birlikte talep edemeyeceği ve tercihini de ifa yerine geçen zarardan yana kullandığı, orijinal olmayan ürünlerin yeniden tedariki için yapmış olduğu masraflar nedeniyle 10.000,00 euro tazminat talebinin ise bu yöndeki zararı ispat edemediğinden reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 31.000,00 euronun temerrüt tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/2363 E., 2020/1623 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/2767 E., 2022/7249 K. sayılı kararıyla "1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, alım satım sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. TBK 179 ve devamı maddelerinde cezai şart ve uygulanma koşulları düzenlenmiştir. Söz konusu maddeler emredici nitelikte olmayıp taraflar kanundaki koşullara aykırı düzenleme yapabilirler. Bu bağlamda somut olaya bakıldığında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde cezai şart ve fesih hüküm altına alınmış olup bu maddeye göre menfi, müspet zarar ile birlikte cezai şartın istenebileceği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında sözleşme hükümleri değerlendirilip cezai şartın niteliği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında yat imalatında kullanılacak izolasyon malzemesinin davalı tarafça tedarik edilerek davacıya teslim edilmesi konusunda iki ayrı sözleşme yapıldığı, sözleşmede kararlaştırılan götürü bedelin davacı alıcı tarafından davalıya ödendiği, ancak davalı tarafça davacıya sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlerin bir kısmının eksik, bir kısmının ayıplı olup, bir kısmının da 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesinde belirtildiği şekilde klas kuruluşlarınca kabulü mümkün olmayacak şekilde orijinal olmayan ürünler teslim edildiği, yani kötü ifanın söz konusu olduğu, gerek tespit dosyasında aldırılan bilirkişi raporu, gerekse keşfen düzenlenen bilirkişi raporunda belirttiği üzere ayıplı, kusurlu ve eksik malların ve orijinal olmayan malların parasal tutarının 31.000,00 euro olduğu anlaşılmakla, davacının sonuç olarak müspet zarar kapsamında bu tutarı ve 1.600,00 euro cezai şart alacağını davalıdan talep etmekte haklı olduğu, yine davacının 6098 sayılı Kanun'un 112 nci maddesi uyarınca orijinal olmayan ürünlerin yeniden tedariki için yapmış olduğu masraflar nedeniyle 10.000 euro tazminat talebinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 31.000,00 euronun temerrüt tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.600,00 euro cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cezai şartın yanında hem yapılan ödemelerin iadesinin hem de zararın tazmininin istenebileceğini, cezai şart talebinin tamamen kabulünün gerektiğini, ayıplı mal teslimi nedeniyle oluşan zararın belirlendiğini ve tazmini gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Dairemizin bozma ilamı sonrasında, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden cezai şartın takdiri noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 179 ve devamı hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.