WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5329 E.  ,  2023/5952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2005/06714 numaralı "CENTURİON BY KORLE" markasının sahibi olduğunu, davalıların ise Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Ticaret Nak. Tır. Ltd. Şti.'nin kullanmış olduğu www.aeon.com.tr isimli web sayfasında "aeon mağaza" olarak tanıtım yapılan Aeon Ltd. Şti.'nin Anadolu Yakası Bayiiliğini yaptıklarını, 10.02.2010 tarihli aramada "L.A. Modern Isı Çözümleri" isimli iş yerinde ele geçirilen kataloglarda davacının markasına tecavüz teşkil edecek şekilde markasının kullanılarak radyatör tanıtımının yapıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin masrafının davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesi karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı olup, diğer davalı ...'ün firma çalışanı olduğunu, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'nin aynı zamanda yurt dışında AEON UK LTD ve ayrıca PITACS LTD isimli şirketlerin ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketlerin yurtdışında "CENTURION" markasının sahibi olduğunu, davacının her ne kadar ihtilafa konu markayı Türkiye' de kendi adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye'de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin şikayeti üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen irsaliyeli faturalarda da davalı ...'ün imzasının olduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinde ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiğinin beyan edildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu ve davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "CENTURİON BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırtedici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11inci sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin tespit edildiğinden davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı adına tescilli 2005/06714 numaralı CENTURİON BY KORLE markasını ürün kataloglarında ürün kataloglarında ve satışını yaptıkları ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men'ine, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde Türkiye' de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK'nın 6 ncı maddesi ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edilileceği hükmünün düzenlendiğini, aynı mahkemede, aynı özelliklerdeki 2011/14 E. 2013/88 K. sayılı dosyasında davanın reddedildiğini ve bu kararın, 27.03.2014 tarih 2013/16098 E., 2014/6022 K. sayılı ile onandığını, davacının karar düzeltmeye gitmediğini, kararın kesinleştiğini,“CENTURION” markasının müvekkili şirketler grubuna ait olduğunu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığını, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişi haklarına yapılan bir saldırı nedeniyle manevi acı duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan ya da yok olan kimsenin manevi zarar uğramış olması gerektiğini, somut olayda bu koşulların oluşmadığını, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ilişkin hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı dikkate alındığında 2019 yılı için 4.400,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, markaya tecavüze yönelik istinaf sebepleri ise markaya tecavüz fiilinin oluşması yönünden kusur şartı aranmadığı, PTICS LTD ve AEON UK LTD şirketlerinin Kamail Orhan Karagülle'ye karşı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü davasının mahkemenin 29.01.2015 tarihli 2012/241 E., 2015/19 K. sayılı kararla reddedildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, “CENTURION” markasının, davalıların şirketler grubuna ait olduğu ve ihdas edilerek ilk kez kullanıldığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalılar tarafından, “CENTURION” markasının, davacının markasının tescilli olduğu kalorifer emtiasının, işyerindeki kataloglar vasıtasıyla, markanın kapsadığı ürünlerin satışının teklif, tanıtımı ve satışa arz edilmesinde kullanıldığı, davalı markasının asli unsurunu “CENTURION” ibaresi oluşturmakla markaya tecavüz teşkil ettiği (bkz. Benzer mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2020 tarihli, 2019/2485 E., 2020/577 K. sayılı onama kararı) gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dava markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumu söz konusu olup, davaların yığılmasının usul ekonomisine ve çelişkili kararlar verilmesini engellemeye hizmet ettiği kabul edilmektedir. Davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik-ferilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir. Bu dava çeşidinde taleplerin tümü birbirinden bağımsız, eş değer ve aynı derecede öneme sahiptir. Her bir talep farklı edimlerin gerçekleştirilmesine yönelmiştir. Davaların yığılması söz konusu olduğunda, görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani anılan Kanun'un 110 uncu maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166 ncı maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğunda, işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın manevi tazminat miktarı bakımından dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçe kısmında manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği belirtildiği halde hüküm kısmında istinaf isteminin esastan reddi kararı kendi içerisinde çelişki içermesi ve bu husus usulen bozma sebebi sayıldığı gibi aynı davada markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve manevi tazminat talep edildiğine göre davaların yığılması nedeniyle istinaf kanun yolu açık olduğundan sırf manevi tazminat miktarı nazara alınarak manevi tazminat yönünden istinaf isteminin reddi gerekçesi de doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.