WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/530 E.  ,  2024/4000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1513 Esas, 2022/1619 Karar
HÜKÜM : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1042 E., 2020/115 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 17.08.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği 1 adet MR cihazının 285.000,00 USD + DV karşılığında davalıya satıldığını ve teslim edildiğini, müvekkilinin davalı şirketten 122.800,00 USD bakiya alacağının olduğunu, davalı yanca ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2016/22934 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu beyanla davalının icra takibine itirazlarının iptaline, takibe devam edilmesine, %20'den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan edimlerin davacı tarafından tam olarak yerine getirilmediğini, sözleşmeyle kararlaştırılan ürünün tam ve sözleşmeye uygun tesliminin sağlanmadığını, ürünün modeli sözleşmeye aykırı olarak eski olduğu gibi bir kısım ürüne ait parçaların noksan olduğunu, davacının teslim ettiği modeli itibariyle eski ve eksik ürünün raiç bedeli kadar davacıya 185.000,00 USD ödeme yapıldığını, pek çok ihtara rağmen davacının üründeki noksanlıkları gidermediğini, davacı tarafın eksik ve ayıplı mal verdiğini ve bunun bedelini aldığını bildiği halde haksız olarak icra takibine başvurduğunu, davalının da haklı olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalının kötü niyetli olmadığını, aldığı MR’ın cari bedelini ödediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla da davacı yanca istenen bedelin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 17.08.2015 tarihli MR cihaz satış sözleşmesi ile General Electric marka, Excite-2006 model 34026MRS04 seri no lu MR cihazının davacı tarafından davalıya 285.000,00 USD ve KDV karşılığında satışının kararlaştırıldığı, dosyada mevcut faturadan ve tarafların iddia ve beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere ürünün davalıya teslim edildiği, davalının 185.000,00 USD ödeme yaptığı, sözleşmeden kaynaklanan ürünün bedelinin geri kalan miktarını ödemediği, davacı tarafından teslim edilen cihazın 2003 yılında üretildiği, 2006 yılında güncellenerek 1-5 T HD TO HDXT Upgrade modele, 2010 yılında ise HDXT modele güncellendiği, hal böyle olunca da cihazın 2010 model olduğu (zira ürünün modelini üretildiği tarih değil cihazın işletimini sağlayan yazılımın güncellendiği tarihi belirlemektedir.) dolayısıyla da davalı tarafın ürünün sözleşmede kararlaştırılan ürün modelinden eski olduğu iddiasının yerinde olmadığı, yine bilirkişi kurulu raporunda açıklandığı üzere, GE firmasınca verilen parça listesine göre üründe ayıp ve eksiğin bulunmadığı, ürünün çalışır vaziyette olduğu, davalının ürünün eksik ve ayıplı teslim edildiği iddiasının bu suretle yerinde olmadığı, neticede davalının davacıya sözleşme bedelinden eksik ödenen miktar kadar borçlu olduğu ve bu miktarında takip talebinde ki asıl alacak olduğu, davalının temerrüdünün söz konusu olmaması nedeniyle davacının icra takibinde ki 8.101,00 USD işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davacının davasının kısmen kabulüne, davalının takip dosyasındaki itirazlarının 122.800,00 USD yönünden iptaline, takibe takipteki diğer koşullarla devam edilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, alacak likit olmadığından bu suretle koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili İstinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hüküm altına alınan alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının reddi kararının yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararının icra inkar tazminatı hükmü yönünden ortadan kaldırılarak asıl alacak tutarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, takipten önce işlemiş faizin reddi kararının isabetsiz olduğunu, dava konusu ticari mal satımı olup sözleşmede belirtilen vade tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünü ve temerrüt faizinin işlemeye başladığını, bu durumda ödemenin sözleşme uyarınca cihazın demonte edilmesinden itibaren 2 gün içerisinde yapılması gerekmekte iken yapılmaması nedeniyle teslim tutanağında belirtilen 28.05.2015 tarihinden iki gün geçmesiyle temerrüt tarihinin 31.05.2015 olduğunu, bu tarihten takip tarihi olan 28.07.2016 tarihine kadar 122.800,00 USD esas alacağa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1530 uncu maddesi ve 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca faiz işleyecek olup; faiz oranının ekli TCMB Elektronik Veri Dağıtım Sistemi istatistiklerinde görülen kamu bankalarınca uygulanan 1 yıla kadar vadeli USD en yüksek mevduat faiz oranları olduğunu, buna göre takip öncesi işlemiş faiz tutarının 31.05.2015-30.05.2016 tarih aralığı için 122.800,00 * 0,0325 = 3.991,00 USD ve 31.05.2016-28.07.2016 tarih aralığı için 122.800,00 * 0,0275 / 365 * 58 = 536,62 USD tutarında olup netice olarak toplam takip öncesi işlemiş faizin 4.527,62 USD olarak hesaplandığını, bu nedenle takip öncesindeki işlemiş faiz taleplerinin reddine ilişkin yerel mahkeme hüküm fıkrasının ortadan kaldırılarak faiz yönünden de itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini beliretek istinaf talebinde bulunmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kararın itirazın iptaline karar verilmesi yönünden usul ve yasaya uygun olmayan, mevcut delillerin değerlendirilmemesi sonucunda yanlış kurulan bir hüküm olduğunu, bakiye bedelin malın sözleşmede taahhüt edilen mal olmadığı, ayıplı ve eksikli olduğunun ortaya çıkması sonucunda ödenmediğini, davacının sözleşmede 2006 model cihaz satmayı kabul ve taahhüt etmiş olmasına rağmen müvekkiline 2003 model cihaz teslim ettiğini, bu hususun yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda da sabit olduğunu, davacının satılan malın esaslı unsurunda müvekkilini yanılttığını, alenen eski mal teslimi gerçekleştirdiğini, bir malın üretildiği yıl neyse o makinenin yaşı ve modelinin üretildiği yılı o olduğunu, yoksa güncellendiği yılın makinenin yaşını ve modelini değiştirmeyeceğini, müvekkilinin bu cihazı ihaleye katılmak için aldığını, ancak cihazın yaşının 10 yaştan büyük olduğu gerekçesi ile bu ihaleye katılamadığını, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün tıbbi cihazlarla ilgili mal ve hizmet alımına dair yayınladıkları genelgeler incelendiğinde cihaz yaşının 10 yılı geçmemesi koşulunun ileri sürülmekte olduğunu, müvekkilinin satılan cihazın yaşının söylenenden büyük olması sebebiyle ihaleye katılamadığını, kazanç kaybına uğradığını, bunun ötesinde satılan cihazda 2. konsolun olması gerekirken bunun da gönderilmediğini, oysa tanıtım yapılırken bu cihaz ile birlikte tanıtıldığını, gönderilmediği görülünce davacı firmanın bu konsolu kendilerinin kullandıklarını, Ge Medikalden yenisini sipariş ettiklerini, gelince göndereceklerini bildirdiklerini, bu cihaz ile meme ve beyin spektroskobi tetkiki çekildikten sonra raporlanabilmesi için 2. konsolun varlığının şart olduğunu, bu eksiğin giderilmesi konusunda defalarca davacı şirket ile görüşüldüğünü, ancak sürekli oyalama taktiği içerisinde bulunulduğunu, yine nöro paketinin içide bazı eksiklikler bulunduğunu, coillerin tam olmadığını, müvekkilinin devam eden süreçte girdiği ekonomik darboğaz sebebiyle konkordato talebiyle dava açtığını ve konkordatosunun tasdik edildiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre, mahkemeceihtilafın doğru tespit edildği, davalının ayıp iddialarının süresinde yapılmış ayıp ihbarı bulunmadığından dinlenemeyeceği, bir kısım ödemenin yapıldığı ve cihazın kullanılmaya devam edildiği, dolayısıyla ayıbın ispatı halinde dahi ayıptan doğan bedelden indirim hakkının kullanılamayacağı anlaşıldığından davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede MR cihaz bedelinin 10.000,00 USD'lik kısmının en geç 19.08.2015 tarihine kadar, kalan 275.000,00 USD + KDV'lik kısmının ise cihazın alıcı tarafından demonte edilerek davacıdan yüklenmesini takiben 2 gün içinde ödeneceği kabul edilerek bir vade belirlendiği, davalı çalışanı tarafından imzalanan teslim tutanağı uyarınca cihazın davalı tarafından 28.08.2015 tarihinde teslim alındığı ve 2 gün sonrası olan 21.05.2015 tarihi itibariyle borç ödenmediğinden ihtara gerek olmaksızın davalının temerrüde düşmüş olduğu, buna göre 122.800,00 USD esas alacağa 6102 sayılı Kanun'un 1530 ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek toplam 4.527,62 USD takip öncesi faize de hükmedilmesinin gerektiği, yine her ne kadar davalı tarafından cihazın ayıplı olduğu iddia edilmiş ve Mahkemece bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, cihaz bedelinin sözleşme ile açıkça belirlendiği, fatura edildiği, bir kısmının ödendiği ve davalı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunularak ayıptan doğan haklar da kullanılmamış olduğundan takip ve dava konusu alacağın miktarının yargılama gerektirmediği, likit olduğu anlaşıldığından davacı lehine kabul edilen USD alacağın takip tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilmesi ile %20'si olarak hesaplanan 77.073,95 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece takipten önce temerrüdün gerçekleşmediği ve alacağın likit olmadığı gerekçeleri ile işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekili istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, takip dosyasındaki itirazının asıl alacak 122.800 USD, işlemiş faiz 4.527,62 USD olmak üzere toplam 127.327,62 USD yönünden iptali ile takibe takipteki diğer koşullarla devam edilmesine, fazlaya dair istemin reddine, hüküm altına alınan 385.369,78 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 77.073,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Davalı vekili 06.12.2023 tarihli dilekçesi ile, davaya konu takibin iptaline karar verildiğini belirterek takibin iptaline ilişkin İstanbul 30. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli 2023/299 E. 2023/641 K. sayılı kararını sunmuştur. Davanın, icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin olduğu nazara alınarak, Mahkemece dava konusu takibin iptaline dair söz konusu dosya getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.