WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/53 E.  ,  2024/3669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1984 Esas, 2022/1702 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/575 E., 2020/134 K.

Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından, duruşmasız olarak da davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalılar vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kadın ayakkabısı konusunda dünyaca ünlü bir tasarımcı olduğunu, davaya konu 2018/02971-03 ve 04 tescil numaralı tasarımların birebir aynısını davalı tarafın Nursace markası ile ürettiğini ve satışa sunduğunu, izinsiz yapılan bu eylemin müvekkilinin tasarımına tecavüz oluşturduğunu, aynı taraflar arasında İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/32 E. sayılı dosyasında davalı tarafın tecavüzünün tespit edilerek tecavüzün meni ve refi kararı verildiğini, davalı tarafın çeşitli zamanlarda ürünleri satışa sunduğunu ileri sürerek müvekkilinin tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturun fillerin tespitini ve durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun tespitini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ve taklit ürünlerin toplatılmasını, üretimin ve satışın engellenmesini, üretimde kullanılan araçlara el konulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de ve birçok ülkede mağazaları olan tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, taklit ürünler üretip satmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımlarının harcı alem tasarımlar olduğunu, müvekkil şirketin ürünlerinin davacının ürünlerinden farklı bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış bir firma olduğunu, davacının tanınmışlığından faydalanması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticari defter ve kayıtlarına göre kar etmediğinin tespit edildiği, kar etmese bile gerçekleştirilen tecavüz eyleminden sorumlu olup tazminat ödemesi gerektiği, tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu tasarıma ilişkin ayakkabıların satış fiyatı, ayakkabıların niteliği dikkate alındığında takdiren 5.000,00 TL maddi tazminat belirlendiği, davacının manevi olarak da zarara uğradığı anlaşıldığından takdiren 2.000,00 TL manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın davacının 2018/02971-3 ve 4 numaralı ayakkabı tasarımlarına benzer ürünleri üretip satışa sunduğu ve bu suretle davacının tescilli tasarımlara tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, aynı eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, benzer şekilde üretilen ayakkabı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, karar kesinleştiğinde bu ürünlere el konulmasına ve masrafı davalı taraftan alınmak üzere imhasına, bu ürünleri üretmek için tespit edilen bir kalıp veya üretim aleti bulunmadığından, kalıplara el konulması ve imhası talebinin reddine, 5.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kötü niyetli olduğu gözetilerek takdir edilen tazminat miktarlarının arttırılması gerektiğini, gerçek zararın tespit edilememesi ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hesaplanamamasının davalıdan kaynaklandığını, davalılar ticari kayıtlarını basiretli bir şekilde tutmadığından bilirkişilerin gerçek zararla ilgili ve net kazançla ilgili hesaplama yapamadıklarını, bu durumun 06.01.2020 tarihli raporda belirtildiğini, bilirkişinin davalı tarafı kötü niyetli olarak değerlendirdiğini, davalının ürünlerinin muhtelif zamanlarda çeşitli mağazalarda satışa sunulduğunu, ilk olarak 15.01.2014 tarihinde dava açtıklarını ve davanın kabul edildiğini; ancak davalı tarafın mütecaviz fiillerinin devam ettiğini, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir tazminat belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tazminatların kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye ve birçok ülkede tanınmış bir ayakkabı firması olduğunu, müvekkilinin davacının tanınmışlığından faydalanma gibi bir niyetinin olmadığını, davacının ürünlerinin klasik bayan ayakkabısı modellerinden olduğunu, tarafların ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait olduğu düşüncesiyle satın alınmadığını, müvekkilinin kar elde etmediğinin incelenen ticari defterleri ile ispatlandığını, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat kalemlerinin tamamıyla hukuka aykırı olduğunu, bu taleplerin tümden reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili tazminatın 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesine uygun bir şekilde belirlenmesi gerektiği ileri sürmüş ise de davalı tarafın bilirkişi incelemesi sırasında üretim ve stok konusunda bilirkişiye bilgi ve belge vermediği, Mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddelerine göre değerlendirme yaptığı, yapılan değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bilirkişi raporları içeriğine göre davalı tarafın eylemlerinin tasarıma tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55 inci vd. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.