WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5288 E.  ,  2024/2162 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/421 Esas, 2022/903 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Davanın reddi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından söz konusu ilama karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2022 tarihli ve 2019 (11)-118 E., 2022/47 K. sayılı ilâmı ile; davacı vekilinin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; TMSF'nin 28.06.2007 tarihli kararı ile Digisoft Yazılım ve Dış Tic. A.Ş.’nin ticaret sicili kaydının 26.07.2007 tarihinde terkin edildiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince bu madde kapsamında tasfiye olunan şirketlere ilişkin hukuk davalarına fon tarafından halef olarak devam edileceğini ve takip haklarına kanuni halefi sıfatı ile haiz olduğunu, davalı borçlunun şirket ana sözleşmesi gereği 31.12.2005 tarihinde ödenmesi taahhüt edilen 3/4 oranındaki sermaye taahhüt borcunu ödememesi üzerine hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili TMSF tarafından takibin devamının talep edildiği, ancak Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünce alacaklı şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve itiraz kaldırılmadığı sürece işlemlere devam edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, söz konusu kararın kaldırılması için yapılan şikayetin de aynı gerekçeyle reddedildiğini, oysa şirketin 26.07.2007 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, icra takibinin ise 23.07.2007 tarihinde başlatıldığını, dolayısıyla icra takibi başlatıldığında alacaklı şirketin tüzel kişiliğinin mevcut olduğunu ileri sürerek borçlu tarafından söz konusu takibe yapılan itirazın iptaline, davalının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine yetki itirazında bulunduklarını, davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını, ayrıca takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını, alacaklı şirketin sicil kaydının terkini sebebi ile tüzel kişiliğinin de ortadan kalktığını, dolayısıyla aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkiline apel ödeme çağrısı da yapılmadığını savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
Mahkemenin 04.10.2012 tarihli, 2011/311 E. ve 2012/602 K. sayılı kararı ile; geçerli bir takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.01.2015 tarihli, 2014/15246 E. ve 2015/781 K. sayılı ilamı ile; takip tarihi olan 23.07.2007 itibariyle şirketin henüz terkin edilmediği ve tüzel kişiliğinin bulunduğu, şirketin terkininden sonra da TMSF tarafından kanuni halef sıfatıyla bu davanın açıldığı gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmolunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin, 29.11.2016 tarihli, 2016/338 E. ve 2016/961 K. sayılı kararı ile; direnme kararı verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

E.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2022 tarihli, 2019/11-118 E. ve 2022/47 K. sayılı ilâmı ile; dairemiz kararının usul ve yasaya uygun olduğu işaret edilerek, direnme kararı bozulmuştur.

F. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 17 nci maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ... hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağın veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, icra takip tarihi olan 23.07.2007 itibari ile şirket terkin edilmediğinden ve şirketin sicilden terkin edilmesinden önceki son adresi olan Çorlu icra daireleri yetkili olduğundan, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibinin hukuken geçerli bir takip niteliğinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda sayısı ve tarihi belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin önceki kararlarında olduğu gibi direnerek davanın reddine karar verdiğini, hukuka aykırı olarak verilen kararda halef olunan şirketin hükmi şahsiyetinin bulunulmamasına dayanıldığını, oysa ki sözü edilen şirketin takipten sonra tüzel kişiliğinin sona erdiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket sermaye borcunun ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Kanun'un 17 nci, 6100 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.