WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5286 E.  ,  2024/2733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/308 Esas, 2023/207 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesinin 63/708 temel kayıt numaralı 05.01.2006 tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli kesinleşmiş ilamının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, dava konusu edilen kararın tenfiz şartlarını taşımadığını, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmü ve fiili bir uygulamanın bulunmadığını, davanın ticaret sicilden terkin edilen müvekkili aleyhine açıldığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2015/382 E. ve 2016/102 K. sayılı kararı ile yabancı mahkeme ilamının taraflarla ilgili olduğu, usulüne uygun olarak verildiği ve kesinleştiği gerekçeleriyle davacının tenfize ilişkin talebinin kabulü ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesinin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli kesinleşmiş ilamının tenfizine davacı vekilinin yüzünde ve davalının yokluğunda karar verildiği, davalı vekilinin tenfiz davasında müvekkilinin yokluğunda karar verildiği, kararın müvekkiline tebliğ edilmediği, şirketin ihyasına karar verilmekle kararın tarafına tebliğine karar verilmesi talebi üzerine mahkemece 01.10.2019 tarihli ara kararıyla; 2015/382 E. ve 2016/102 K. sayılı dosyasında kararın davalı şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu 35 inci maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştiği ve davalı vekilinin tenfize ilişkin kesinleşmiş kararın taraflarına tebliği talebinin kesinleşmiş kararda yasal yollara başvuru hakkı kazandırmayacağı gerekçesiyle ek kararının temyizinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 24.06.2021 tarih, 2020/8508 E. ve 2021/5374 K. sayılı kararıyla ilişkin olup dosya kapsamına göre mahkemece 07.10.2019 tarihli ek kararla davalı şirketin temyiz isteminin reddine karar verilmişse de; olaya uygulanacak 1086 sayılı Hukuk Uslulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432 nci maddesi uyarınca temyiz süresi tebliğden itibaren işlemeye başlayacağı, dosya içeriği belgelerden davalı şirketin 18.08.2014 tarihinde terkin edildiği de gözetildiğinde davalı şirketin hukuki kişiliğinin bulunmadığı dönemde yapılan tebligatların geçerli kabul edilemeyeceği, davalı şirketin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 29.06.2018 tarih, 2017/1129 E. ve 2018/805 K. sayılı kararıyla ihyasının sağlandığı ve ihya kararı taraflarca istinaf edilmeksizin 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve ancak bu tarih itibariyle şirketin tekrar hukuki tüzel kişilik kazandığı kabul edilmesi gerektiği, davalı şirkete hukuki kişiliğinin bulunmadığı 10.09.2018 tarihinden önceki dönemde dava dilekçesi ve mahkeme gerekçeli kararını içerir tebligatların gönderildiği ve ancak bu tebligatların geçerli olmadığından İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli ek kararıyla davalı şirketin temyiz isteminin reddi kararının doğru görülmediği gibi davalı şirketin asıl karara yönelik 01.10.2019 tarihli temyiz isteminin ise İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/382 E. sayılı dosyasında dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmediğinden 17.05.2016 tarihli gerekçeli kararının da tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle yeniden usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek ve taraf teşkili sağlanması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı beliritlen kararı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/6245 E. ve 2014/9137 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere yabancı mahkeme kararlarının tenfizi belli bir süreye bağlı olmadığı, Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesinin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın hukukumuza aykırılık teşkil etmediği, hükmün kanun düzenimize aykırı bir hüküm taşımadığı, tarafların o mahkemede usulüne uygun tebligat yapıldığı ve Türk hukukuna uygun bulunduğu ve tenfizine engel olmadığı, zamanaşımı itirazlarının icra aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğu, bu suretle Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesinin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın 15 Ocak 2008 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından yabancı ilamın Türkiye'de tenfizi yönünde kararın resmiyeti konusunda gerekli şartları taşıyan bir sureti, kesinleşme şerhi ve diğer tüm belgeleri ibraz ettiği ve tenfiz kararı verilebilmesi için şartların mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulan ara karar ve bu doğrultuda verilen kararın bozulması gerektiğini, zamanaşımının tespitinde dava sonucunda verilen yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin kararın kesinleşme tarihinin esas alınması gerektiğini, bu kapsamda Arnavutluk Cumhuriyeti Kruja 1. Derece Mahkemesi'nin 63/708 temel kayıt no.lu 05.01.2006 kayıt tarihli 329 karar no.lu 08.06.2006 karar tarihli ilamın Türkiye'de tenfizi yönünde davanın kabulüne karar verilmiş olsa da mahkeme kararının gerekçesinde zamanaşımı itirazlarının icra aşamasında değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğuna yönelik kısmının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bu kısım yönünden bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış Arnavutluk hukukunun ve Arnavutluk Mahkemelerinin yetkisinin kabulüne ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını, yetkili olmayan Arnavutluk Mahkemeleri tarafından yapılan yargılama neticesinde kurulan kararın kabulü mümkün olmadığını, zamanaşımı süresi içerisinde tenfiz talebinde bulunulmamasının açıkça tenfiz kararı verilmesine engel oluşturduğunu, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerekeceğini, dava konusu alacağın taraflar arasındaki 22.04.2005 tarihli satış sözleşmesinden doğduğunu, 25.07.2005 tarihli tazmin sözleşmesi ile en geç 25.07.2005 tarihinde muaccel hale geldiğini, Arnavutluk Mahkemesindeki davanın 05.01.2006 tarihinde açıldığını, kararın 15.01.2008 tarihinde kesinleştiğini, alacağın doğduğu 25.07.2005 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/326 E. ve 2019/1036 K. sayılı dosyası ile ikame edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması davası ile zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu açıkça tespit edildiğini, dava konusu kararın tenfiz şartlarını taşımadığını, ileri sürerek kararı bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50-59 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.