WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/524 E.  ,  2024/4232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/12 Esas, 2022/1518 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/565 E., 2020/409 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın 30.03.2011 düzenleme ve 07.04.2011 vade tarihli bono ile davacı müvekkili hakkında Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2011/4000 E. sayılı dosyası ile 23.04.2011 tarihli kambiyo senedine dayalı ve 75.000,00 USD bedelli takip başlattığını, müvekkilinin Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/475 E. sayılı dosyasına itiraz ettiğini ve senetteki imzanın bir tanesinin müvekkiline ait olmadığı ile borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile icra inkar tazminatı talepli dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin bono alacaklısı ve davalı ...'ı tanımadığını, senet düzenleme tarihi öncesinde ve sonrasında kendisiyle hiçbir ticari ilişkide bulunmadığını, müvekkilinin icra takibine konu senet ve içeriği borç ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin eski eşi ile arasında boşanmalarından kaynaklanan husumet olduğunu, müvekkilinin eski eşi ...'in müvekkiline zorla boş senetlere imza attırdığını ve sonradan üzerinin doldurarak icra takibine konu yapıldığını, müvekkilinin 75.000,00 USD doları borçlanacak ne iş kapasitesi nede maddi gücü bulunmadığını, senedin kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak amacı ile hukuka aykırı olarak doldurulduğunun açık olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile muvazaalı ve hukuka aykırı olarak sonradan düzenlenen senet nedeni ile müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine, dava konusu senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bir alacak- borç ilişkisi mevcut olduğunu, borçlarını ödemeyen borçlular hakkında yasal işlemler başlanıldığını, yapılan icra takibine karşı borçlu tarafından 03.05.2011 tarihinde imzaya itiraz edildiğini ve takip durduğunu, mahkemece yapılan yargılama sonunda imzanın borçluya aidiyeti ispatlandığını, temyiz aşamalarından geçtikten sonra takip 22.02.2016 tarihinde kesinleştiğini, davanın usul ve esas yönünden ispattan yoksun olduğunu, temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiş olmakla aynı konuda dava açılmayacağını, özellikle davacının eski eşi ...'in bu alacak ile ilgili hiçbir ilişkisinin olmadığını, davanın reddini ve davacıların %20'den az olmamak üzere tazminatla cezalandırılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının senedin tehdit yoluyla alındığı iddiasının bulunduğu, delil olarak gösterilen Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/307 E., 2012/126 K. sayılı dosyasında; davaya konu bononun suçun unsuru olmadığı, yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ve 2012/149882 soruşturma nolu evrak UYAP sistemi üzerinden incelemede; müşteki-şüpheli ... (iftira suçundan) şüpheliler ...,..., ve ... (resmi belgede sahtecilik suçundan) hakkında yapılan soruşturma neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, sonuç olarak dosyaya sunulan delillerden bononun tehdit yoluyla imzalatıldığının ispat edilemediği gibi tehdit iddiasına dayalı olarak açılan bu davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39 uncu maddesinde belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, süre ile ilgili değerlendirmede yanılma veya aldatmayı öğrendiği yada korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı anın esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu bononun davacıya tehdit altında imzalatılıp imzalatılmadığı ve bundan mütevellit davacının borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.