11. Hukuk Dairesi 2023/52 E. , 2024/3626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/596 Esas, 2022/1616 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1072 E., 2022/122 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili istinaf başvurusunun resen sebeplerle kabulüne, mahkeme hükmünün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, takip konusu bono tanzim edilirken bononun, müvekkiline dini inançları üzerine yemin ettirildiğini ve zorla imzalattırıldığını ileri sürerek takibe konu bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tehdit edilerek senedin imzalatıldığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkiline iftira atılarak davacı tarafın borçtan kurtulmaya çalıştığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanığının davaya konu bononun davacıdan zor altında alındığına ilişkin bir beyanının olmadığı, davalı hakkında yapılan suç duyurusu neticesinde savcılık tarafından yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararına itirazın da red edildiği, davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile 50.640,00 TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, dinlenen tanık dışında bildirilen diğer tanıkların dinlenmediğini, savcılık takipsizlik kararına karşı itiraz ve ek itiraz dilekçesi sunulduğunu, itirazın reddine dair kararda ek itiraz dilekçesinin incelenmediğini, itirazın reddine dair mahkeme karar tarihi ve e-imza tarihinin farklı olduğunu, belirtilen durumlarla ilgili mahkemece ceza mahkemesinden bilgi istenmediğini, tarafların ve tanıkların telefon kayıtları, hts kayıtları ve baz istasyonlarının araştırılmasına yönelik talebin değerlendirilmediğini, senetteki yazıların yaşı yönünden rapor alınmadığını, yeminle ilgili işlemlerin geçersiz olduğunu, tazminat için gerekli şartların oluşmadığını, toplam alacak üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava harçlarının iadesi için kesinleşmeye gerek olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispat edemediği, davacının bildirdiği tanığın dinlendiği ve ikinci tanık listesi verilemeyeceği, savcılık kararına itiraz üzerine mahkemece itirazın reddine karar verildiği, konusu suç oluşturan hususlarda yemin deliline dayanılamayacağı, davacının tanıkların telefon kayıtlarına ilişkin araştırma yapılması ve yazı yaşına ilişkin rapor alınması taleplerinin sonuca etkili olmadığı dikkate alındığında davacının bu yönlere değinen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak mahkemece icra veznesine girecek paranın ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı üzerine takip dosyasına borcun ödenmediği, bu durumda davalı alacaklının takibe devam etmesine engel bir durumun bulunmadığı, davalı alacaklının alacağına geç kavuşması hali gerçekleşmediğinden tedbir kararının uygulandığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle davalı lehine tazminat verilmemesi gerekirken tazminata hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi davanın reddi ile birlikte davacı tarafından yatırılan fazla harcın iadesi için kararın kesinleşmesinin zorunlu olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında davacının bu yönlere değinen istinaf itirazları haklı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi, davanın reddine ve şartları mevcut olmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada, takibe ve davaya konu bononun tehdit altında alınıp alınmadığı ve davacının bu bonodan dolayı borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde İleri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!