11. Hukuk Dairesi 2023/5183 E. , 2024/2116 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/161 Esas, 2023/343 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : İng Bank A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
FERİ MÜDAHİLLER :1.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili Avukat ...
2.... (OYAK) vekili
Avukat ...
HÜKÜM : Davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davacılar birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190,00 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Dosya içeriğine göre birleşen dava yönünden temyize konu edilen toplam miktar 4.478,00 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan12.950,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden birleşen dava yönünden birleşen davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkillerinin Egebank A.Ş.'nin Osmangazi/Bursa Şubesi'ne yatırdığı mevduatının rızaları dışında ve banka personelinin yanıltmasıyla off shore hesaplarına aktarıldığını ileri sürerek asıl davada 14.000,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi ile birlikte tahsilini, birleşen davada aynı gerekçeler ile 4.478,00 TL'nin tahsilini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.06.2019 tarih, 2019/32 E. ve 2019/362 K. sayılı kararı ile davanın asıl dava yönünden, davacı ... yönünden davacının davasının kabulü ile, 14.000,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden bir alacağı bulunmadığından davanın reddine; birleşen dava yönünden davacı ...'ın davasının kabulü ile, 4.478,00 TL'nin 10.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davalı banka ve fer’i müdahiller vekillerince karar temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.12.2022 tarih, 2019/5346 E. ve 2022/8610 K. sayılı kararıyla esas ve birleşen davada davacıların 26.11.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Off Shore Bank Ltd. kıyı bankası hesabına aktarıldığı, esas dava 03.07.2014 tarihinde, birleşen davanın ise 22.08.2016 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davalarda zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı asıl ve birleşen davalar yönünden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas ve birleşen davada davacıların 26.11.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Off Shore Bank Ltd. kıyı bankası hesabına aktarılmış, esas dava ise 03.07.2014 tarihinde, birleşen dava ise 22.08.2016 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan her iki davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaların zamanaşımına uğramadığını, davacılar bu dava öncesinde davaları olup olmadığının araştırılmadığını, içtihat kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı bulunduğunu, Yargıtay tarafından açılan davalar öncelikle mevsimsiz olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, yani önce off shore bankasına dava açılacak daha sonra aciz vesikası alınıp ondan sonra dava açılacağının hüküm altına alındığını, bu nedenle zamanaşımı süresinin aciz vesikası tarihinden sonra başlatılması gerektiğini, banka yöneticileri hakkındaki ceza davası bulunduğunu, tüzel kişilerin organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi tüzel kişiye açılan tazminat davasında da uygulanacağını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, off shore bankacılığından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekilinin İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyası yönünden,
Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden,
Asıl davada davacı birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!