11. Hukuk Dairesi 2023/518 E. , 2024/2479 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/118 Esas, 2022/845 Karar
DAVACILAR : 1.... vekili Avukat ...
2.... vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1....
2. ... vekilleri Avukat ...
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığı
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ... vekili, duruşmasız olarak davacı ... vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Gökay Soğuk Hava Tesisleri San. ve Tic. A.Ş.’de %20’şer hisseye sahip olduklarını, şirketin diğer ortakları olan davalıların %60 hisse ile hakim ortak konumunda olup şirketi diledikleri şekilde yönettiklerini, davalıların şirkete ait taşınmazı 10.05.2006 tarihinde yönetim kurulu kararı olmadan 1.300.000,00 TL bedelle sattıklarını, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/452 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte taşınmazın değerinin 4.787.514,06 TL olarak belirlendiğini, davacı ... davaya konu taşınmazın satışı tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak gözükmekte ise de şirketin zarara uğramasında herhangi bir dahlinin olmadığını, müvekkillerinin taşınmazın satışı tarihinden sonra gerçekleştirilen genel kurulda yönetim kurulunu ibra etmediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile dava dışı Gökay Soğuk Hava Tesisleri San. ve Tic. A.Ş.’ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 26.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 650.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 08.06.2006 tarihinde yapılan genel kurulda davacıların oyları da dahil olmak üzere yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, söz konusu taşınmazın şirket borçlarının çoğaldığı bir dönemde davacıların da onayı alındıktan sonra satıldığını, satış için bir çok emlakçı ve komisyoncuya teklif verildiğini, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/237 D.İş E. 2006/219 D.İş K. sayılı tespit dosyasında taşınmazın değerinin 1.300.000,00 TL olarak gösterildiğini, fabrikanın ucuza satılmadığını ve şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını, Mahkemece yaptırılan tespitte belirlenen değerin gerçek olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 23.05.2018 tarihli 2018/181 E., 2018/501 K. sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun daha önceki bozma ilamlarına uyularak davalıların, dava dışı Gökay Soğuk Hava Tesisleri San. ve Tic. A.Ş.’ye ait taşınmazı 10.05.2006 tarihinde görünürde 1.300.000,00 TL bedelle sattıkları, oysa davalı ...'ın 21.10.2009 tarihli dilekçesinde kabullendiği üzere bu yerin gerçekte 2.500.000,00 TL’ye satıldığı, bu gerçek satış bedelinin şirket kayıtlarına yansıtılmadığı, şirketin yöneticileri olan davalıların özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri ve dava dışı şirketin zarara uğramasına sebep olduklarından kusurlu bulundukları, bu nedenle davalıların dava dışı şirketin 1.200.000,00 TL zararına neden oldukları, davalılar vekilince 23.05.2018 tarihli oturumda, 23.05.2018 tarihli dilekçe ve ekinde sunduğu belgelerle 323.618,00 TL’lik taşınmaz satışından doğan farkın şirket hesaplarına kendilerince iade edildiği savunulup bir kısım belgeler sunulmuşsa da bu belgelerin gerçek olup olmadığının anlaşılamadığı ve daha önce de ileri sürülmediği, yargılamayı uzatmaya dönük olduğu, kaldı ki davalı ... beyanıyla tespit edilen 1.200.000,00 TL’lik zararın tamamen karşılamasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 650.000,00 TL’nın davalılardan alınıp dava dışı Gökay Soğuk Hava Tesisleri San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmesine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 14.03.2019 tarihli 2018/5230 E., 2019/2147 K. sayılı kararıyla Dairemizin önceki bozma ilamı ve karar düzeltme ilamı sonrasında, Dairemiz bozma ilamının davaya konu taşınmazın kül halinde 1.300.000 TL’na satıldığı ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da taşınmazın satış tarihindeki değerinin 1.623.618 TL olduğu tespit edildiği halde aradaki farka hükmedilmemesinin doğru olmadığına ilişkin yalın bir bozma halini aldığı, bu itibarla Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduğuna göre bozma kapsamının bu şekilde ele alınması ve taşınmazın satış tarihindeki tespit edilen değeri ile satış bedeli arasındaki farkın ödendiğine ilişkin davalı savunması ve ödemeye ilişkin delilleri üzerinde durularak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, davacılar vekillerinin karar düzeltme istemleri de Dairemizce reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket yöneticisi olan davalıların özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri ve kusurlu davranışları ile dava dışı şirketin 323.618,00 TL zarara uğramasına sebep oldukları, yargılama devam ederken bu zarara karşılık şirkete toplam 325.618,00 TL ödeme yaptıklarından asıl alacağın konusuz kaldığı; ancak davacı tarafça zarara yönelik faiz hükmedilmesi talep edildiğinden davalıların, zararın oluştuğu tarih ile ödeme tarihleri arasındaki işlemiş yasal faizden de sorumlu oldukları, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre işlemiş faiz toplamının 191.333,33 TL olduğu gerekçesiyle asıl alacak konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 191.333,33 TL işlemiş faizin davalılardan tahsili ile Şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değeri belirlenirken imar affından yararlanılan kısmın nazara alınmadığını, yönetim kurulu başkanı davalının taşınmazın 2.500.000,00TL'ye satıldığı şeklindeki beyanı nazara alınarak dava konusu 650.000,00 TL'ye karar verilmeyip 323.618,00 TL üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine(AAÜT) göre davalılar yararına usuli kazanılmış hak (önceki hükmü davalıların temyiz etmesi ve yine önceki hükümde vekalet ücretinin davacılar lehine eşit olarak hükmedilmesi) dikkate alınarak müvekkili lehine 19.975,00TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesinin son fıkrası ve AAÜT'nin 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki kararın herhangi bir nedenle bozulup yeni karar verilmesi halinde yeni hüküm tarihindeki tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedileceğini, kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, dava konusu meblağ ve faize konu meblağ nazara alınarak karar tarihindeki tarife uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın açılışı aşamasında her iki davacının da avukatı bulunduğundan önceki kararda davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı ...'nin daha sonraki süreçte avukatı olmadan yargılamayı takip ettiğini bu nedenle avukatlık ücretinin tamamının müvekkili Cevriye yararına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili Cevriye aleyhine 19.975,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davanın reddine karar verilmediğini, konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini, davanın açılmasına davalılar sebep olduğu için davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin 1.623.618,00 TL olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken fabrika binası, mütemmim cüzleri, teferruat ve demirbaşları, trafo binası, su elektrik teşkilatı, jeneratör ısıtma ve soğutma tesisi, çatı ve izolasyon durumu dahil tümünün ve yönetim kurulu başkanı davalının taşınmazın 2.500.000,00TL'ye satıldığı şeklindeki beyanının nazara alınması gerektiğini, yöneticiler hakkında açık ibra bulunmadığını, bu durumun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit hale geldiğini, gerçeği yansıtmayan şirket kayıtlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazı satın alan şirketin verdiği emlak beyannamesinde taşınmazın değerinin 5.193.993,00 TL olarak gösterildiğini, davada masrafların çoğunu müvekkil yatırdığı halde, davanın kabul edilen kısmı bakımından masrafların yarı yarıya davacılara yükletilmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından yapılan masrafın ayrı ayrı belirlenmesi ve davalıların da buna göre masrafları ödemelerine karar verilmesi gerektiğini, yargılama devam ederken davalıların 323.618,00 TL ödediğini, davalıların 191.333,33 TL faiz ödemelerine karar verildiğini, davalıların ödemesi gereken toplam miktarın 514.951,33 TL olduğunu, müvekkilin 650.000,00 TL'lık dava açtığını, buna göre reddedilen kısmın 135.048,67 TL olacağını, davanın açılmasına da davalıların sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaybettiği 135.048,67 TL üzerinden harç, masraf ve avukatlık ücretlerinin belirlenmesi gerekirken, davanın tamamını kaybetmiş gibi harç, masraf ve avukatlık ücretlerinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, Müvekkiline masraf ve ücreti vekalet ücreti yüklenmesi ve bunun miktarını da kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı ...'nin durumu aynı olduğu halde karşı karşı tarafa ödenmesi gereken 48.493,48 TL avukatlık ücretinin tamamından neden müvekkili sorumlu olup davacı ...'nin 19.975,00 TL'den sorumlu olduğunu, karşı tarafa verilen vekalet ücretinin tamamından davacıların birlikte sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazı, dava dışı şirketi iflastan kurtarmak amacıyla sattığını, zarar kastı bulunmadığını, şirket yöneticilerinin özen yükümlülüğüne uygun olarak şirketin mali durumunu gözeterek, taşınmazın da sit alanında bulunduğu ve elverişli kullanıma müsait olmaması nedeniyle makul bir fiyata satılarak şirketin geleceğinin kurtarıldığını, müvekkillerinin kötü niyeti bulunmadığını, rayiç değeri ile satış değeri arasında %25 gibi az bir fark bulunması şirketi zarara uğrattıklarını göstermeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın satışı nedeniyle dava dışı şirketin uğradığı zarar, davalıların bu zararı giderip gidermediği, taraflara yükletilecek harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 336 ncı ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin ve davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı ...'ın temyize konu karar aşamasında vekili bulunmamakla birlikte yargılama sırasında avukatla temsil edildiği anlaşılmaktadır. Davada haklı çıkan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, haklı çıkan tarafın davanın başından sonuna kadar vekil tarafından temsil edilmiş olması şart değildir. Karar tarihine göre uygulanması gereken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 5 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. AAÜT’nin 6 ncı maddesinde anlaşmazlığın davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra giderilmesi halinde de tamamına hükmolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen önceki kararda, karar tarihteki Tarife hükümlerine göre davacılar yararına "eşit" vekalet ücretine hükmedilmiş ve bu husus davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmemiştir. Buna göre Mahkemece davacılar yararına eşit vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin tamamından her iki davacının da sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekilinin ve davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı ... vekilinin yukarıda açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. bendinin, hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Davacıların kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 13 üncü maddesi gereğince davalılar yararına usuli kazanılmış hak (önceki hükmü davalıların temyiz etmesi ve yine önceki hükümde vekalet ücretinin davacılar lehine eşit olarak hükmedilmesi) dikkate alınarak 39.950,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine..." ibaresinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 8. bendinde geçen "...( davacı ...'ın AAÜT 13/3 maddesi gereğince vekalet ücretinin 19.975,00 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla)..." ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ...'a iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!