11. Hukuk Dairesi 2023/5179 E. , 2024/2171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2023/127 Esas, 2023/205 Karar
TASFİYE MEMURU : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında Edremit 1 ... İcra Müdürlüğünün 2010/108 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin semeresiz kaldığını ileri sürerek, takibe konu 48.919,73 TL'nin icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 17.07.2010 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kadar verilmesini talep etmiş, bozma kararından sonra 28.02.2020 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek 138.749,13 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan satın almış olduğu mal bedelini ödediğini, davacının malın rayiç bedelinden yüksek tutarda bedel talep ederek haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 18.12.2012 tarihli 2012/373 E., 2012/645 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispat edecek delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 18.09.2017 tarihli, 2016/14561 E., 2017/5942 K. sayılı kararıyla davalı ödeme savunmasında bulunduğundan ispat külfetini üzerine aldığı, bu durumda Mahkemece ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilerek davalının bu savunmasına yönelik delilleri toplanıp karar verilmek gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.11.2020 tarih, 2018/13 E. ve 2020/319 K. sayılı kararı ile banka hesap ekstreleri, ödeme makbuzları ve ticari defterlerin yapılan incelemesinde davacının davalıya 572.161,13 TL faturalı satış yaptığı, davalının da davacıya 433.412,00 TL ödemede bulunduğu, bakiye 138.749,13 TL borcun bulunduğu, davalı tarafın davacı aleyhine Edremit 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/672 E. sayılı dosyasından açmış olduğu menfi tespit davasında da benzer şekilde davalının davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının davacıya 138.749,13 TL borçlu olduğunun belirlendiği, davalının ödeme hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne 48.919,43 TL alacak miktarına dava tarihi olan 25.06.2012 tarihinden itibaren, ıslah ile talep edilen 89.829,40 TL alacak miktarına ıslah tarihi olan 28.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket tasfiye memuru tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 24.11.2022 tarih, 2021/4987 E. ve 2022/8295 K. sayılı kararıyla aynı taraflar arasında, davalının davacı, davacınında davalı olduğu Edremit 3 üncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/672 E. sayılı dosyasında, davalı vekilinin 31.01.2013 tarihli cevap dilekçesi ile "davalının davacıya 500.466,93 TL tutarında mal sattığı, davacının ise 459.547,00 TL ödeme yaptığını" beyan ettiği, aynı dosyadaki Mertaş Ltd. Şti. vekilinin beyanına göre davacı alacağı 40.919,93 TL olduğu, Yerel Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı delilleri eksiksiz toplanmadan düzenlenen ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.919,93 TL alacağın dava tarihi olan 25.06.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları ile alacağının toplam 138.749,13 TL olduğunun açık olduğunu, ancak Mahkemece müvekkilin önceki vekili tarafından sehven yazılan rakamlar nedeniyle alacağının 40.919,93 TL olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekilin bir muhasebeci gibi hesap yapmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle bilirkişi talep edildiğini ve alacak miktarının hesaplanmasının istendiğini, icra takibi ile asıl alacak olarak 48.919,13 TL olarak takibe giriştiğini ancak müvekkilin önceki vekilinin cevap dilekçesinde sehven yazılan rakamlar nedeniyle daha düşük bir bedele hükmedildiğini, icra takibi başlatırken ve dava açılırken işbu davanın genel alacak davası olduğun, bilirkişi incelemesi ve hesapların incelenmesinin talep edildiği açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu göz ardı edilerek kısmen ret kararı verildiğini, ıslah dilekçesine davalı tarafça itiraz edilmediğini, karşı tarafa tebliğinin ve süre verilmesinin bir anlamı kalmadığını belirterek kararın kısmen ret kararı yönünden bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece duruşma öncesi 16.05.2023 tarihinde sunmuş oldukları beyan dilekçesinde belirtilen eksiklikler tamamlanmadan, dosyayı ... bir bilirkişiye tevdi etmeden uyma çerçevesinde dosyada işlem yapmadığını, bozma ilamında açıkça deliller toplanmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesinin hatalı olduğunun belirtilmesine rağmen buna uyulmadığını, dosyadaki eksik dekontların sunulduğunu, hesap dökümlerinin getirilmesinin taraflarınca talep edildiğini, müvekkilinin alacaklı konumunda dahi olmasına rağmen eksik inceleme neticesinde borçlu çıkarıldığını, bunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!