WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/515 E.  ,  2024/2553 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1254 Esas, 2022/1432 Karar
vekili Avukat ...

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/116 E., 2022/182 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurt dışında bulunan fabrikalarında üretilen sodanın Türkiye'ye taşınması amacı ile davalı ...Ş. ile sözleşmeler yapıldığını, davalının müvekkili şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen istenen zaman ve evsafta gemi temin etmediğini, bu durumum müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, ihracatlarını zamanında gerçekleştirmemesine ve üçüncü şahıslarla olan satım sözleşmelerinin ihlaline sebebiyet verdiğini, ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin sözleşmeleri, sözleşmelerin 15.4. maddeleri uyarınca Kartal 10. Noterliğinin ihtarnamesi ile haklı nedenle sona erdirdiğini, davalının sözleşmelere ve ticari hayatın gereklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle müvekkili şirketin 2017 yılı üçüncü çeyrek dönemi için alım yapamadığı 8.476 ton soda için Solvay Sodi'ye ödemek zorunda kaldığı 151.720,40 euro miktarlı ceza tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri, navlun sözleşmeleri veya konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davadaki talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan feshin haksız olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen ve dava dışı satıcı Solvay Chemical International’a yapılan ödemeleri ispatlayan dekontların 03.01.2018, 21.12.2017 ve 25.01.2018 tarihli olduğu, söz konusu ödemelerin yapılmasından sonra kâr kaybı şeklinde zarar doğduğundan zamanaşımının bu andan itibaren başlayacağı, davacı 12.10.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve zararlarının tazminini talep ettiklerini bildirmiş ise de, söz konusu ihtarda tazminatın talep edileceğinin ifade edilmiş olmasının zaman aşımını kesen bir sebep olmadığı, dava 19.04.2019 tarihinde açılmış olduğundan davaya konusu talebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek ve kök rapora itirazları ve somut uyuşmazlığa ilişkin uzman görüşüne rağmen iddialar dikkate alınmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporunun uzman görüşüyle çelişkiler içerdiğini, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmeksizin uzman mütalaasıyla çelişkili raporun hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu, davalının çerçeve navlun sözleşmesini hiç ifa etmemesi sebebiyle müvekkili şirket nezdinde ortaya çıkan zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre sorumlu olduğunu, talep edilen zarara ilişkin zamanaşımı süresinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin gemi temin etme yükümlülüğünü hiç ifa etmemesi sebebiyle dava dışı firma Solvay'ın müvekkiline ceza faturası kestiğini, somut olayda müvekkilinin uğramış olduğu ve görülmekte olan davanın ikame edilmesiyle talep edilen zararın sözleşmeden doğan bir zarar olarak nitelendirileceğini, sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla birlikte akdedilen sözleşmenin hiç kurulmamış sayılacağını, davalının mahkeme içi ikrarının davanın konusunun deniz ticaretinden kaynaklanmadığını teyit ettiğini, huzurda görülmekte olan davada navlun sözleşmesinden doğan bir alacağın dava edilmediğini, navlun sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülerek uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla başladığını, sözleşmeden dönülmesinden sonra ortaya çıkan zararın yargılama gerektirir bir husus olduğundan muaccel bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın muaccel olduğu, yani davacı tarafça dava dışı şirkete gerçekleştirilen ödemelere dair dekontların tarihleri itibariyle son dekont tarihi olan 25.01.2018 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iş bu davanın açılması gerekirken davanın 19.04.2019 tarihinde açılmış olması ile zamanaşımının gerçekleştiği, davalı tarafın usulüne uygun zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince hızlı karar verildiğini belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacı tarafından dava dışı tedarikçisine ödenen ceza tutarlarının davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1246 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.