WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5141 E.  ,  2024/5831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1438 Esas, 2022/1533 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/388 E., 2019/608 K.

Taraflar arasındaki yabancı hakem kararının tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalılar ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, duruşmasız olarak davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı ... ve ... vekili Avukat ... ... ..., davalı ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Avrupa'nın lider beyaz eşya sanayi şirketi olup Almanya'da mukim bir şirket olduğunu, davalılar tarafından 07.10.2013 tarihinde müvekkili ile Almanya'da mukim Deutsche Bank AG isimli bankaya karşı Milletlerararası Ticaret Odası nezdinde bir tahkim davası ikame edildiğini, davalılar ile müvekkili arasında herhangi bir tahkim sözleşmesi yer almamakla birlikte müvekkilinin hakem heyetinin yetkisine itiraz etmediğini, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesine onay verdiğini, akabinde taraflar ve hakem heyetinin tahkim görev belgesini imzaladıklarını, yapılan yargılama sonucunda 06.02.2017 tarihli kararın verildiğini, davalıların süresi içerisinde hakem kararına karşı iptal davası açmadıklarını, kararın taraflar açısından bağlayacağı hâle geldiğini, kararda davalıların, müvekkilinin tahkim davası yüzünden katlanmış olduğu toplam 544.230,00 USD ile 1.900.487,13 euro tutarındaki masrafın hakem kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, eda hükmü içeren kararın davalıların Türkiye'de malvarlıklarının bulunması sebebiyle tenfizinin gerektiğini, kararda hükmedilen masraflardan 1.637.815,00 USD'sinin davalı ...'den tahsil edildiğini, müvekkilinin davalılardan bakiye alacağının 926.940,44 euro olduğunu beyanla Milletlerarası Ticaret Odası (MTO/ICC) nezdinde görülmüş olan 19768/GFG/ZFD numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli hakem kararının, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) hükümleri gereğince müvekkilinin bakiye alacağı olan 926.940,44 euro anapara alacağı ve 07.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi yönünden tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hakem heyeti kararını veren hakemlerin emredici hukuk kurallarına bağlı kalmamaları, bu şekilde kamu düzenine aykırılık yaratmış olmaları, yetki aşımı yapmış olmaları, hiç bir hukuk kuralına bağlı kalmadan tamamen takdiren karar vermeleri, özellikle de takdiren karar verirken karşı yan vekâlet ücreti ve giderleri konusunda çok önemli olan makul karar verme kavramına dahi riayet etmemiş olmalarının iş bu heyet kararının tenfizine açıkça engel olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, söz konusu kararın tenfizine karar verilmesi hâlinde sonuçlarının, hem İsviçre hem de Türk Hukuku açısından kamu düzenine aykırılık oluşturacağını, tenfiz kararının sonuçlarının kamu düzenine aykırılık yaratıp yaratmadığının tespiti için bilirkişi heyeti oluşturularak dosyanın heyete tevdiini talep ettiklerini, bu inceleme neticesinde iddialarının doğruluğu ispatlanacağından tenfiz talepli işbu davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca yabancı hekem heyeti kararında belirlenen karşı yan tahkim masrafları ve yargılama giderleri konusunda tüm davalı müvekkillerinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde açık bir düzenleme olmamasına rağmen iş bu davanın tüm davalılara karşı ikame edilmiş olması ile dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi açısından hukuka aykırı davranılmış olmasından dolayı da huzurdaki hukuka aykırı, tenfiz talepli davanın reddini talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, New York Sözleşmesi ile 5718 sayılı Kanun uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi için gerekli olan şartlardan tahkim şartını içeren sözleşmenin aslının, hakem kararının kesinleşmiş ve onanmış örneğinin sunulduğu, yine bu kararların Türkçe diline tercümesinin yapılmış olduğu ve şekil şartlarının yerine getirildiği, Mahkemece hakem kararlarına müdahale imkanı bulunmamakta olup sadece kamu düzenine ilişkin kısımlarda tenfiz ve tanımanın reddini gerektirecek aykırılıklar hâlinde müdahale imkanı bulunmakta olduğundan ve dava konusunun tahkimle görülmeyecek işlerden olmaması, aile hukuku veya taşınmaz hukukundan doğmaması, davalıya kendini usulünce, yeteri kadar savunma imkanı tanınmış olması hususları ile birlikte kamu düzenine aykırılık oluşturacak şartların da bulunmadığı, davalıların vekili aracılığı ile ileri sürdüğü hakem heyeti kararını veren hakemlerin, emredici hukuk kurallarına bağlı kalmamaları nedeniyle kamu düzenine aykırılık oluştuğu, yetki aşımı yapılarak kamu düzenine aykırılık oluştuğu iddiaları karşısında kamu düzeni kavramının sınırlarının, yabancı bir ilamın tenfizi bakımından iç hukuktaki emreci kurallara aykırılık kavramına kıyasla çok daha dar yorumlanması gerektiği, davalıların ileri sürdüğü İsviçre ve Türk hukuklarının uygulanmamasının Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, yetki aşımında bulunulduğuna ilişkin savunmaların inandırıcı bulunmadığı, söz konusu hakem heyeti kararının ICC kurallarına uygun olduğunun saptandığı, hakem kararlarının maddi hukuk bakımından içeriği ve doğruluğu, tenfiz mahkemesi tarafından incelenemeyeceğinden davalılar vekilinin bilirkişi incelemesi taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Milletlerarası Ticaret Odası ("MTO" ya da "ICC") nezdinde görülmüş olan 19768/GFG/ZF numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli hakem kararının 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve devamı maddeleri ile New York sözleşmesi uyarınca tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hakem heyeti kararının tenfizi talebinin konusunu 544.230,00 USD + 1.900.487,13 euro karşı yan vekâlet ücreti ve masraflarından müvekkillerinden ...'den tahsil edilen 1.637.815,00 USD ile 544.230,00 USD farkı olan 1.093.585,00 USD'nin 13.05.2019 tarihindeki karşılığı olan bakiye 973.546.69 euro olduğunu, dava tarihi itibariyle harca esas değerin 5.940.575,89 TL olduğunu, yerel Mahkemenin 2019/388 E. sayılı dosyasında hiç bir inceleme yapılmadan, dosyada mevcut 14.03.2019 tarihli uzman görüşünde yer alan tespitler dahi hiç bir şekilde aydınlatılmadan, eksik ve yetersiz incelemeyle 19.12.2019 tarihinde, davacı tarafın tenfiz talebinin kabulüne şeklinde istinafa konu kararın verildiğini, yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece davacının tenfizi için başvurduğu yabancı hakem kararına ilişkin tenfiz kararı verilirken dava konusu yabancı hakem heyeti kararının tenfizinin sonuçlarının, Türk kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, keza davacının tenifizi için başvurmuş olduğu yabancı hakem heyeti kararında hakemlerden ... Öz'ün de hukuka ve kamu düzenine aykırılığa ilişkin muhalefet şerhinin bulunduğunu, dilekçelerinde belirtmiş oldukları yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince kamu düzeni açısından değerlendirme yapılabilmesi için mali inceleme/ bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, aksi takdirde mükerrer tahsilata sebebiyet verileceğini, bu durumun da kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın dava dilekçesinin 1. sayfasında, davalılardan ...'den New York'da 1.637.815,00 USD tahsil ettiklerini belirttiğini ve bakiye 926.940,44 euro alacakları kaldığını beyan ettiğini, bu beyanlarına ilişkin New York Mahkemelerine ait tenfiz kararıyla ödeme dekontu olduğunu iddia ettiği iki belge sunduğunu, belgeler incelendiğinde ödeme dekontu olduğu söylenen belge üzerinde sadece ve sadece 1.637.815,00 USD ödeme yapıldığına dair ibarelerin yer aldığını, başkaca hiçbir açıklama bulunmadığının görüldüğünü, müvekkillerin beyanlarına göre davacının bahsettiği tahsilatın Jak v. Kamhi'nin New York'da bulunan gayrimenkulünün satışı sonrasında gerçekleştirildiğini, tahsilat miktarının iddia edilenin çok daha üzerinde olduğunu, davacı tarafın söz konusu tahsilat bedelini Mahkemeye eksik ve yanıltıcı şekilde aktardığını, yabancı hakem heyeti kararının tenfizine karar verilmesi hâlinde, bu kararın icrası aşamasında özellikle miktar konusunda taraflar arasında çok ciddi husumetlerin çıkacak olduğunu, bunun da özellikle usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkı kapsamında hukuka aykırılıklar doğuracağını, belki de davacıların haksız ve mükerrer tahsilat yapmasına, faize faiz yasağına aykırı hareket etmesine neden olacağını, bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesi hâlinde yabancı hakem heyeti kararının tenfizinin kamu düzenine aykırılık teşkil edeceğini, belirtmiş oldukları ödeme ve satışa ilişkin tüm belgelerin dosyaya sunulması ile akabinde davacının tahsilat olarak nitelendirdiği miktarın araştırılması ve mahsubun doğru yapılıp yapılmadığı, davacı tarafın iş bu davadaki faiz talebi ve faiz başlangıç türü noktasında mali bilirkişiden rapor alınmasını talep etmişlerse de Mahkemece bu hususlara ilişkin taleplerinin hiçbir suretle dikkate alınmadan hüküm tesis edilmiş olduğunu, bu durum usul ve yasalara aykırılık teşkil etmekle birlikte bu hususlar göz ardı edilerek dava konusu hakem heyeti kararının tenfizinin doğurduğu sonuçların Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, hakem heyeti kararında, tüm davalıların müşterek müteselsil sorumlu tutulduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, Mahkemenin, davacının tenfizi için başvurduğu yabancı hakem kararına ilişkin tenfiz kararı verirken Yargıtay'ın dikkat çektiği dört ana unsura dikkat etmediğini, tenfizi istenen yabancı hakem heyeti kararının Türkiye'de tenfiz edilmesi hâlinde sonuçlarının Türk kamu düzenine aykırılık yaratacağını, tenfizi istenen yabancı hakem heyeti kararının emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunu, tenfizi istenen yabancı hakem heyeti hakemlerinin yetki aşımı yaptıklarını, somut olaya hem tahkim yeri olan İsviçre Hukuku hem de tahkimin esasına uygulanacak Türk Hukukunun emredici hukuk kuralları perspektifinden bakmak, hakemin yetkisi dışına çıkıp çıkmadığını araştırmak gerektiğini, somut olayda davacının tenfizini talep ettiği yabancı hakem heyeti kararının konusunun, yine davacının avukatlık ücreti ve tahkim masrafları olduğunu, hakemler yetki aşımı gerçekleştirdiğinden ve herhangi bir hukuk kuralına bağlı kalmadan, yapmamaları gerekmesine rağmen takdiren bu ücretleri belirlemiş olduklarından kararın açıkça hem İsviçre Hukuku'nun emredici hukuk kurallarına dolayısıyla kamu düzenine hem de Türk Hukuku'nun emredici hukuk kurallarına dolayısıyla kamu düzenine aykırı olduğunu, hakem heyeti tarafından takdir edilecek tahkim masraflarının sadece makul olanların karşılanabileceğinin kabul edilmekte olunduğunu, davacı tarafından yanıltıcı şekilde hakemlerin yargılama giderleri konusunda yetkili olduğunun, tahkim kararına karşı iptal davası açılmadığının, bu sebeple bu iddiaların sunulmasının dayanağı olmadığının belirtildiğini, iptal davası açılmamasının, tenfizin reddi sebeplerini sunmaya engel olmadığını, kararı veren hakemlerin yetki aşımı yaparak herhangi bir hukuka bağlı kalmadan karar verdiklerini, makul kavramını makul olmayacak şekilde ve kesinlikle kabul etmedikleri sözde takdir haklarını kötü niyetli şekilde kullanarak makul kavramına riayet etmediklerini, açık ve net şekilde hem İsviçre hem de Türk hukuk sisteminin tahkim masraflarıyla ilgili emredici hukuk kurallarına aykırı davranmış olduklarını, bunun da kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, revizyon yasağının burada söz konusu olamayacağını, Mahkemenin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onlarca kararına rağmen huzurdaki davada, hukuka aykırı şekilde nispi harca ve vekâlet ücretine hükmettiğini, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde nispi değil maktu harç alınması gerektiğini belirterek yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı hakem kararının apostil şerhli aslı, kararın yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş Türkçe aslı, karara karşı itiraz başvurusunda bulunulmadığına dair Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli yazısının yeminli Türkçe tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, tenfizi istenilen ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi kararının kesinleştiği, hakem kararına konu uyuşmazlığın mevzuatımız uyarınca tahkim yoluyla çözümünün mümkün olduğu, bu noktalarda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, tenfize konu hakem kararının yargılama giderlerine ilişkin bölümlerinin kamu düzenine aykırı olup olmadığı noktasında toplandığı, hakem heyetinin taraflarca uygulanması kabul edilen ICC tahkim kuralları uyarınca karar verdiği, yargılama sırasında davacının talep ettiği yargılama giderlerinin her bir kalemi yönünden davalıların itirazlarını değerlendirdiği, yargılama neticesinde davalıların haksız bulunmaları nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarına karar verdiği, davalılar tarafından hakem kararına karşı iptal davası açılmadığı, kararın kesinleştiği, yabancı hakem kararının kamu düzenine aykırı olmadığı, davalıların kamu düzenine aykırılık savunmalarını İsviçre ve Türk Usul Kanunlarına dayandırmaları nedeniyle hukuki bir değerlendirme yapılacağından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı, tenfiz şartlarının gerçekleştiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince hakem kararının tenfizine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, yabancı hakem kararının tenfizi davalarında nispi harç alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığından maktu harç ve vekâlet ücreti alınması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince nispi harç ile davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, Milletlerarası Ticaret Odası ("MTO" ya da "ICC") nezdinde görülmüş olan 19768/GFG/ZF numaralı tahkim yargılaması çerçevesinde verilen 06.02.2017 tarihli hakem kararının 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve devam eden maddeleri ile New York sözleşmesi uyarınca tenfizine karar verilmiş, karar davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından sunulan maddi hatanın düzeltilmesi dilekçesi ile dava dosyasında 27.10.2022 tarih, 2020/1438 E., 2022/1533 K. sayılı kararın tesis edildiğini, söz konusu kararın ilk sayfasında taraflar gösterilirken müvekkillerinin sehven davalı tarafta ... ...'nin mirasçısı olarak gösterildiklerini, ne var ki müvekkillerinin ...'nin mirasını reddettiklerini ve yasal mirasçı sıfatlarının olmadığını, müvekkillerinin mirası reddinin, karar tarihinden evvel İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu 2021/6 E. ve 2021/12 K. sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu kararın 30.03.2021 tarihinde kesinleştiğini, iş bu dosyada ve istinaf incelemesine esas uyuşmazlıkta, müvekkilleri hiçbir aşamada davalı sıfatına sahip olmadıkları gibi hüküm kurulduğu tarihte de müvekkillerinin mirasçı ve bu nedenle de davalı sıfatı bulunmadığından verilen kararın kapak sayfasında davalılar arasındaki "... mirasçıları" başlığı altında gösterilmelerinin açıkça maddi hata teşkil etmekte olduğunu belirterek maddi hatanın giderilerek müvekkillerinin isimlerinin sehven yer aldığı "... mirasçıları" başlığı altından silinerek maddi hatanın tashihine karar verilmesini talep etmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ek kararı ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, yine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2023 tarihli ek kararı ile Dairenin 27.10.2022 tarihli kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, 20.07.2023 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçildiği, dosyaya sunulan vekâletnamede "temyizden feragat" yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş, 01.02.2023 tarihli ek karara karşı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de, 04.09.2023 tarihli ek karara karşı davalı ... ya da vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmamıştır.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, 01.02.2023 tarihli ek kararına ve esas kararına karşı davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, istinaf iddiaları karşılanmadan, incelenmeden verildiğinden ve yine vefat etmiş olan ... ile ... mirasçılarına tebligat yapılmadan hüküm tesis edildiğinden usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, kararın icrasının durdurulmasını talep ettiklerini, mütalaaların ve dilekçelerinin değerlendirilmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek ve yukarıda özetlenen istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, istinaf iddiaları karşılanmadan, incelenmeden verildiğinden ve yine vefat etmiş olan ... ile ... mirasçılarına tebligat yapılmadan hüküm tesis edildiğinden, sadece karar tebliği ile yetinildiğinden usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, mütalaaların ve dilekçelerinin değerlendirilmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek ve yukarıda özetlenen istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3.Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20.01.2023 tarihinde dosyaya vekâletname sunulmasıyla dava dosyasından haricen haberdar olunduğunu, istinaf incelemesi sürecinde davalılardan ...'nin 07.10.2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, ...'nin taraf ehliyeti son bulduktan sonra istinaf incelemesi boyunca mirasçılara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadığı için müvekkillerinin istinaf incelemesi son bulup da gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilene kadar uyuşmazlıktan haberdar olmadıklarını, bu nedenle de mirasçıların mirası kabul veya reddi durumunun, istinaf Mahkemesince araştırılmadığını, müvekkillerine söz konusu dava bildirilmemiş olduğundan ...'nin mirasını reddetmiş olduklarını beyan etme imkanı bulamadıklarını, mirası reddetmiş olduklarından müvekkillerinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın müvekkilleri bakımından reddi gerektiğini, davalılardan ...'nin, istinaf yargılaması sırasında vefat ettiğini, buna rağmen müteveffanın mirasçıları olabilecek taraflar tespit edilip bu kişilere davanın tebligatı yapılmadan ve kendilerine savunma hakkı tanınmadan hüküm tesis edilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturduğunu, bu hususta tashih taleplerinin reddedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ya da düzeltilmesini istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.New York Sözleşmesi hükümleri, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalılar ..., ... ve ...'nin, murisleri ...'nin mirasını reddettikleri, mirası ret hususunun İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu 2021/6 E. ve 2021/12 K. sayılı kararı ile sabit olduğu, bu kararın 30.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup anılan bu davalılar (..., ... ve ...) yönünden davalı ...'nin mirasını ret ettikleri hususunun değerlendirilmesi için bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ek kararının kaldırılarak 27.10.2022 tarihli esas kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, 27.10.2022 tarihli esas kararının anılan bu davalılar yönünden BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılar ..., ..., ... ile ...'ye yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde davalılar ..., ... ve ...'ye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.