WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5138 E.  ,  2024/2269 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/442 Esas, 2023/171 Karar
vekili Avukat ...

HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ...'nın maliki olduğu Osmaniye İli, ... Köyü, 132 ada, 1 parseldeki taşınmazı 20.06.2012 tarihinde kaydına davalı banka lehine konulmuş ipotekle birlikte satın aldığını, Osmaniye 1. Noterliği’nin 26.09.2012 tarih ve 10775 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalı bankaya taşınmazı satın aldığını, taşınmazın, satın alındığı tarihten sonra kullandırılacak kredilere teminat olarak kabul edilmemesi gerektiğini bildirdiğini, davalının Osmaniye 3. Noterliği’nin 26.03.2013 tarih ve 4332 yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmaz üzerinde lehlerine 600.000,00 TL ipotek bulunduğunu bildirdiğini, taşınmazın değerinin 240.000,00 TL olduğunu, taşınmazın değerinden daha fazla miktarda kredi verilmesinin yasal olmadığını, davacının kredi borcundan sorumlu olmadığını, davalıya hitaben keşide ettikleri Osmaniye 4. Noterliği’nin 07.10.2013 tarih ve 9612 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ipotekle teminat altına alınan kredi borcu miktarının bildirilmesi ve borç bulunmuyorsa ipoteğin kaldırılması talebinde bulunduklarını ileri sürerek davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, ipoteğin teminatını teşkil ettiği kredi borcu bitmemiş ise ne kadar borç kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...'nin, davaya konu taşınmazı teminat göstererek 600.000,00 TL tutarlı ipotek tesis etmek suretiyle davalı bankadan kredi kullandığını, davacının da bu taşınmazı mevcut ipotekle birlikte satın aldığını, halen 2.736.841,57 TL alacakları bulunduğundan ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/643 E., 2019/381 K. sayılı kararıyla; dava dışı ...'nin davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi/sözleşmelerine istinaden ... ve/veya ...’nin asaleten ve kefaleten kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatı olarak dava dışı ...'nın davaya konu taşınmazı üzerinde 28.09.2011 tarihinde ikinci dereceden serbest dereceden istifade edecek şekilde davalı banka lehine 600.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik ... tarafından davacıya satış yolu ile devredildiği, satış esnasında davacının bu ipoteği görerek taşınmazı satın aldığı, ipotek taşınmazın aynına ilişkin borç olduğundan taşınmazın el değiştirmesinin mevcut ipoteği geçersiz kılamayacağı, yeni malikin tek taraflı bildirimi ile ipotek akdini feshedemeyeceği, ipoteğin fekki talebinde bulunulması için ipoteğin teminat teşkil ettiği dava dışı ...'nin davalı bankaya olan tüm borcunun ödenmiş olmasının gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde dava dışı ...'nin davalı bankaya olan borçlarının tamamının ödenmemiş olduğu, 500.000,00 TL gayri nakdi, 4.966.627,75 TL nakdi borcu bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin reddine, dava konusu taşınmazdaki ipotek bedelinin tapu kaydında belli olduğu, bu bedelin üzerindeki borçtan davacı sorumlu olmadığından ipotek tutarını aşan borç miktarının tespitinde davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının kalan kredi borcunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/1836 E., 2020/1106 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki resmi ipotek senedinin incelenmesinde, ipoteğin dava dışı ...'nin kredi sözleşmesi ve sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verildiğinin anlaşıldığı, dava dışı borçlu ...'nin kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunun banka kayıtları ve mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 14.06.2022 tarih, 2021/402 E. ve 2022/4820 K. sayılı kararıyla davacı ... davaya konu taşınmazı ipotekle yüklü olarak 20.06.2012 tarihinde satın almış, Osmaniye 1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarname ile ... ve/veya ...’ün kullandığı kredilerin teminatı olarak eski malik ... tarafından davalı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazı 20.06.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun rızası ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini ihtar etmiştir. 07.10.2013 tarihinde Osmaniye 4. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği ihtarname ile de ipoteğin fekkini, ipoteğin teminatını teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 06.05.2019 tarihli bilirkişi raporu yeterli incelemeyi ihtiva etmediği gibi denetime açık mahiyette de değildir. Yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davacının Osmaniye 1. Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarih 10775 yevmiye nolu ihtarnamenin davalı bankaya tebliğ edildiği tarihin tespit edilerek, bu tarih itibarıyla 28.09.2011 ve 24.04.2012 tarihli ... ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bir borç bulunup bulunmadığı, borç var ise ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla miktarının hesaplattırılarak, denetime açık bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişinin de yer aldığı rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu taşınmazı ipotekle yüklü olarak 20.06.2012 tarihinde satın aldığı, davalı bankaya hitaben keşide ettiği 26.09.2012 tarihli ihtarname ile eski malik ... tarafından davalı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazı satın aldığı, taşınmazın bu tarihten itibaren hiçbir kişi veya kurumun rızası ve bilgisi olmadan kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olarak kabul edilmemesini ihtar ettiği, 07.10.2013 tarihinde davalı bankaya gönderilen ihtarname ile de ipoteğin fekkini, ipoteğin teminatını teşkil ettiği borç kapanmamışsa da borç miktarının bildirilmesini istediği, bozma ilamı doğrultusunda rapor aldırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 26.09.2012 tarihli ihtarnamesinin tebliğ edildiği 04.10.2012 tarihinden önce ... tarafından kullanılmış ve ödenmeyen kredi borcu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı kredi borçlusu arasında süresiz kredi sözleşmesi bulunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 888 nci maddesi uyarınca davacının sorumluluğunun devam edeceği, işbu dava konusu gayrimenkul ipoteğinin dava dışı kredi borçlusunun müvekkil banka nezdinde kullandığı/kullanacağı tüm kredi ve borçlarına karşılık teminaten olarak alındığını, bu hususun akdedilen sözleşmeler ve ipotek belgeleri ile sabit olduğunu, davacının işbu dava konusu gayrimenkul üzerinde ipotek olduğunu bilerek satın aldığını, davacı yanın müvekkil bankaya yapmış olduğu bildirimin, hukuken borçtan kurtulma ve ipoteğin teminat kapsamından çıkarmaya yeterli olmayacağını, dava dışı kredi borçlusunun halihazırda müvekkili bankaya anılan genel kredi sözleşmeleri kapsamında borçlu bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Kanun'un 881 ve 883 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, kararın hüküm kısmının 3 numaralı bendinde vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair yazılan maddi hatanın karar yerinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre bozma sebebi yapılmamıştır.

3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.