11. Hukuk Dairesi 2023/5092 E. , 2024/5399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/899 Esas, 2021/540 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi, manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bakanlık tarafından yapılan ihaleye konu edilen 20.000 takım renkli tek kişilik nevresim takımlarının, müvekkili adına tescilli kumaş desen tasarımı ile aynı olduğunu, diğer davalının da ihaleyi kazanarak müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri ürettiğini ileri sürerek, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat talebini 05.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile 87.200,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ayrıca davanın zamanaşımı ve derdestlik nedeniyle de reddinin gerektiğini, dava konusu tasarımın 2006 yılında davacı adına tescil edildiğini oysa müvekkilinin 2003 yılında da aynı ürünü ihale ile aldığını, dolayısıyla davacının tazminat taleplerinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, diğer davalı bakanlığın açtığı ihaleyi kazanan temsilcisi olduğu şirketin, ihale şartnamesinde yer alan ürünü imal ettirerek ihale makamına teslim ettiğini, verilen numune uyarınca üretim yapan şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 23.12.2014 tarih, 2009/446 E. ve2014/473 K. sayılı kararı ile, davacı adına tescilli kumaş tasarımının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin satın alınması konusunda davalı bakanlık tarafından ihale yapıldığını, diğer davalı şirketin bu ihaleyi kazanması sonucu söz konusu ürünleri üreterek davalı bakanlığa teslim ettiğini, davalıların bu eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil oluşturduğunu, davalı şirketin söz konusu tecavüz nedeniyle elde ettiği karın 87.200,00 TL bulunduğu, davalı bakanlığın bu nevresimleri bir tasarımcıya ürettirseydi ve lisansını alsaydı ödemesi gereken miktarın 4.000,00 TL olduğu, ıslaha konu miktarın 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 57 nci maddesinin yollamasıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalıların eylemlerinin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, 10.000,00 TL maddi (davalı bakanlığın sorumluluğu 4.000,00 TL olmak üzere), 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, davacı vekili ile davalı bakanlık vekili ve davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.04.2016 tarih, 2015/8624 E. ve 2016/4018 K. sayılı kararıyla ''...1-Dava, davacı adına tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacı adına tescilli kumaş tasarımının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davalı bakanlığın açtığı ihale neticesinde diğer davalı tarafından üretildiği ve davalıların bu eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 554 sayılı KHK'nın 23. maddesi uyarınca, tescil başvurusunun yapıldığı tarihten veya rüçhan hakkı tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve tescilli tasarımdan bağımsız olarak geliştirilmiş ve o tarihte henüz kamuya açıklanmamış bir tasarımı kullanmaya başlamış veya kullanımı için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, bu kişi veya kişilerin iyi niyetli davranmış olmaları koşuluyla, tasarımı kullanmaya devam etmelerini veya kullanmaya başlamalarını önlemeye, tasarım hakkı sahibinin yetkisi yoktur. Ayrıca, üçüncü kişilerin bu madde kapsamında bir tasarımdan yararlanmalarının başlangıçta uygulamaya konulan veya uygulanması için daha önceden planlanan tedbirlerin sınır ve gerekleri dışına çıkamayacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda da, davalı bakanlık tarafından dava konusu tasarımın tescil edildiği tarihten önceye tekabül eden 2003 yılında da aynı ürünü ihale ile aldığı savunulmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durularak bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalı savunması üzerinde durularak 2003 yılında ihale ile alındığı savunulan ürünün temin edilmesi, daha sonra bu ürünün dava konusu ürün ile aynı olup olmadığının bilirkişi eliyle saptanması ve davalıların hukuki konumlarının yukarıda belirtilen hüküm çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bakanlığın savunmasında davaya konu tasarımın davacı tescil edildiği tarihten evvel aynı ürüne ilişkin nevresim takımı alım ihalesi düzenlendiğini iddia ettiği, celp edilen kayıtlara göre davalı Bakanlığın düzenlediği ihale sonucu davalı bakanlık ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şirketi arasında 5.000 nevresim takımının tedariki için 27.10.2003 tarih ve 15789 sayılı sözleşme imzalandığı, söz konusu ihalenin 20.05.2003 tarihli teknik şartnamesinin incelenmesinde, ihale ile temin edilecek olan nevresim takımlarının üç gruba ayrıldığı, tip 1 olarak adlandırılan ürünün tek kişilik, tip 2 olarak adlandırılan ürünün çift kişilik, tip 3 olarak adlandırılan ürünün ise hastane tipi nevresim takımı olduğu, yine davalı bakanlığın düzenlediği ihale sonucu davacı şirket ile davalı bakanlık arasında 15.000 nevresim takımının tedariki için 03.08.2005 tarihinde 2005/72244-60 sayılı sözleşmenin düzenlendiği, bu ihalede tedarik edilecek ürünün de teknik şartnamesine göre tip 1, tip 2 ve tip 3 olarak adlandırılan nevresim takımları olduğu, davacı şirketin işbu ihaleyi kazanmasına karşın ürünleri temin edememesi sebebiyle davalı bakanlık tarafından davacı aleyhinde açılan Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/505 E., 2010/668 K. sayılı davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile idarenin zararının davacı şirket tarafından giderilmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/5300-14785 E-K. sayılı 20.10.2011 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği, davacı şirketin kazandığı ihale sonrasında davaya konu kumaş tasarımını 08.05.2006 tarihinde kendi adına tescil ettirdiği, yine davaya konu ihale sonucu davalılar arasında imzalanan 30.06.2008 tarihli sözleşme ile 20.000 adet nevresim takımının tedariki için anlaşma yapıldığı, işbu ihalede tedarik edilecek ürünün de teknik şartnamesine göre tip 1, tip 2 ve tip 3 olarak adlandırılan nevresim takımları olduğu, dikkat edileceği üzere davalı bakanlığın düzenlediği nevresim takımı alım ihalelerinin tamamında tedarik edilecek ürünlerin tip 1, 2 veya 3 şeklinde belirtildiği, bilindiği üzere davalı bakanlığın yatakhanelerinde yıllardır benzer tipte nevresim takımlarının kullanıla geldiği, Yargıtay bozma ilamı gereği temin edilen 2003 yılında yapılan ihaleye konu nevresim takımı numunesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonunda sunulan raporda, dosyaya sunulan nevresim örneği ile davacıya ait tescilli tasarım örneği arasında ayniyetle benzerlik bulunduğunun belirlendiği, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 554 sayılı KHK'nın 23 üncü maddesi uyarınca, tescil başvurusunun yapıldığı tarihten önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve tescilli tasarımdan bağımsız olarak geliştirilmiş ve o tarihte henüz kamuya açıklanmamış bir tasarımı kullanmaya başlamış veya kullanımı için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, bu kişi veya kişilerin iyi niyetli davranmış olmaları koşuluyla, tasarımı kullanmaya devam etmelerini veya kullanmaya başlamalarını önlemeye, tasarım hakkı sahibinin yetkisi olmadığının düzenlendiği, somut olayda da davacının tescilli tasarımının tescil tarihinden evvel davalı bakanlık tarafından kullanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 23.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2003 yılında yapılan ve dava konusu tasarımın aynısının kullanıldığı iddia edilen ihaleye ilişkin şahit numunenin dosyaya sunulmadığını, aranan şahit numunenin bu davanın davalısı Soylu Nakliyat'ta olabilmesinin mümkün olmadığını, zira 2003 yılındaki ihaleyle Soylu Nakliyat'ın ilgisi bulunmadığını, dolayısıyla Yerel Mahkemece karara dayanak yapılan bilirkişi raporu davalıların iddiasını desteklemekten çok uzak olup bilakis şahit numune sunulmadığından davalarını destekler nitelikte olduğunu, söz konusu bilirkişi raporundan sonra da Mahkemece 2003 tarihli ihalenin şahit numunesi temin edilerek dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmediğini, dava konusu tasarımın daha önce kullanıldığı iddiasının dosya kapsamında hiçbir zaman ispat edilemediğini, davalı tarafın verilen kesin sürede 2003 yılında dava konusu tasarımın aynısı ile ihale yapıldığı iddiasını ispatlayamadığını, Yerel Mahkemece 2003 yılındaki ihaleyi kazanan dava dışı ... firmasından şahit numune temin etme yoluna gidilmiş ise de söz konusu firmanın tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, kaldı ki, taraflarca getirilme ilkesinin hakim olduğu hukuk yargılamasında, tarafların hiçbir talebi olmadan Mahkemenin kendiliğinden "kamu kurumunu koruma güdüsüyle" delil toplamaya çalışmasının hukuka da aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı adına tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!