11. Hukuk Dairesi 2023/5060 E. , 2024/2798 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2023/97 Esas, 2023/190 Karar
HÜKÜM :Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın sahibi olduğu ... Un isimli iş yeri ile davalı arasında belirli bir süre ticari ilişki olduğunu, davalıdan un yapmak üzere buğday satın aldığını, davalının da talep edilen miktarda buğdayı muris ...'a gönderdiğini, ancak davalı tarafın muris ...'ın son dönemlerdeki hastalığından faydalanarak buğday teslimi yapmadığı halde buğday teslimi yapmış gibi ödeme, hatta teslim edilen buğdayların karşılığı olan ödemeleri de almadığını beyan ederek tekrar ödeme yapmasını talep ettiğini, yine davalının satmış olduğu mala teminat verilmesini istediğini ve bu kapsamda bir adet iş yeri ile yine ... Un ortağı olan ... adına kayıtlı iki adet aracın davalıya teminat olarak verildiğini, 2016 yılının 10 uncu ayı başlarında muris ...'ın ölümü üzerine davalının 229.000,00 TL civarında alacağının bulunduğunu bu alacağının garanti altına alınması için ... mirasçıları olan müvekkillerine gelerek teminat amaçlı senet istediğini ve bu amaçla tarih kısımları boş olarak müvekkillerine baskı altında teminat olduğu söylenerek senetlerin imzalatıldığını, senetler incelendiğinde muris ...'ın ölü olduğu, ölmeden önce yaklaşık 6 ay Ankara'da hastanede tedavi gördüğü dikkate alındığında bu dava konusu senetlerin sonradan alındığının ortaya çıktığını, senetlerde kefil olarak yer alan ..., ...'ın işletme ile hiçbir alakası bulunmadığını, bu hususun dahi senetlerin teminat amaçlı ve murisin ölümünden sonra alındığının ispatı olduğunu, davalı tarafın bu senetler karşılığında davacı tarafa herhangi bir mal teslimi de yapmadığını, davalı tarafın senetleri aldıktan hemen sonra senetler üzerine birbirine yakın tarihler yazmak suretiyle senetleri işleme koyduğunu, baskı altında kalan davacı müvekkillerinin muris ...'la davalı arasında ne kadarlık bir ticaret olduğunu bilmedikleri için davalının yapmış olduğu icra takiplerine bağlı olarak tüm mal varlıkları üzerine haciz konulması karşısında çaresiz kalarak davalı ile uzlaşma yoluna gittiklerini, davacı tarafın kararlaştırılan ödemeleri yaptıktan sonra daha önce davalıya teminat olarak verdikleri iş yeri, araçlar ve çek, senetlerin kendilerine iade edilmesi için ihtarname keşide ettiklerini, ancak davalının icra takiplerini başlattığını, hiçbir borca karşılık gelmeyen ve yalnızca davacı müvekkillerinin gabin halinden faydalanan davalının almış olduğu çek senetlerinin geçersiz olduğunu, verilen teminatların karşılıksız olduğunu, müvekkili davacılar aleyhine yapılan icra takiplerinin haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek müvekkili davacıların davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının zahirecilik ile uğraşmakta olup ... Un ... ortaklığı ile aralarında 2 yılı aşkın bir süre ticaret yapıldığını, senetlerde malen kaydı bulunduğunu, davacıların senetlerin teminat senedi olduğu, bedellerinin ödendiği, borç bulunmadığı, senetlerin baskı altında alındığı hususlarının da senet kuvvetinde delillerle ispata muhtaç olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yolu ile açılan itirazın iptali davalarında iddiaların subut bulmadığını, aradan 3 yılı geçmiş satışı durdurmak amacı ile bu davayı açtıklarını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin davacıların açtığı bu dava içinde geçerli olup, takipten 3 yıl geçtikten sonra açılan davanın süre yönünden de zamanaşımına uğradığını, hatta baskı ve gabin iddialarına ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39 uncu madde ve ilgili maddelerince 1 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmasını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarih, 2019/308 E., 2021/41 K. sayılı kararıyla davacıların yanılma, aldatma, veya korkutma yolu ile davaya konu senetleri imzaladığına ilişkin kanaat edinilmediği, davalının ticari defterlerinde de 2015 yılından davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı, bu bağlamda davacı ve davalı ticari defterlerinin 2015 yılı bakımından birbirini doğruladığı, davacının 2016 yılı yevmiye defterinde davalıya 217.108,07 TL fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, davalı tarafından dosyaya sunulan faturaların tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalı ticari defterlerinde 2016 yılında taraflar arasında gerçekleştirilen buğday alım-satımına ilişkin faturalara ait kayıtların yer aldığı, tarafların 2016 yılı ticari defterlerinin buğday alım-satımına ilişkin birbirini doğruladığı, davacı vekilinin, malın teslim edilmediği iddiasını kanıtlayamadığı, davacı tarafça kambiyo senetleri gücünde iddiasını ispata elverişli yazılı delil sunulmadığından davaya konu senetler nedeni ile davacı tarafın borçlanma iradesi taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.04.2021 tarih 2021/542 E., 2021/680 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.12.2022 tarih, 2021/4298 E., 2022/8726 K. sayılı kararıyla taraflar arasında davacılardan ... ile davalı ... arasında 27.12.2016 tarihli "Genel Borç" başlıklı mutabakat metninde davacıların mirasbakanı ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucunda 258.600,00 TL genel borcunun bulunduğu, bu miktardaki borca karşılık 38.500,00 TL ödenmesi sonucunda bakiye 220.000,00 TL borcun kaldığı, ayrıca 9.280,00 TL’de ekstra borcun bulunduğu, başkada borcun bulunmadığı ve verilen çek senetlerin geçersiz olduğu şeklinde ifadelerin yer aldığının anlaşıldığı, öte yandan, davalı tarafından takibe konulan çek ve senetlerin düzenleme tarihlerinin 21.11.2016, 28.10.2016, 09.09.2016, 24.09.2016, 08.09.2016, 07.09.2016, 06.10.2016 olduğu ve bunların tamamının düzenlenme tarihlerinin mutabakat metninden önce olduğunun anlaşıldığı, davalı cevap dilekçesinde 26.12.2016 tarihli belgede tahrifat yapıldığını "27.12.2016 tarihi itibarıyla ... Un ve mirasçılarının borcu bu kadardır. Başkada borcu kalmamıştır. Verilen çek ve senetlerde geçersizdir" ibaresinin eklendiğini kendilerinin imzaladığı orijinal halin bu şekilde olmadığını belirtip deliller kısmında ise belgelerin Çorum İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/119 E. sayılı dosyasına sunulduğunu savunduğu, kök raporun 5 inci sayfasında gerekse de 22.11.2020 tarihli bilirkişi ek raporunun 4 üncü sayfasında dava dosyasında iki farklı "Genel Borç" başlıklı fotokopi belge bulunduğu hususunun yer aldığının görüldüğü, Mahkemece taraflar arasında düzenlenen bu belgeler ve bu belgelerle ilgili olarak yapılan iddia ve savunmalar dikkate alınmaksızın sadece taraf ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacılardan ... ile davalı ... arasında 27.12.2016 tarihli "Genel Borç" başlıklı mutabakat metninde davacıların mirasbakanı ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucunda 258.600,00 TL genel borcunun bulunduğu, bu miktardaki borca karşılık 38.500,00 TL ödenmesi sonucunda bakiye 220.000,00 TL borcun kaldığı, ayrıca 9.280,00 TL’de ekstra borçun bulunduğu, başkada borcun bulunmadığı ve verilen çek senetlerin geçersiz olduğu şeklinde ifadelerin yer aldığının anlaşıldığı, öte yandan, davalı tarafından takibe konulan çek ve senetlerin düzenleme tarihlerinin 21.11.2016, 28.10.2016, 09.09.2016, 24.09.2016, 08.09.2016, 07.09.2016, 06.10.2016 olduğu ve bunların tamamının düzenlenme tarihlerinin mutabakat metninden önce olduğunun anlaşıldığı, davalı cevap dilekçesinde 26.12.2016 tarihli belgede tahrifat yapıldığını "27.12.2016 tarihi itibarıyla ... Un ve mirasçılarının borcu bu kadardır. Başkada borcu kalmamıştır. Verilen çek ve senetlerde geçersizdir" ibaresinin eklendiğini kendilerinin imzaladığı orijinal halin bu şekilde olmadığını belirtip deliller kısmında ise belgelerin Çorum İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/119 E. sayılı dosyasına sunulduğunu savunduğu, davalıya tarafa savunmasına dayanak belgenin orijinal halini sunması için süre verildiği, davalı bu belgenin aslının kendilerinde bulunmadığını, sadece söz konusu belgenin doldurulmadan önceki halinin fotoğrafının bulunduğunu beyan ettiği, bu durumda davalının savunmasına dayanak belgenin aslını dosyaya sunamadığı ve tahrifat iddiasını ispat edemediği, tahrifat iddiasının incelenebilmesi için belge aslının dosyaya sunulması gerektiği, yine davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı anlaşıldığı, taraflar arasında kararlaştırılan mutabakat metninde takibe konu çeklerin geçersiz olduğu kararlaştırıldığı davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise alacağın miktarının yargılamaya muhtaç olduğu dolayısıyla likid bir alacaktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. .
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2 ayrı ve farklı 27.12.2016 tarihli mutabakat belgesi olmadığını, iddia ve savunmaya konu tek bir belge mevcut olup, bu belge aslı üzerinde de tahrifat incelemesi yapılmasına engel bir durum olmadığını, belge üzerinde tahrifat incelemesi yapılmadan verilen kararın uyulan Yargıtay bozma kararına ve hukuka aykırı olduğunu, ...'ın şahsi borcuna ilişkin olarak 27.12.2016 tarihli belgenin düzenlendiğini, bu belgenin davaya konu icra dosyalarına müstenit senetlerle ve borç ile hiçbir ilgisi olmadığını, davalının defterler üzerinde yapılan incelmelerde de belge tarihi olan 27.12.2016 tarihi itibariyle- ... adi ortaklığının ve ...'dan 638,532,00 TL toplam belgeli ve çek ve senede dayalı alacağı bulunduğunu, Çorum İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/119 E. sayılı dosyasından ve gerekse bilirkişi raporlarında davacıların adi ortaklığın icraya konusu senetlere istinaden borçlu olduğunu, davacı ... tarafından 27.12.2016 tarihinden sonra yapılan ödemelerin senet ve çekler belirtilerek yapıldığı ve dava konusu icra dosyalarından icraya takibine konu senetlerle ilgili olmadığı sabit olduğunu, kabul etmemekle birlikte müvekkilinin belgenin ekleme yapıldığı halini imzaladığı kabul edilse dahi iş bu belgenin kambiyo senetlerini geçersiz kılacak bir vasfının bulunmadığı ve taraflar arasında yapılmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senetlerine ilişkin olarak davacıların borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!