WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/5053 E.  ,  2024/2302 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/243 Esas, 2023/405Karar
FER'İ MÜDAHİLLER :1.... (TMSF) vekili Avukat Nuray Bostanoğlu
2. ... (OYAK) vekili
Avukat ... ...

HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurtbank A.Ş.’de off-shore hesabına 10.11.1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25.11.1999 tarihinde 500,00 TL, 09.08.1999 tarihinde 3.906,00 TL yatırdığını, banka tarafından kanuna karşı hile yoluna başvurulduğunu, bankalara olan güvenin kötüye kullanıldığını, davalı bankanın haksız fiil sorumluluğu bulunduğunu, toplam 19.617,00 TL mevduat alacağının 3.000,00 TL mevduat alacağının vade sonuna kadar %80 akdi faiz vade sonundan itibaren ise 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrtü Faizine İlişkin Kanun' un (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte hükmen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil OYAK vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.10.2020 tarih, 2019/635 E. ve 2020/469 K. sayılı kararı ile Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın kısmen kabulü ile 19.271,79 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, davalı banka ve fer’i müdahiller vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.12.2022 tarih, 2021/699 E. ve 2022/8849 K. sayılı kararıyla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından Ceza Mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesinin gerektiği, Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması, uygulanması gereken kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi, görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ile bozma kararının maddi hataya dayanması hâllerinde usulî kazanılmış hak oluşmasının mümkün olmadığı buna göre davacının 10.11.1999, 25.11.1999 ve 09.08.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Off Shore Bank Ltd. kıyı bankası hesabına aktarıldığı, dava ise 18.04.2014 tarihinde açıldığı, davacının 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında adaletin ağır işlediğini, birikimi elinden alınan mudinin dava haklarının elinden alındığını, dava tarihinden önceki hukuki şartların değerlendirilmediğini, bozma kararının sürpriz karar yasağını ihlal ettiğini, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesinin ihlal olduğunu ve bu hususun Anayasa Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da anılana davalara bakımından çelişkili olduğunu, önceki içtihata dayanılarak açılan davanın yeni içtihata göre değil terk edilen içtihata göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu talep için daha önce icra takibi yapıldığını ve bu hususta itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle zamanaşımı süresinin anılan takip tarihinin kestiği değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi)

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.