11. Hukuk Dairesi 2023/5052 E. , 2024/385 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 Esas, 2021/305 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 01.08.2007 tarihinde davalı şirketin maliki bulunduğu taşınmaz için 15 yıl süre için kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, davalının 07.11.2007, 07.08.2012 ve 07.09.2012 tarihli bayilik sözleşmelerine istinaden müvekkilinin bayisi olarak faaliyet göstermekte iken başka bir akaryakıt dağıtım şirketi ile anlaşacağını belirterek 07.10.2012 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, davalının süreç içerisinde Rekabet Kurumuna yaptığı başvuru neticesinde Kurumun taraflar arasındaki dikey ilişkinin 01.08.2012 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanmış olduğu, dikey ilişkiye bireysel muafiyet tanınamayacağından bahisle yanıt verildiğini, davalının kullanılmayan kira bedeline denk eden tutarı müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu ayrıca davalının 17.448,42 TL cari hesap borcu bulunduğunu ileri sürerek kullanılmayan kira süresine karşılık gelen 532.210,89 TL'lik kısmın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ve faizin KDV ile bu paranın dava tarihine kadar davalının yedinde kalması sebebiyle müvekkilinin uğradığı ekonomik kayıp olan 236.688,06 TL'nin sözleşmenin feshedildiği 07.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV ile ... yatırım bedelinin kullanılmayacak süreye denk gelen 3.108,82 TL'lik kısmının yatırımın yapıldığı tarihten işleyecek avans faizi ve faizin KDV ile ... yatırım tutarının dava tarihine kadar davalının yedinde kalması sebebiyle müvekkili şirketin yoksun kaldığı KDV dahil 1.313,61 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine; cari hesaptan kaynaklanan 17.448,42 TL'nin temerrüt tarihi olan 11.10.2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki bayilik anlaşmasının Rekabet Kurumu kararı uyarınca 5 ... yılın dolmasıyla sona erdiğini, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunmadığını, ... yatırımların sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı tarafından söküldüğünü ayrıca kira bedeli olarak talep edilen tutarın 100.000 usd'nin müvekkili şirkete ödül mahiyetinde karşılıksız verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.08.2007 tarihinde imzalanan "kira sözleşmesi" başlıklı belgede 15 senelik kira karşılığı olarak davacının davalıya 500.000 usd+ KDV ödeyeceğinin yazılı olduğu, bayilik sözleşmeleri incelendiğinde 500.000 usd ile ilgili bir ibare olmadığı, dosya içerisindeki faturalar incelendiğinde davalının davacıya kira bedeli açıklamalı faturalar kestiği, dolayısıyla davalının davacıdan aldığı 500.000 usd'nin 01.08.2007 tarihli sözleşme gereğince 15 yıllık kira karşılığı alındığı, Rekabet Kurumu kararı ile sözleşmenin süresinin 5 yıl ile sınırlandırılması nedeni kullanılmayan sözleşme süresine isabet eden bedelin davacıya iadesi gerektiği, kira sözleşmesinin başlangıcının 01.08.2007, terkin tarihinin 15.04.2013 olduğu, kullanılan gün sayısının 2084, sözleşmenin bitim tarihine göre toplam gün sayısının 5479, kullanılmayan gün sayısının 3395, günlük kira bedelinin 91.26 USD, kullanılmayan gün sayısına göre iadesi gereken miktarın 309.028 USD, bunun dava tarihi TL karşılığının 556.250,00 TL olduğu, önceki kararda 405.615,44 TL kullanılmayan döneme ait kira bedeli, taleple bağlı kalınarak 236.688,06 TL semere kapsamında kullanılmayan peşin kira tutarının güncelleştirme karşılığı olmak üzere toplam 642.303,50 TL'ye karar verildiği, davalı temyizinde ... temyiz nedeni olarak semereye karar verilmediği iddiasının ileri sürüldüğü oysa davacı vekilince semere kapsamında dava dilekçesinde 236.688,06 TL talep edildiği ve bu miktara aynen karar verildiği, dolayısıyla davacının daha önceki kararda hükmedilen kullanılmayan döneme ait kira bedeli karşılığı 405.615,44 TL'ye karşı temyiz yoluna gitmediğinden kullanılmayan kira bedeli tutarı olarak 405.615,44 TL'ye karar verilmesi gerektiği, davacının kullanılmayan döneme ait kira parasına semere uygulanmasına yönelik talebi değerlendirildiğinde, daha önceki kararda hüküm altına alınmış ise de kira sözleşmesinin 11 ... maddesinde buna dair hüküm olmadığı, iyi niyetli sebepsiz zenginleşen davalının güncelleştirilmiş kira bedelini ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, bu nedenle semere güncelleştirme bedeline yönelik talebin reddi gerektiği, kullanılmayan döneme ait kira bedelinin KDV ile faizinin KDV'si talebinin daha önceki kararda reddedildiği ve davacının bu konuda temyiz yoluna başvurmadığı, davacı tarafın ... yatırımlarla ilgili talebi ispat edememesi nedeni ile daha önceki kararda reddedildiği, davacının temyiz yoluna başvurmaması nedeni ile bu konuda hüküm kurulmadığı, daha önceki kararda davacının cari hesap alacağı kabul edilmiş ise de dosyadaki rapora göre davacının incelenen defterlerine göre 17.448,42 TL cari hesap alacağı belirlenmiş ise de talimat yolu ile alınan raporda davalının defterleri sunulmadığından incelenmediği, davacının cari hesap alacağının dayanağını açıklayamadığı ve bu konuda delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, kullanılmayan kira bedeli sözleşmenin tapuda terkin tarihi olan 15.04.2013 tarihi esas alınarak hesaplandığından faiz başlangıcının da 15.04.2013 olarak alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kullanılmayan döneme ait kira bedeli 405.615,44 TL'nin 15.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.12.2023 tarih, 2021/5435 E. ve 2023/1069 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz temyiz itirazlarının reddi ile davalı tarafa taraflar arasındaki ilişkinin sürdüğü 2007 ilâ 2012 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtları sunmak üzere davetiye gönderilmesi, ticari defterlerin sunulmamasının hüküm ve sonuçlarının davetiyeye yazılarak tarafa ihtar edilmesi ve defterlerin ibraz durumuna göre 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince inceleme yapılarak davacının cari hesap alacağı talebinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; semere talebinin davalının iyi niyetli olduğundan bahisle reddedilemeyeceğini, tacir olan davalının sözleşmeyi ... taraflı feshettiğini ve sebepsiz zenginleşme ile elde ettiği parayı iade etmesi gerektiğini, davalının peşin aldığı kira bedelini en azından mevduat faizi oranında değerlendirmiş sayılacağı kabul edilerek bu suretle elde edeceği tutarı iade etmekle yükümlü olduğu, cari hesap alacağının usulüne uygun tutulmuş defterler ile ispat edildiğini, davalının faturalara ilişkin bir itirazının veya buna ilişkin bir delilin bulunmadığını, kabule göre alacağa sözleşmenin tapudan terkin tarihi olan 15.04.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili; davacının isteminin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki ilişkinin Rekabet Kurumu kararı ile sona erdiğini ve müvekkilinin iade borcunun olmadığını, hiç kimsenin kendi muvazaasından yararlanayacağını, müdebbir bir tacir olarak davacının bildiği ve buna göre düzenlediği ilişki nedeniyle sebepsiz zenginleşme davası açamayacağını, davacının davranışının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin zenginleşmediğini aksine müvekkili hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğini, davacının faiz isteminin mesnetsiz olduğunu, iade yükümlülüğü doğması halinde bunun müvekkilinin elinde kalan miktarla sınırlı olduğunu, 500.000 usd'nin kira bedeli karşılığı ödenmediğini, bunun arsa üzerine petrol istasyonu kurulabilmesi için verildiğini, bilirkişi raporuna vaki itirazlarının değerlendirilmediğini ayrıca bilirkişi seçimine de itiraz edildiğini, davalının acze düşeceği bir miktara hükmedilmemesi gerektiğini ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının bir alacağı bulunsa idi taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan kira şerhinin kaldırılmayacağını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik ve kira sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin sona erme nedeni, bu nedenin davacı talepleri bakımından etkisi, davacı taleplerinin yerindeliği, sebepsiz zenginleşmede iyi niyetli zenginleşme savunması ve buna bağlı olarak iadenin kapsamı, faizin başlangıç tarihi, bozma ilâmının kapsamı ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci ve 222 nci maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!