WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/503 E.  ,  2024/4143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1669 E., 2022/1740 K.
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/172 E., 2019/68 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, men'i ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı .... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; "Evobond 502 Süper Glue” ürününün marka patent ve tasarım tesciline sahip olan davacı .... ile davalı arasında 5 yıllık distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalının 15.02.2012-15.06.2017 tarihleri arasında ürünü Türkiye’de pazarlamaya yetkili olduğunu, distribütörlük sözleşmesi devam ederken davalının 18.12.2012 başvuru, 05.10.2015 tescil tarihli, 2012/105705 tescil numaralı ve 31.03.2014 başvuru, 22.12.2014 tescil tarihli, 2014/26793 tescil numaralı "502” ibareli markayı tescil ettirdiğini, oysa davacı ....'nin “Evobond 502 Super Glue” markasının 08.10.1997 tarihinde tescil edildiğini, davalının distribütör olduğu zaman içerisinde müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer ibareli markayı tescil ettirmek suretiyle lisans sözleşmesine aykırı davrandığını, “502” ibareli markayı distribütörlük sözleşmesinin feshinden sonra da kullanmaya, pazarlamaya ve reklam unsuru yapmaya devam ettiğini, ayrıca kötüniyetle ve illegal olarak iki ayrı marka olan “Mxbon Super Gine” ve “502” markalarının birleşmesi ile oluşturduğu "Mxbon 502 Super Glue' ibareli markayı piyasaya sürdüğünü, davacı ... Teknik Hırdavat Kimya Plastik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'nin “Evobond 502 Süper Glue” yapıştırıcısının Türkiye'deki tek distribütörü olduğunu, davalıya 15.09.2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davalının ihtara rağmen "Mxbon 502 Super Glue" ibareli markanın pazarlamasını ve reklamını yapmaya devam ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, men'ine, üretilen ürünlere el konulmasına, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının sınai mülkiyet hakkına tecavüz etmek suretiyle elde ettiği kazancın tazminine ve 1.000,00 TL yoksun kalınan kazancın iadesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 10.07.2018 tarihli celsede maddi tazminat taleplerinden feragat etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının dava şartı olan teminatı yatırmadığını, davacı ... Teknik Hırdavat Kimya Plastik Tekstil Sanayi Ticaret İmalat İthalat ve İhracat Limited Şirketinin davacı ....'nin Türkiye’deki pazarlayıcısı olduğunu, marka sahibi olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin markaları hukuka uygun kullandığını, müvekkilinin marka başvurularına davacılar tarafından hiçbir itirazda bulunulmadığını, davacılar tarafından “EVOBOND” esas unsurunun marka olarak kullanıldığını, “Evobond” ile “502” ibareli markalar arasında karıştırma ihtimali bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı Çin firmasının "EVO BOND 502" unsurlu markalara sahip olduğu, dava konusu edilen markalar mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) döneminde tescil edildiklerinden, hükümsüzlüklerinin de anılan KHK kapsamında ele alınması gerektiği, uyuşmazlığa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uygulanacağından görev itirazının yerinde olmadığı, davacılardan ....'nin önceki tarihi taşıyan tescillere sahip olduğu, diğer davacının ise lisans sahibi olduğu, davacılar arasındaki lisans sözleşmesine göre ... Teknik Hırdavat Kimya Plastik Tekstil Sanayi Ticaret İmalat İthalat ve İhracat Limited Şirketinin davacıya ait patent ve markalara ilişkin adi lisans sahibi olduğu, ancak önceden Çin tebalı firmaya bildirip, izin almak suretiyle hukuki işlem yapma yetkisinin sözleşmesinde yer aldığı, birlikte açılan bu davada ... Teknik Hırdavat Kimya Plastik Tekstil Sanayi Ticaret İmalat İthalat ve İhracat Limited Şirketinin de hukuki yararı ve dava hakkı bulunduğu, davacı vekilinin maddi tazminat taleplerinden 10.07.2018 tarihli celsede feragat ettiği, davacının da Türk Patent ve Marka Kurumu'nda (TÜRKPATENT) tescilli bulunan 2012/02910, 2008/62629, 97/015054 ve 2004/30072 numaralı markalara dayandığı, davacı ....'nin Türkiye'de tescilli markaları bulunduğundan, dava teminatı öngörülmediği, davacı adına kayıtlı önceki tarihi taşıyan markalarda "Evobond 502 Super Glue" ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin "Evobond 502" kısmının ilgili mal bakımından tanımlayıcı olmayıp, ayırt edici karakter niteliği taşıdığı, bu markanın esas unsurunun şekille birlikte "Evobond" ve 502" ibareleri olduğu, markayı taşıyan ürünlerin Türkiye pazarına girdiği ve uzunca bir süre piyasaya verildiği, tanıtıldığı, davalı, davacı ....'nin eski distribütörü olduğundan, piyasayı, ürünü ve markayı bildiği, davacıdan herhangi bir yazılı izin veya lisans almaksızın, dava konusu markaları tescil ettirdiği, davacı tarafından üretilen ve Türkiye'ye gönderilen ürünlerdeki markanın, davacı lehine itibar yarattığı, piyasada tüketicilerin ürünü, üzerindeki işaretler nedeniyle tanıdığı, buna karşılık, davacının marka esas unsurlarından "502" ibaresinin, davalı markasında aynen ve herhangi bir ek olmaksızın yer almasının önceki itibarın transferi sonucunu doğurduğu, markaların tescilli olmasının 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi uyarınca davalıya hukuka uygun bir hak sağlamadığı, dava konusu iki markanın 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce sicile kaydedildikleri, bu markaların, öncelik hakkı, karıştırılma tehlikesi ve kötüniyet sebepleriyle hükümsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/26793 numaralı "502" ibareli 16. sınıfta kayıtlı markanın, 2012/105705 numaralı "502" ibareli 1 ila 45. sınıflarda kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı tarafın "502" ibaresini, davacıya ait 2012/02910 numaralı markanın emtiaları olan 3 ila 45. sınıflarda; 2008/62629 nolu markanın 16. sınıf emtiasında, 2004/30072 no.lu markanın 1 ve 10. sınıf emtiasında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzlü ürünlere el konulmasına ve tecavüzün giderilmesine, feragat nedeniyle maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli duruşmada ek bilirkişi raporunu davacılara elden tebliğ ettiğini, ancak ek bilirkişi raporunu kendilerine tebliğ etmeden davanın kabulüne karar verdiğini, mesleki mazeret bildirerek 11.04.2019 no.lu celseye katılmadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin davada yetkili olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca müvekkilinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olan Gebze Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince tescilli markanın marka tecavüzü teşkil etmeyeceğini, davacı ... Teknik Hırdavat Kimya Plastik Tekstil Sanayi Ticaret İmalat İthalat ve İhracat Limited Şirketinin "EVOBOND 502 SUPER GLUE” ibareli markanın hak sahibi olmadığını, ürünlerin Türkiye’deki pazarlayıcısı olduğunu, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkiline ait 502 markası ile davacıya ait "EVOBOND 502 SUPER GLUE" markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceğini, davacıya ait markada esas unsurun Evobond olduğunu, İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/122 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacının markasının esas unsurunun EVOBOND olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait markanın ise "502" olduğunu, her iki marka arasında görsel, sescil, kavramsal ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının markasının 3-45. sınıflarda tescilli olduğunu, davacıya ait 1. ve 2. sınıflarda marka tescili bulunmaması ve tanınmış marka olmaması karşısında, müvekkilinin 502 ibareli markasının 1. ve 2. sınıfta hükümsüzlüğüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, tüm sınıflarda korumanın sadece tanınmış markalara tanınan özellik olduğunu, davacı markasının ise tanınmış olmadığını, müvekkilinin markası tescilli olduğundan, müvekkilinin kullanımlarının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturmayacağını, 30.01.2018 tarihli, 21546160-402-E-00031615031 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu kararı ile müvekkili markasının davacı markası olan "EVOBOND 502 SUPER GLUE" markasına haksız rekabet teşkil etmediğine karar verildiğini, müvekkilinin marka tescilinde kötüniyetli olmadığını, davacıya ait markanın zayıf marka olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı .... Ltd. adına tescilli ve koruma kapsamında olan "evobond 502 + şekil", "evobond 502 süper glue+ şekil" markalarının sözcükler ve şekilden oluştuğu, davalıya ait markaların ise "502" rakamından oluştuğu, davacının markalarındaki esas unsurun kelime ve rakam bileşimi olan "evobond 502" olduğu, şekillerin ve "süper glue" kelimelerinin yan unsur olarak değerlendirilebileceği, "evobond 502" ibaresi ile "502" rakamının birleşimi markanın esaslı unsurunu oluşturan bir bölümü olması nedeniyle görsel olarak benzer olduğu, davalı ile davacı .... Ltd. şirketi arasında "502 evobond" ürünü hakkında 15.06.2012 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzaladıktan sonra 18.12.2012 tarihinde "502" ibaresi için marka başvurusunda bulunduğu, markayı oluşturan kelime, rakam ve şekiller ses ve anlam unsurlarıyla birlikte bütünsel olarak değerlendirildiğinde ortalama tüketicinin algısında açık bir benzerlik tehlikesi oluşturabileceği, sektörel faaliyet hizmet sınıflarının benzer olduğu, davacı adına tescilli "evobond 502 süper glue+şekil" ibareli markanın 3-45 inci sınıflarının tamamında ticaret-hizmet türünde, davalıya ait 2012/105705 tescil numaralı "502" ibareli markanın 01-45 inci sınıflarının tamamında ticaret-hizmet türünde tescilli olduğu, davalı ile davacı .... Ltd. arasında "502 evobond" markası hakkında 15.06.2012 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığı dikkate alındığında, davalının "502" ibaresi için marka tescil başvurusunda bulunduğu 31.03.2014 ve 22.12.2014 tarihlerinde davacının markasından haberdar olduğu, kötü niyetli olarak markayı kendi adına tescil ettirdiği, davacının markasından yararlanma amacı güttüğü, binlerce seçenek özgürlüğü arasında davalının markasını birebir tescil ettirmesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı, Mahkemenin kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük kararının doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı .... Ltd. vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı .... Ltd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.04.2019 tarih, 2017/172 E. ve 2019/68 K. sayılı hükmünün; "Davalı tarafın "502" ibaresini, davacıya ait 2012/02910 nolu markanın emtiaları olan 3 ila 45. sınıflarında; 2008/62629 nolu markanın 16. sınıf emtiasında, 2004/30072 nolu markanın 1 ve 10. sınıf emtiasında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzlü ürünlere el konulmasına ve tecavüzün giderilmesine," şeklindeki kısmının; "Davalı tarafın "502" ibaresini, davacıya ait 2012/02910 nolu markanın emtiaları olan 3 ila 45. sınıflarında; 2008/62629 nolu markanın 16. sınıf emtiasında, 2004/30072 nolu markanın 1 ve 17. sınıf emtiasında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzlü ürünlere el konulmasına ve tecavüzün giderilmesine," şeklinde düzeltilerek onanmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, men'i ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 25 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, men'i ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, markanın hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin mazeret bildirdiği ancak bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davalının yokluğunda yapılan duruşmada aldırılan son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Davalının katılmadığı ve mazereti hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği halde daha önce aldırılan rapora itirazları kabul edilip yeniden rapor alınması yoluna gidildiği ancak aldırılan son raporun davalıya tebliğ edilmeden yokluğunda karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi gereğince verilen bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edilmesi gerekmektedir. Yine 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi gereğince davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Mahkemece anılan usul hükümleri gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Kabul şekline göre de davacının talebi davalı tarafın "502" ibaresini 2004/30072 no.lu marka için 1 ve 17. sınıf emtialarda kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi, tecavüzlü ürünlere el konulması ve tecavüzün giderilmesi ile ilgili olup, İlk Derece Mahkemesince 2004/30072 no.lu marka için 1. ve 10. sınıflar açısından karar verilmiş olması talep aşımı niteliğindedir. 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi gereğince, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinden Mahkemece talep aşımı niteliğinde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.