WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4944 E.  ,  2024/1980 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
TARİHİ
:
07.03.2023
SAYISI
:
2023/14 Esas, 2023/98 Karar
DAVACI
:
... vekili Avukat ...
DAVALI

FERİ MÜDAHİLLERİ
:

:
ING Bank Anonim Şirketi (Yurtbank A.Ş.'ye izafeten)
vekili Avukat ...
1-Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) vekili Avukat ...
2-... (...) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
:

HÜKÜM
:
Davanın reddi

:
Davacı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurt Ticaret ve Kredi Bankası'nın davalı bankaya devrinden önce, 29.11.1999 tarihinde ... Şubesi'ne yatırdığı mevduatının banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile off-shore hesaba gönderildiğini, paranın Off-Shore Bankasına hiç gönderilmeyip banka bünyesinde kaldığını ve burada izlendiğini, yapılan ceza yargılaması sonucunda banka yöneticilerinin ceza aldıklarını ileri sürerek, müvekkili tarafından davalı bankaya 03.12.1999 tarihinde yatırılan 9.287,00 USD, 29.11.1999 tarihinden itibaren vade sonuna kadar %84 akti faiz, vade sonundan itibaren ise 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince faiz uygulanarak, yine davacı tarafından davalı bankaya 29.11.1999 tarihinde yatırılan toplam 10.592,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren vade sonuna kadar %84 akti faiz, vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ING Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.

2. Fer'i müdahil TMSF vekili cevap dilekçesinde; tüm zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının bilgisi dışında işlem yapılması ve yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının kendisinden beklenen özeni göstermemesi nedeniyle riske girmesinden bankanın sorumlu tutulamayacağını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının hesap cüzdanı aldıktan sonra itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davada asıl muhatabın TMSF olduğunu, davanın TMSF aleyhine açılması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 08.02.2018 tarih, 2016/706 E., 2018/91 K. sayılı kararı ile Yurtbank tarafından Yurt Security Off- Shore Ltd.'ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı ve geri ödeme yapılmadığı, davalı bankanın Yurtbank'ı devralan şirket olarak bu borçlardan sorumlu olduğu, bu itibarla davacının 3.077,21 TL, 7.515,83 TL ve 9.287,00 ... Doları tutarındaki işlemler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu, Türk Lirası mevduatları bakımından paraların hesaba yatırıldığı 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, ... Doları mevduat bakımından ise paranın hesaba yattığı tarih olan 03.12.1999 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte talep edebileceği ve fazlaya dair talebin yerinde olmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulü ile 3.077,00 TL ve 7.515,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.287,00 ... Dolarının 03.12.1999 tarihinden itibaren T.C Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.198,76 TL harç ve 1.309,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

B. Düzletilerek Onama Kararı
Dairemizin 24.06.2019 tarih, 2018/3336 E., 2019/4753 K. sayılı kararı ile“... 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2- Davalı ING Bank A.Ş.'ye harç yüklenmiş ise de, işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın Off-Shore Bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada bu bankayı devir ... ING Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Ayrıca, dava konusu uyuşmazlık mutlak ticari iş niteliğindeki bankacılık işleminden kaynaklandığından ve davacı yanın talebinin ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığı cihetle Türk Lirası mevduat yönünden avans faizi uygulanacağı dikkate alınmadan kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerektiği ... ” gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davalı Banka ve feri müdahil TMSF vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

C.Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 28.11.2022 tarih, 2019/4052 E., 2022/8342 K. sayılı kararı ile ''....davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından Dairemizin 24.06.2019 tarih, 2018/3336 Esas, 2019/4753 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin tüm, fer’i müdahil TMSF vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.'' gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alındığında; davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararana uyularak verilen bu kararın, haksız ve yersiz olduğunu, 1999 yılında bankaların batması ile yaşanan hadiseden sonra ikinci kere müvekkilinin mağdur edildiğini, para alacaklarında 10 yıllık zaman aşımı süresinin olduğu, ancak yapılan işlemin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımına tabi olduğu genel ilkelerinden uzaklaşılarak verilen bu kararın mudilere anlatabilecek, izah edilebilecek bir yanının bulunmadığını, paraların tümünün, banka sahiplerinin kendi veya yakınlarının diğer hesaplarına aktarıldığını, gerçekte off-shore hesaplara aktarılmadığını, fiil cezayı gerektiren bir eylem olduğuna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre suç tarihi 1999 tarihinden sonra dava tarihi itibariyle ceza zaman aşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespiti ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken anılan İçtihadı birleştirme kararı ve bozma kararının genel ilkelerin aksine olduğunu, 2009 yılına kadar açılan davaları ... açıldığı gerekçeleri ile red eden daire, şimdi de bu haksız ve yersiz içtihat ile geç kalındığı şeklinde karar verdiğini, bununda mağduriyeti arttırdığını ve adalete olan güveni sarsacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41, 49, 55, 60 ve 133 üncü maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 321 ve 336 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ve 154 üncü maddesi.

3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına.

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.