WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4887 E.  ,  2024/2656 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.12.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş.’nin .... Şubesi'nde açtığı hesaba vadeli mevduat olarak yatırdığı parasının davalı banka tarafından KKTC'de kurulan paravan .... Ltd. adlı bankaya ait hesaba aktarılmış gibi gösterilerek .... Grubu şirketlerine usulsüz krediler vermek suretiyle tüketildiğini, daha sonra Sümerbank A.Ş. yönetimine el konulduğunu, sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle hesaptaki paraların müvekkiline ödenmediğini, zararın tazmini için açılan davanın kabul edildiğini, belirtilen davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ve işbu dava konusu alacağın talep edilmediğini, oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 22.691,00 Euro'nun bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4 üncü maddesinin a fıkrası uyarınca işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı itirazında bulunarak Off-Shore bankasından ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yalnızca havale işleminin yapıldığını, davacının daha fazla faiz elde etmek için kendi iradesiyle Off-Shore bankasında hesap açtığını, faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 18.05.2017 tarih, 2015/353 E. ve 2017/373 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne dair verilen karar davalı, borcu üstlenen ve feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesine üzerine verilen Dairemiz 04.03.2019 tarih, 2017/4952 E., 2019/1773 K. sayılı bozma kararına karşı, davalı, borcu üstlenen ve feri müdahiller vekilleri tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.11.2022 tarih, 2019/2593 E. ve 2022/7714 K. sayılı kararı ile bankaya 21.12.1999 tarihinde para yatırdığı para için işbu davayı 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra 08.10.2010 tarihinde açtığı, bu itibarla davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2023 tarih, 2023/139 E. ve 2023/320 K. sayılı kararı ile davacının 15.09.1999 tarihinde .... A.Ş.’ye yatırdığı paranın banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan.... Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığı, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı ve bu durumun davalı yanında davaya müdahil olan davalılar tarafından cevap dilekçelerinde ileri sürüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, karar gerekçesinde bozma ilamı içeriği ile bağdaşmayan ifadelere yer verilerek çelişkiye düşüldüğünü, bir kısım alacak için 2003 yılında dava açılarak alacağın kısmen tahsil edildiğini, 2003 yılında açılan davanın zaman aşımını kesip kesmediği hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından da tartışılmadığını, bu nedenle bozma ilamının da hem usul ve yasaya hem de hak ve nefaset kurallarına açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay'ın önceki içtihatlarından makul bir sebep olmadan dönerek hukuka güven ilkesinin hiçe sayıldığını, zaman aşımını kesen, durduran hallerin tartışılmadığını, zaman aşımı definin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı olup olmadığı hususunun da değerlendirilmediğini, eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde makul ve objektif bir neden yokken farklı muamele uygulanarak kendisi ile aynı zamanda dava açan kişiler alacaklarına kavuşmuş iken müvekkilinin ayrımcılığa uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu Sümerbank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesi.

2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesi.

3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.