11. Hukuk Dairesi 2023/488 E. , 2024/4115 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/832 E., 2022/1691 K.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/725 E., 2020/534 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının 2011 yılından 2016 yılına kadar ... olarak kredili bir şekilde teminata çek karşılığında çalışmış olduğunu, 2014 yılının sonlarına doğru davalının Gaziantep'te çoğu firmalara karşı olumsuz ve agresif bir tutum içerisine girmiş ve faiz oranlarını kesin oranlarda yükseltmiş olduğunu, davalının müvekkili şirket ile çalışma koşullarını içeren dosya paketinde, 1 yıla kadar vadeli muteber müşteri çeklerinin teminata alınarak kredi kullandırımı yapıldığını, müvekkilinin davalı bankada herhangi bir gecikmiş ödemesi veya sıkıntısı yokken davalı banka ile doğrudan borçlanma senedinin 4 yıl kesintisiz kullandığını ve doğrudan borçlanma senedi teminat mektubu gibi olduğundan mektubun aslının bankaya iade edilene kadar geçerliliğini koruması gerekirken seçimler öncesinde müşteri çekinden emri vaki olarak tahsil edilmiş olduğunu ve bu şekilde çek açığına düşürüldüğünü, 18.08.2015 tarihinde tahsil olan 11.390,00 USD tutarlı bir müşteri çekinin kredilerden düşürülmek yerine herhangi bir talimat alınmadan müvekkili şirketin bilgisi dışında kur bağlanılarak 32.652,85 TL olarak düşülerek mevcuttaki çek açığının artırıldığını, 30.09.2015 tarihinde bankaya 4 adet şahsi çek ödemesi için 12.000,00 TL 6.940,34 TL, 13.691,79 TL ve 15.000,00 TL tutarlı çek paralarının hesaba yatırılarak çeklerin sorunsuz olarak tahsil edildiğini ancak müvekkili şirketin 30.09.2015 vadeli 50.000,00 USD tutarlı ... Tekstil adına yazılan çekin erteleme talebi ile 07.10.2015 tarihinde hesaba yatırılmış olduğunu, davalı bankanın bu parayı blokeye alarak müvekkili şirketin şahsi çek ödemesine müsade edilmeden 08.10.2015 gününe valör atılmış ve o günün şahsi çek banka tarafından keyifi olarak ödenmeyerek şirketin sicili bozulmuş olduğunu, bu işlemden diğer bankalarında usulsüz olarak haberdar edildiğini ve müvekkili şirketin hesaplarının kat edilip takibe geçildiğini, bu nedenle de çek düzeltme ve yeni gelen çeklerin ödemelerinin tamamen bitmiş olduğunu, müvekkilinin bu sebeplerden zor duruma düştüğünü, maddi ve manevi olarak ciddi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 49.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kredi müşterisi olan davacı ile aktedilen genel krediler sözleşmeleri kapsamında 13.12.2011 yılından itibaren krediler kullandırıldığını, davacı şirketin mevcut kredi çalışma koşullarını yerine getirmemesi nedeniyle 20.07.2015 tarihinde izleme ve yapılandırma portföyüne tasfiye kayıtlı olarak devir olunduğunu, bu hususta davacı şirket yetkililerin bilgilendirildiğini, davacı şirketin izlemeye alındığı tarihte mevcut teminat açığının nakit ya da müşteri çeki ile 31.07.2015 tarihine kadar giderileceğinin firma tarafından sözlü olarak taahhüt edildiğini fakat bu sözün yerine getirilmediğini, davacı şirketin iflasa sürüklenme iddialarının doğru olmadığını aksine şirketi ayakta tutulması çabası içerisinde olduğunu, müvekkilinin davaya konu çek bedelinin ödendiğinde kredi borçlusunun borçlarından mahsul edilmek üzere müvekkili şirkete ciro yolu ile tevdi ve teslim edilmiş olduğunu, müvekkilinin söz konusu çeki kredi borçlusundan usul ve yasaların öngördüğü şekilde aldığını ve iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve taraflarca sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemede davalı bankanın davacı şirket ile 2015 ve 2016 yıllarında çek teminat açığı kapatılmadan çalıştığı, karşılıksız çıkan çek borcu için yatırılan 50.000,00 USD'nin davalı bankaca TL karşılığı olan 146.875,00 TL'nin banka nezdindeki hesaba alacak kaydedilerek vadesi gelsin veya gelmesin dövize endeksli kredi borcuna mahsup edilmiş olmasının teminat açığının kapatılmamış olması nedeniyle yukarıda sunulan kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, davacı şirketin gerek davalı banka nezdindeki ve gerekse diğer bankalar nezdindeki kredi hesaplarının kat edilmesi sonucunda davacının borca batık hale gelmesine davalı bankanın özensiz davranışlarının neden olmadığı, davalı bankanın basiretsiz ve ağır kusurlu davranışının söz konusu olmadığı bu nedenlerle de davalı banka aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemlerinin yerinde olmadığı, davalı bankanın haksız fiil işlediğinin kanıtlamadığı, dolayısıyla hizmetle zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, bankaca yapılan işlemlerin taraflar arasındaki sözleşmeye, bankacılık teammüllerine ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, sunulan olaylar zinciri sonucunda zararlı işlemin ortaya çıkmasında davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, diğer yandan, bankanın teminat açığını kapatmak için nezdindeki tüm nakit ve kıymetli evrak üzerinde yukarıda sunulan sözleşme maddeleri gereği rehni/hapis hakkı olduğundan davalı bankaya sözleşme ile verilen yetkiler çerçevesinde USD cinsinden keşide edilmiş söz konusu çek bedelini kredi borcundan mahsup etmekle, kredi teminatı olarak blokede tutması açısından bir fark oluşmayacağı, netice olarak her iki işlemde de teminat açığı olacağının rapor edildiği denetime ve hüküm kurmaya elverişli 16.05.2019 ile 09.04.2020 tarihli raporların örtüştüğü, davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlar, davalı banka kayıtları incelendiğinde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin kefalet kredisinden düşülmesi yönünde herhangi bir yazılı talimatı olmadığının ortaya çıkacağını, yani, yapılan ödeme kredi borcundan düşülmeyerek kefalet kredisinden düşülerek müvekkili şirketin bu şekilde temerrüde düşürüldüğünü, davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde alacağını tahsil ettiğini, davalı banka tarafından başlatılan bu süreç sonrasında müvekkil şirketin iflasa sürüklenmiş olduğu gibi, gerek bankalar gerekse müşteriler ve ticari piyasa nezdinde de itibarının yok edildiğini, bu hususta dosyaya delil listesinde tanık olarak bildirdikleri davalı banka şube müdürü ve portföy yöneticisinin tanık olarak dinlenmesini ve portföy yöneticisi ile müvekkil şirket yetkililerinin 07.10.2015 tarihinde yapmış oldukları telefon görüşme kayıtlarının istenilmesini talep etmişseler de söz konusu deliller toplanmadan dosyanın karara çıkarıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı tarafından, davacının teminat açığının kapatılmamış olması nedeniyle karşılıksız çıkan çek borcu için yatırılan dövizin başka bir hesaba alacak kaydedilerek vadesi gelsin veya gelmesin dövize endeksli kredi borcuna mahsup edilmiş olmasının taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uygun olduğu, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız fiilen kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 41 ve 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!